Check türkçesi Check nedir

  • Bagaja vermek (bavulu).
  • Karelerle kaplamak.
  • Karşılaştırmak.
  • Alıkoymak.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Durdurmak.
  • Gemlemek.
  • Gözden geçirmek.
  • Denetlemek.
  • Kontrol işareti koymak.
  • Belirtim.
  • Frenlemek.
  • Kısmak.
  • Tutmak.
  • Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu.
  • Çek yazmak.
  • Emanete bırakmak.
  • Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim.
  • Kontrol altına almak.
  • Kontrol.
  • Şah demek.
  • Çek keşide etmek.
  • Kontrolden geçirmek (birini veya bir şeyi).
  • Çek.
  • Kontrol etmek.
  • Denetleme yapmak.

Check ile ilgili cümleler

English: Ali is going to check it out.
Turkish: Ali onu kontrol edecek.

English: Ali didn't check his mailbox.
Turkish: Ali posta kutusunu kontrol etmedi.

English: Ali wants you to check it out.
Turkish: Ali bunu kontrol etmeni istiyor.

English: A check is a method of paying money to somebody.
Turkish: Çek birine para ödeme yöntemidir.

English: Ali heard his dog barking, so he got out of bed to check things out.
Turkish: Ali köpeğinin havladığını duydu, bu yüzden işleri kontrol etmek için yataktan çıktı.

 

Check ingilizcede ne demek, Check nerede nasıl kullanılır?

Check account : Çek hesabı. Para yatıran tarafından çekle para çekmeye konu olan banka hesabı. Cari hesap. Süresiz sayışım ya da yatırım. Çek sayışımı.

Check again : Yeniden kontrol etmek. Tekrar kontrol etmek.

Check against : Kıyaslamak. Karşılaştırmak.

Check answer : Belirtimıi yanıt. Soruyla birlikte sunulan seçeneklerden biri ya da birkaçının belirtilmesiyle verilen yanıt.

Check authorization : Bir çekin geçerli olduğuna dair banka tarafından yapılan onaylama. Çek tasdiki.

Check box form field options : Onay kutusu form alanı seçenekleri.

Check box enabled : Onay kutusu etkin.

Check bit : Sağlama biti. Sağlama ikili. Çek biti. Onun alınma kapasitesini değerlendirmek için veri ile birlikte yollanan bilgisayar biti (basit temel bilgi birimi). Denetim ikili. Denetim ikilisi. Denetim biti.

Check bore hole : Kontrol sondajı.

Check book : Boş çeklerin gerektiğinde doldurularak kullanılması amacıyla bankalarca ilgililere verilen çek yazılığı. Çek karnesi. Çek defteri.

İngilizce Check Türkçe anlamı, Check eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Check ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Audited : İncelemek. Teftiş edilmiş. Denetlenmiş.

Controlment : Bastırılmış olma durumu. Kontrol etme eylemi. Tutma. Düzenleme. Denetleme.

Hypnotise : (britanya ingilizcesi) hipnotize etmek. Cezbetmek. Hipnoza sokmak. Büyülemek. Uyutmak. Hipnotize etmek. Büyülemek (hypnotize olarak da yazılır). Uykuya daldırmak. İpnotize etmek.

Censor : Denetleme işini gerçekleştirmek. Yasaklamak. Sansürcü. Sansür etmek. Herhangi bir tiyatro yapıtını, öndenetim ya da sıkıdenetim tarafından yasaklamak. Denetleyici. Denetleme kurulu üyesi. Eleştirici. Sansür uygulamak. Sansür.

 

Deter : Vazgeçmek. Mani. Cesaret kırmak. Yıldırmak. Caydırmak. Engellemek. Vazgeçirmek. Gözünü korkutup vazgeçirmek.

Book up : Rezerve etmek. Ayırmak.

Czech : Çekoslovakyalı. Çekoslovakyalı kimse. Çekçe.

Deters : Vazgeçmek. Caydırmak. Cesaret kırmak. Mani. Gözünü korkutup vazgeçirmek. Yıldırmak. Vazgeçirmek. Engellemek.

Repress : Baskılamak. İçine atmak. Uzaklaştırmak. Önlemek. Baskı altında tutmak. Acısını içine atmak. Menetmek. Zulmetmek. Bastırmak.

Curbs : Gem vurmak. Zaptetmek. Uzak tutmak.

Check synonyms : treasurer's check, cashier's cheque, personal check, treasurer's cheque, giro cheque, personal cheque, medicare check, payroll check, medicare payment, cashier's check, keep an eye on, canvass, book, a posteriori analysis, abel blanchard model, supervise, controlling, affects, check over, tick, compares, breen, braked, babysit, a level, bespoken, countenance, bring under control, czechoslovak, axing, bespeaking, look into, bridles.

Check zıt anlamlı kelimeler, Check kelime anlamı

Derestrict : Hız yasağını kaldırmak. Sınırlamayı kaldırmak. Özellikle hız kısıtlamasını kaldırmak.

Start : Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Başlama. İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması. Başlatmak.

Check ingilizce tanımı, definition of Check

Check kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A word of warning denoting that the king is in danger. To make a move which puts an adversary`s piece, esp. his king, in check. With at. To put in check. To pause. Such a menace of a player`s king by an adversary`s move as would, if it were any other piece, expose it to immediate capture. A king so menaced is said to be in check, and must be made safe at the next move. Checkered. Designed in checks. To make a stop.