Clearance türkçesi Clearance nedir

  • Açıklık yer.
  • Takas.
  • Mevsim sonu satışı.
  • Boşluk.
  • Açma.
  • Tasfiye satışı.
  • Geçiş izni.
  • Ormanın bir bölümünü kaldırarak ya da yabanıl bitkiler ve taşlarla kaplı yereyleri temizleyip iyileştirerek buraları tarıma elverişli duruma koyma.
  • Tasfiye.
  • Açıklık.
  • Yetki.
  • Gümrük izni.
  • Gümrük belgesi.
  • Temizleme, temizlenme. ilaçların karaciğer ve böbreklerden atılmalarının ne derece verimli olduğunu gösteren ve birim zamanda anılan organlarda ilaçlardan temizlenen plazma hacmini ifade eden kantitatif değer. bir dakikada böbrekler tarafından herhangi bir maddeden temizlenen plazma miktarı veya kan plazmasında bulunan herhangi bir maddenin arınma değeri, arınma. böbrekte glomeruler süzme hızı ve böbreğin iş görme kapasitesi için bir ölçüdür.
  • Ödeme.
  • Limandan ayrılma izni.
  • Geminin limanı terketme izni.
  • Klirens.
  • Aralık.
  • Tarla açma.
  • Temizleme.
  • Sayışma.
  • Bilgisayar, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Clearance ile ilgili cümleler

English: Ali bought that pair of shoes at a clearance sale.
Turkish: Ali o bir çift ayakkabıyı tasfiye satışında aldı.

Clearance ingilizcede ne demek, Clearance nerede nasıl kullanılır?

Clearance angle : Boşluk açışı. Boşluk açısı.

Clearance area distance : Bir yapının, üzerine oturduğu yerbölümün önyüzü ile, yapının kendisinin önyüzü arasındaki en az uzaklık. Ön komşu derinliği.

 

Clearance card : Çalışma belgesi. İşinden ayrılan işçiye işveren tarafından verilen, işçinin çalıştığı işin çeşidini ve çalışma süresini gösteren belge. krş. bonservis.

Clearance fit : Sıkı geçme. Bol geçme. Boşluklu geçme.

Clearance sale : Arıtma. Seri sonu ürünler. İndirimli satış. Tasfiye satışı. Iskontolu satış. Sürümü olmayan. Bir tecim kuruluşunun batması, kapanması gibi nedenler üzerine sayışımların kesilmesi ve alacaklılara ortada kalan mal ve paradan paylarına düşen oranlı tutarın verilmesi. Seri sonu mallar. Mevsim sonu satışı.

Clearance space : Yanma odası.

Lateral clearance area : Bir yapının yan yüzlerinin yakınında bulunan yerbölüm sınırıyla aralarında bulunması gereken en az uzaklık. bk. komşu uzaklığı. Yan komşu uzaklığı.

Customs clearance for home use : Kesin giriş. Malın, gümrük vergisi ödenerek ya da kesin bağışıklıktan yararlanılarak yurda sokulması.

Creatinine clearance : Metabolize edilmemiş ilacın böbreklerden atılması suretiyle bir dakikada o ilaçtan temizlenen sanal plazma hacmi. Kreatinin klirensi. Kreatinin klerensi.

Clearance through customs : Gümrükleme. Gümrük işlemlerini yaptırıp bitirerek, malları yurda sokma ya da yurttan çıkarma.

 

İngilizce Clearance Türkçe anlamı, Clearance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clearance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diastema : Diş arası. Aynı kaviste bulunan iki diş arasındaki aralık. Çentik. Çatlak. Oyuk. İki diş arasındaki boşluk. Yarık. Gedik. Aralık diş.

Liquidating : Tasfiye etmek. Kapatmak. Yok etmek. Tasfiye eden.

Discontinuances : Devam etmeme. Vazgeçme. Duraklama. Kesilme. Son verme. Ara. İnkıta. Devamsızlık. Fasıla.

Aperture : Irakgörür fotoğraf makinesi gibi optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği deliğin çapı. Göz. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Açık. Fotoğraf makinesi açıklığı. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Delik.

Competences : Hak. Ehliyet. Liyakat. Kabiliyet. Yetenek. Kifayet. Yeterlilik. Geçinip gidecek kadar gelir. Yeterlik.

Pay : Maaş. Ücret. Ücret ödemek. Toslamak. Cezasını çekmek. Ödemek. Değmek. Para ödemek. Kar getirmek.

Liquidatation : Paraya çevirme. Bir işletmenin batması veya kapanması durumunda, varlıklarının satılarak alacaklılara dağıtılması. Taşınır veya taşınmaz varlıkların satılarak paraya dönüştürülmesi.

Caverning : Geniş yeraltı açıklığı. İn. Büyük mağara. Büyük ve derin mağara. Kavern. Kayalık yamaçlardaki veya kaya diplerindeki kovuklar. Oyuk. Mağara.

Air gap : Oynama payı. Bujide merkez ve yan elektrotlar arasındaki mesafe. Hava aralığı. Hava açıklığı. Bir ağın fiziksel olarak diğer yerel ağlardan ve internetten ayrı tutulduğu ağ güvenliği türü (bilgisayar). Hava boşluğu. Temas armatürü ve demir çekirdeğin arasındaki mıknatıslanmış olan mesafe (mekanik).

Selling off : Tasfiye etmek. Likidasyon. Elden çıkarmak.

Clearance synonyms : cavitation, abysms, bonification, backlashed, cavern, caverns, liquidate, disbursal, entered in an account, apparentness, inaugurations, insolvencies, demobilizations, authority, closing sale, disbursement, exchange of goods, fade up, cleanups, denudative, elimination, clearances, competencies, demobilisation, cambiums, cambium, candidness, room, exposal, backlashes, clearings, adjustment, depuration.

Clearance ingilizce tanımı, definition of Clearance

Clearance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to make a thorough clearance. The act of clearing.