Cins nedir, Cins ne demek

Cins; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Cins" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur." - M. E. Yurdakul
  • "Lalelerin cinsleri günden güne çoğalıyor, soğanları akıl almayacak fiyatlarla satılıyordu." - A. H. Çelebi
  • "Ak, kırmızı ibikli cins tavuklar vardı gözünün önünde." - O. Rifat

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: eşey]

Eşey. Genus.

Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup, türleri içine alan taksonomik bir grup. Örnek: İnsan (Homo), köpek (Canis), meşe (Quercus).

Dil bilgisi olarak anlamı:

(Derleme.. nitelik, dişil-eril) Bazı dillerde sözcüklerin dişilik, erkeklik veya yansızlık bakımlarından gösterdikleri farklılaşma: Fransızcada la table (dişil) , le livre (eril) Almancada die Tür (dişil) , der Stuhl (eril) , das Fenster (yansız) ; Arapçada kâtibe (dişil) , kâtib (eril) , müdire (dişil) , müdür (eril) , muallime (dişil) , muallim (eril) ve benzeri

Felsefi anlamı:

(Mantıkta) Yakın türlerin içinde toplandıkları birlik. // Kendi içinde yeniden türleri bulunan her tür, o türler için cins olur. Ancak en aşağıda bulunan türler cins olamazlar, bk. tür

 

Gramer anlamı:

[Bakınız: cinsiyet]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Türlerin bir araya gelmesiyle oluşan taksonomik bir grup, soy, genus.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup türleri içine alan taksonomik bir grup, genus.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Canlıların sınıflandırılmasında familya ile tür arasında, yapısal ve soy oluş bakımından birbirleriyle ilgili türler grubu.

Zooloji alanındaki anlamı:

(karşılık: genus:), (Lat. Genus = ırk):Canlıların sınıflandırılmasında kullanıları bir terim olup çok yakın benzerlikler gösteren türler topluluğu anlamındadır.

Bilimsel terim anlamı:

Birçok dillerde isimler erkek (ERİL, Masculin), dişi (DİŞİL, Feminin) ve TARAFSIZ (Neutre) sayılır; ona göre ayrı ayrı şekillerde çekimlenir. GRAM ATİK AL veya ŞEKİLCE CİNS (Genre grammatical ou formel) adını alan bu sınıflamadan başka, bazı dillerde CANLI CİNS (Genre animé) ve CANSIZ CİNS (Genre inanimé) diye bir ayırma daha vardır. Hem eril hem dişil olarak kullanılan (Fran. un enfant, une enfat gibi) isimler ORTAK CİNS (Genre commun) sayıldıkları gibi, erkekliği veya dişiliği düşünülmeden gelişi güzel eril veya dişil (Fran. le rat, la souris gibi) isimlerle anılan varlıklar da vardır. Bu çeşit eril veya dişil kelimeler KAPSAR CİNS (Genre epicene) i meydana getirirler.

 

İngilizce'de Cins ne demek? Cins ingilizcesi nedir?:

genus, gender

Fransızca'da Cins ne demek?:

genre

Osmanlıca Cins ne demek? Cins Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

cins

Cins kısaca anlamı, tanımı:

Cins horoz yumurtada öter : "bir insanın ileride ne olacağı daha çocukken belli olur" anlamında kullanılan bir söz.

Cins kedi ölüsünü göstermez : "onurlu kişi kötü durumlarını çok gerekmedikçe kimseye göstermez ve söylemez" anlamında kullanılan bir söz.

Cins cibilliyet : Asıl, soy sop. Nitelik.

Cins cins : Çeşitli, çeşit çeşit. Türlerine göre.

Cinsilatif : Güzel, alımlı, hoşa giden kadın.

Cins isim : Bir türden olan varlıkların adı: Kedi, nehir, düşünce, annelik gibi.

Alt cins : Bir cins içinden ayrılan ikinci derecedeki cins.

Kul cinsi : Osmanlılarda köle veya karavaşlıktan yetişen kadın.

Ayrı cinsten : Farklı grupta olan. Ayrışık.

Cinsaçı : Küsküt.

Cinsel : Cinsiyetle ilgili, cinsî, eşeysel, seksüel.

Cinsel sapık : Cinsellik açısından aykırı eğilimleri olan kimse.

Cinsel sapıklık : Cinsel sapık olma durumu.

Cinsel taciz : Çalışma hayatında ekonomik güç, üst makam veya başka etkili bir göreve sahip olanların, genellikle karşı cinsi ahlak dışı birtakım tutum ve davranışlarla cinsel yönden sıkıntıya sokup rahatsız etmesi. Ahlaksızca, ulu orta veya gizlice söz ve davranışlarla karşı cinse eziyet etme, tedirginlik ve sıkıntı verme.

Cinsellik : Cinsel özelliklerin bütünü, eşeysellik. Sevişme duygusu, seksüellik.

Cinsellik bilimci : Cinsellik bilimi uzmanı, seksolog.

Cinsellik bilimi : Cinsellikle ilgili sorunların incelendiği bilim, cinslik bilimi, seksoloji.

