Chemosynthetic organisms türkçesi Chemosynthetic organisms nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kemosentetik organizmalar.
  • Kemosentez yapan organizmalar; organik bileşiklerin biyosentezini yapan organizmalar.

Chemosynthetic organisms ingilizcede ne demek, Chemosynthetic organisms nerede nasıl kullanılır?

Chemosynthetic : Kemosentezle (kimyasal reaksiyonlardan elde edilen enerji ile organik bileşiklerin sentezi) alakalı.

Organisms : Canlı varlık. Yapı. Organizma. Vücut. Örgüt.

Chemosynthetic microorganisms : Kemosentetik mikroorganizmalar. Yüksek bitkilerde metabolizma sonucu meydana gelen son ürünü kullanarak bazı elementlerin doğadaki devirsel değişimlerini sağlayan mikroorganizmalar.

Contagiose microorganisms : Kontagiyöz mikroorganizmalar. Öncelikle meme içi ve üzerinde yaşayan, sağımla inekten ineğe yayılan, etkili sağım öncesi hijyen, usule uygun sağım, memeyi antiseptiğe daldırma ve kuruda tedavi yoluyla kolaylıkla kontrol edilbilen strep. agalaksi, staph. aureus, mikoplasma, c. bovis’ içine alan mikrorganizmalar.

Environmental microorganisms : Çevresel mikroorganizmalar. Streptokokkus agalaksiya hariç streptokoklar, koliformlar, stafilokoklar ve psödomonas gibi türleri içine alan, ineklerin bilhassa altlık gibi çevresinde bulunan, sağımlar arasında aralıklarla memeleri antiseptiğe daldırmaksızın kolaylıkla kontrol edilemeyen, ineklerin meme yangısına neden olan mikroorganizmalar.

 

Microorganisms : Mikroorganizma. Mikroorganizmalar. Mikrop.

İngilizce Chemosynthetic organisms Türkçe anlamı, Chemosynthetic organisms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chemosynthetic organisms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acacia : Akasya. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Salkım ağacı. Mimoza.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

 

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Chemosynthetic organisms synonyms : a cell, abo blood groups system, abacus bodies, aardvarks, aardvark, a chromosome.