Cions türkçesi Cions nedir

Cions ile ilgili cümleler

English: The news confirmed my suspicions.
Turkish: Haber şüphelerimi doğruladı.

English: Ali told me about your suspicions.
Turkish: Ali bana şüphelerinizden bahsetti.

English: Her conduct gave rise to suspicions in his mind.
Turkish: Davranışı, onun kafasında şüphelere yol açtı.

English: Those suspicions were unfounded.
Turkish: O şüpheler asılsızdı.

English: Her unusual behavior caused our suspicions.
Turkish: Onun tuhaf davranışı şüphelenmemize neden oldu.

Cions ingilizcede ne demek, Cions nerede nasıl kullanılır?

Arouse suspicions : Şüphe yaratmak. Kuşku uyandırdı. Herkesin ondan şüphe etmesine neden oldu. Kuşku uyandırmak.

Coercions : İcbar. Tazyik. Baskı rejimi. Tehdit. Zorlama. İkrah. Baskı.

Harbor suspicions : Aklında şüpheli düşünceler beslemek. Şüphe beslemek.

Scions : Çelik (dal). Aşı kalemi. Oğul. Ağaç piçi. Aşılık filiz. Evlat. Aşı. Çocuk. Kalemaşısı. Kalem.

Suspicions : Belli belirsiz şey. Şüphe. Evham. Şüphelenme. Kuşku. Az miktar. İşkil. Vehim. Damla. İz.

A suspicion of wine : Bir damla şarap.

Arousing suspicion : Herkesin ondan şüphe etmesine neden olan. Kuşku uyandıran.

Cion : Torunlar. Evlat. Filiz. Oğul. Fidan. Soy.

 

Aficionados : Meraklı (spor terimi). Boğa güreşi meraklısı. Boğa güreşi meraklıları.

A lurking suspicion : Belli belirsiz bir şüphe.

İngilizce Cions Türkçe anlamı, Cions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scions : Çelik (dal). Çocuk. Kalem. Aşı. Kalemaşısı. Ağaç piçi. Aşı kalemi. Aşılık filiz.

Growths : Büyümüş şey. Büyüme. Sürgün. Geliştirme. Gelişme. Ürün. Ur.

Burgeoned : Tomruk. Tomurcuk. Filizlenmek. Filiz vermek. Tomurcuklanmak. Sürmek. Gelişmeye başlamak.

Blood : Mizaç. Dem. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur. Akrabalık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kan bağı. Kan. İlkellere göre insana güç ve dirim veren, ruhu barındıran, kötülüğü uzaklaştıran, pisliği arıtan erginleme törenlerinde, kan kardeşliğinde, büyücülükte, beslenmede önemli yeri olan sıvı. Yapı. Asalet.

Progeny : Çocuklar. Ürün. Sülale. Kuşak. Döl. Nesil. Yavrular. Evlatlar.

Offsprings : Döl. Yavrular. Zürriyet. Yavru. Yavru hayvan. Çoluk çocuk. Füru. Ürün.

Claspers : Küçük yumru. Kanca. Klips. Asma filizi. Tutturulmuş veya bağlanmış kişi yada şey.

Bloodline : Soy kütüğü. Kan hattı. Nesil. Aynı genetik kökenden olan hayvanların sürekli olarak yetiştiricilikte kullanılması. Nesep. Aile şeceresi.

 

Caput : Baş. Kafa. Segment. Bölüm. Kısım. Kaput. Kafatası (latince). Dal.

Birth : Neşet. Doğuş. Dünyaya getirme. Doğma. Doğum. Veladet. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Nesil. Kaynak.

Cions synonyms : tumbleweeds, births, boy, clasper, bud, capita, breeding, sonnies, childing, seed, filial, ancestries, offspring, scion, cion, sonny, button, descendant, offshoot, tumbleweed, progenies, junior, blooding, tiller, burgeons, tillers, columella, bloods, ancestry, young plant, young tree, jr, bloodlines.