Cinsellik bilimsel : Cinsellik bilimi ile ilgili, seksolojik.

Cinsiyet : Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks.

Cinsiyet ayrımcılığı : Genellikle eğitim veya iş yaşamında bireye erkek veya kadın olduğu için farklı tutum ve davranışlar içinde olma.

Cinslik : Gariplik, tuhaflık. Cinsiyet.

Cinslik bilimi : Cinsellik bilimi.

Çift cinsellik : Kişinin beyninde bir dişi bir de erkek gizil gücün bulunması durumu.

Eş cinsel : Duygusal veya cinsel olarak kendi cinsine ilgi duyan kimse, homoseksüel.

Eş cinsellik : Kendi cinsinden kimselerle cinsel ilişkide bulunma durumu, homoseksüellik.

İki cinslikli : İki eşeyli.

Katrandan olmaz şeker olsa da cinsine çeker : "kötü asıllı şey ve kişi iyiye dönmez" anlamında kullanılan bir söz.

Asıl : (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçek, esas. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Gerçeklik. Soy, nesep.

Ortak : Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Kuma.

Toplu : Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Topu olan. Vücutça dolgun. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan.

Garip : Şaşılacak bir şey karşısında söylenen söz. Acayip. Yabancı, gurbette yaşayan, elgin. Dokunaklı, hüzün veren. Kimsesiz, zavallı.

Tuhaf : Güldürücü. Acayip. Anlaşılmaz. Gülünç. Şaşılan bir şey karşısında söylenen söz. Şaşılacak, garip.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.

Tür : Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş. Dolaşma. Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Soy : Bir atadan gelen kimselerin topluluğu, sülale. Manzum söz. İyi ve üstün nitelikleri bulunan. Cins, tür, çeşit.

Kök : Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt, kok kömürü.

Göre : Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran. Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince.

Cins adı : (Derleme., cins isim, genel isim, ortak ad, tür adı) Bir türden olan varlıkların adı: Ev, insan, kedi, dağ, nehir, şehir, düşünce, us, annelik, ordu vb. [Bakınız: tür adı]

Cins çıkmak : Çeyiz, düğünden, önce damadın evine taşınmak.

Cins ismi : Bir cinsten olan varlıkların hepsine birden ad olan kelime.

Cins tekili : Tekil halinde olmakla beraber bütün cinsini anlatan isim. "İnsan fânidir' örneğinde olduğu gibi.

Cins totemciliği : Bir klanın ya da yerel bir öbeğin erkeklerinin ayrı, kadınlarının ayrı bir toteme bağlanışı.

Cinsel ayrılıklar : Bireyin sadece cinslik durumuna bağlı olan ve daha pek küçük yaşlardan başlayarak görülen zihinsel, bedensel, toplumsal ve heyecansal özelliklerde kendini belli eden ayrılıklar. Erkekler ve kadınlar arasında söz konusu olabilecek önemli ayrılıklar.

Cinsel birleşme : Çiftleşme.

Cinsel bozukluk : Cinsel örgen ve davranışta yapı ya da görev açılarından düzgülü olmayan belirtiler.

Cinsel dimorfizm : Canlının her iki cinse ait bazı farklı özellikler göstermesi.

Cinsel doyum : Seksüel doygunluk, seksüel ilgisizlik.

Cins ile ilgili Cümleler

  • Sizin nesil cinselliği anlamadı.
  • Cinsel taciz artık şimdi sosyal bir soruna dönüştü.
  • Cinsel taciz artık şimdi sosyal bir sorun haline geldi.
  • Senin neslin cinselliğin tabu olduğunu düşünüyordu.
  • Cinsel taciz iş yerinde ciddi bir sorun olabilir.
  • Erkekler cinsel organlarıyla gurur duyarlar.
  • Cinsel konular hakkında hiçbir şey bilmiyor.
  • Jale'nin Tom'la olan ilk cinsel ilişkisinde kanama olmadı.
  • Ali Mary'ye cinsel geçmişinden bahsetti.
  • Çok fazla selfie çekmek cinsel hayatın durgun olduğunun işaretidir.
  • Cinsel taciz artık şimdi bir sosyal sorun haline geldi.
  • Cinsel taciz artık şimdi bir sosyal soruna dönüştü.
  • Ali sonunda tuvaletten çıkmaya karar verdiğinde herkes zaten onun bir eş cinsel olduğunu biliyordu.
  • Cinsel organlar, diğer çoğu organdan daha duyarlıdırlar.

Diğer dillerde Cins anlamı nedir?

İngilizce'de Cins ne demek? : adj. purebred, pedigree, pedigreed, blooded, pureblooded, well bred

n. kind, type, variety, species, genus, sex, gender, race, breed, cast, class, diversity, persuasion, quality, stripe

Fransızca'da Cins : genre [le], espèce [la], nature [la], race [la]

Almanca'da Cins : n. Gattung, Genus, Geschlecht, Sorte, Spezies

adj. rassig

Rusça'da Cins : n. род (M), сорт (M), категория (F), порода (F), пол (M)

adj. кровный, породистый