Chopsticks türkçesi Chopsticks nedir

  • Çin yemeği çubukları.
  • Çinlilerin yemekte kullandığı çubuk.
  • Çubuklar.
  • Çin yemek çubukları.
  • Çubuk.

Chopsticks ile ilgili cümleler

English: Instead of using disposable chopsticks, it's better to use plastic chopsticks that you can wash.
Turkish: Tek kullanımlık çubukları kullanma yerine yıkayabileceğin plastik çubukları kullanmak daha iyi.

English: Rice is usually eaten with chopsticks in Japan.
Turkish: Pirinç pilavı Japonya'da genellikle çubukla yenir.

English: Tracy had never used chopsticks before then.
Turkish: Tracy daha önce yemek çubuklarını hiç kullanmamıştı.

English: It is best to use plastic chopsticks to eat and wash later, instead of using disposable chopsticks.
Turkish: Tek kullanımlık yemek çubuklarını kullanma yerine yemek yemek ve daha sonra yıkamak için plastik yemek çubuklarını kullanmak en iyisi.

English: Some of the oldest Chinese chopsticks date from 1200 B.C.
Turkish: En eski Çin yemek çubuklarından bazıları Milattan Önce 1200 yılına kadar uzanmaktadır.

Chopsticks ingilizcede ne demek, Chopsticks nerede nasıl kullanılır?

Chopstick suey : Etli ve pirinçli bir çin yemeği.

Chopstick : Çinlilerin yemek çubuğu. Çubuk. Çinlilerin kullandığı yemek çubuğu. Çin yemek çubuğu. Yemek çubuğu (uzakdoğuda kullanılan). Yemek çubuğu. Çinlilerin yemek yeme çubukları.

 

Chopsteak : Pirzola.

İngilizce Chopsticks Türkçe anlamı, Chopsticks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chopsticks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ramrods : Top doldurma çubuğu. Tüfek temizleme çubuğu. Harbi. Namlu temizleme çubuğu. Harbi (tüfek). Dolma silah harbisi.

Crossbars : Bağlama çubuğu. Kol demiri. Engel çubuğu. Travers. Çapraz kol. Krosbar. Üst boru. Enine bağlantı. Sürgü.

Rod : Tabanca (argo terim). Kamçılamak için kullanılan ince çubuk demeti veya sopası. Mil. Çubuk (demirden veya ağaçtan yapılmış). Kol. Filiz. Değnek. Sırık. Bir ingiliz uzunluk ölçüsü. Ceza.

The sticks : Çok uzakta (ör. kırsal bölgede çalı çırpı içinde yaşıyor, çok uzakta yaşıyor). (argo) çalı çırpı. Kırsal bölge. Kuş uçmaz kervan geçmez yer. Dağbaşı.

Rib : Kafaya almak. Matrak geçmek. Zevce. Nervür. Kaburga kemiği. Kotlet. Kiriş. Şemsiye teli. Pirzola.

Bars : Parmaklıklar. Barlar.

Crossbar : Kol demiri. Travers. Enine bağlantı. Kale üst direği. Üst boru. Çapraz kol. Bağlama çubuğu. Sürgü. Krosbar.

Sticks : Kol. Çam yarması. Kumpas. Ardarda atılan bombalar. Çıta. Uçaktan ardarda atlayan askerler. Vites kolu. Değnek. Sırık.

Baton : Baton. Cop. Sopa. Asa. Bayrak yarışlarında, elden ele aktarılan bayrağı simgeleyen, tahta, maden gibi sert özdeklerden yapılmış, 49 gr. ağırlığında, 28 cm.-30 cm. boyunda, 12 cm. çapında düzgün boru. Bayrak sopası. Baston. Değnek.

Bar : Hariç. Sürgülemek. İzin vermemek. Bar. İnce ışık demeti. Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan. Kapatmak. Engellemek. Çizgi yapmak. Parça.

Chopsticks synonyms : member, tableware, ribs, chopstick, chibouk, bead, ramrod, batons, chibouque.