Caryocyst türkçesi Caryocyst nedir

  • Caryospora türlerinin karakteristik doku kistleri.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Karyokist.

Caryocyst ingilizcede ne demek, Caryocyst nerede nasıl kullanılır?

Caryogamie : Çekirdekdüğüsü.

Caryolysis : Karyoliz. Hücre çekirdeğinin erimesi, çekirdeğin dağılıp kaybolması.

Caryoplasme : Çekirdek plasması.

Caryopse : Buğdaysı meyve. Üst durumlu bir ovaryumdan gelişen ve tohum kabuğunun meyve kabuğundan ayrılmayacak bir şekilde birleştiği tek tohumlu, açılmayan kuru bir meyve. karyopsis.

Caryopsis : Karyops. Buğdaysı meyve. Tahıl ürünleri veya otlar tarafından üretilen tohumlara benzeyen kuru meyve.

Eucaryotes : Ökaryot (hücreli organizma). Ökaryot. Ökaryotlar. Protozoonlar, mantarlar, hayvanlar ve bitkiler gibi bir zarla çevrili çekirdeğe sahip, bir hücreden ya da hücrelerden oluşan, dna ile histonların bir araya gelerek kromozomlan oluşturduğu, hücresel faaliyetlerinin birçoğu mitokondri, kloroplast, golgi kompleksi, endoplazmik retikulum gibi zarla çevrili organeller tarafından yürütülen, protein iplikleri ve tüpçüklerinden oluşan yaygın bir hücre iskeletine sahip canlılara verilen genel ad.

Eucaryotic : Ökaryotik.

Megacaryoblastus : Memelilerde kemik iliğinde trombosit olma yönünde uyarılan progenitör hücrelerin bölünüp çoğalması sonucu oluşan hücre. Megakaryoblast.

 

Procaryotes : İlkelcanlı. Prokaryot. Küçük ve basit yapılı hücreler olup dna ya da rna materyali bir zarla çevrili çekirdek içinde olmayan canlıları içine alan bir alem. prokaryota. Prokaryotlar. İlkel canlı.

Caryosome : Karyosome. Kalıtım ipliği. Soyaktaran. Karyosom.

İngilizce Caryocyst Türkçe anlamı, Caryocyst eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caryocyst ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Lacrimal sac : Göz yaşı kesesi. Gözyaşı kesesi.

Abaxial : Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

 

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Cyst : Kapsül. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kese. Torba. Kese. içinde sıvı veya yarı katı materyal bulunduran kese biçiminde oluşum. kimi parazitlerin yaşam döngüleri içerisinde, koruyucu bir duvarla sarılı olarak kaldıkları bir evre. Safrakesesi. Bir hücrelilerin ya da çok hücreli küçük hayvanların uygun olmayan şartlar altında ya da çoğalma sırasında çevrelerine saldıkları ve kendilerini korumaya yarayan dayanıklı kapsül. Yağ cebi. Kist.

Caryocyst synonyms : tear sac, lacrimal apparatus, vesicle, a amplitude mod, abdominal fat necrosis, abamectin, abdominal palpation, abattoir, abdominal distention, a c deformity, abdomen.