Cemaat nedir, Cemaat ne demek

Cemaat; bir din b. terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Cemaat" ile ilgili cümle

  • "Sonra, dağılmayan, etrafını saran cemaate dönüyor." - T. Buğra
  • "Önde Rum patriği, arkada bütün cemaatlerin patrikleri, hepsi sırma esvaplı ve altın taçlı, sopalarını taşa vurarak mezarın etrafını tavaf ettiler." - F. R. Atay

Cemaat hakkında bilgiler

Cemaat veya cemaât (Arapça: جَمَاعَة‎, cema'a, Türkçe: „topluluk“), dinde ibadet etmek için bir araya gelen topluluklara denir. İslâm'da ayrıca tasavvuf ve benzeri hareketlerde, belli bir görüş ve inanca sahip gruplar için de kullanılır. Tasavvuf cemaatine tarikat denmektedir.

Sosyoloji literatüründe ise cemaat kavramı, cemaatin üyelerinin ortaklaşa paylaştıkları bir şeye -genellikle ortak bir ideolojiye ya da bir kimlik duygusuna- dayanan, özel olarak oluşturulmuş bir toplumsal ilişkiler bütünüdür.

Cemaat anlamı, tanımı:

Topluluk : Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Sanatçı grubu. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl. Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Vücudun dolgun olma durumu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme.

 

Cemaat ne kadar çok olsa imam gene bildiğini okur : "bir yetkili kimse, çevresindekilerin düşüncesi ne olursa olsun kendi istediğini yapmaya çalışır" anlamında kullanılan bir söz.

Cemaate uymak : İçinde bulunulan bir topluluğa uyarak davranmak.

Cemaatle namaz kılmak : İmama uyarak namaz kılmak.

Cemaatimüslimin : Müslüman topluluğu.

Cumhur cemaat : Cümbür cemaat.

Cümbür cemaat : Toplu olarak, hepsi birden, cumhur cemaat.

Cemaatleşme : Cemaatleşmek işi.

Cemaatleşmek : Cemaat durumuna gelmek.

Cemaatli : Cemaati olan.

Cemaatsiz : Cemaati olmayan.

Cemaatsizlik : Cemaatsiz olma durumu.

İmam osurursa cemaat sıçar : "yöneticilerin kötü bir iş yapmaları, onların buyruğundakilerin daha kötü bir iş yapmalarına yol açar" anlamında kullanılan bir söz.

İmam : Cemaate namaz kıldıran kimse. Hz. Muhammed'den sonra onun vekilliği görevini üzerine alan halifelere verilen unvan. En önde bulunan kimse, önder. Müslümanlıkta mezhep kuran kimse. Bazı küçük İslam devletlerinde devlet başkanı.

Namaz : İslamın beş şartından biri olan ve Müslümanların günde beş vakit, dinî kurallara göre yapmak zorunda oldukları ibadet, salat.

Kişi : Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Erkek. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.

 

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Kalaba : Kalabalık.

Toplu : Topu olan. Bir arada, bütün, kombine. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Vücutça dolgun.

Türkçe : Türkiye Türkçesi. Genel Türk dili.

Diğer dillerde Cemaat anlamı nedir?

İngilizce'de Cemaat ne demek? : adj. parish

n. congregation, community, crowd, boodle, caboodle, communion, flock, fold, parish, sect, troop

Fransızca'da Cemaat : communauté [la], les fidèles

Almanca'da Cemaat : n. Ecclesia, Gemeinde

Rusça'da Cemaat : n. сообщество (N), община (F), население (N)