Close türkçesi Close nedir

  • Avlu (okul, kilise).
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Kapamak.
  • Bağlantılı.
  • Bitirmek.
  • Geçit.
  • Yakın.
  • Son vermek.
  • Sonuç.
  • Çevirmek.
  • Kapatmak.
  • Kapanmak.
  • Son söz.
  • Göğüs göğüse kavga.
  • Yummak (göz).
  • Son.
  • Kadans.

Close ile ilgili cümleler

English: A close neighbor is better than a distant relative.
Turkish: Yakın bir komşu, uzak bir akrabadan daha iyidir.

English: Ai and Mariko are close friends. They go everywhere together.
Turkish: Ai ve Mariko yakın arkadaşlar. Her yere beraber giderler.

English: Ali and I have become close friends.
Turkish: Ali ve ben yakın arkadaş olduk.

English: Ali and I are close friends.
Turkish: Ali ve ben yakın arkadaşız.

English: "Just close your eyes," whispered Ali, and when Mary closed her eyes, he kissed her softly on the lips.
Turkish: Ali "Sadece gözlerini kapat." diye fısıldadı ve Mary gözlerini kapatınca, onun dudaklarını hafifçe öptü.

Close ingilizcede ne demek, Close nerede nasıl kullanılır?

Close a bank account : Banka hesabını kapamak.

Close a bargain : Bir pazarlığı sonuçlandırmak. Bir anlaşmayı veya alışverişi bitirmek.

Close a deal : Bir işlem yapma. İşi bitirmek. Bir iş anlaşması yapma. Anlaşmaya varmak.

Close a window split : Yarım pencereyi kapat.

Close air support : Karadaki kuvvetlere destek vermek amacıyla düşmanı havadan bombalama. Cas. Yakın hava desteği.

 

Close annealing : Kapalı tavlama.

Close attention : Büyük itina. Yakın ilgi. Bütün dikkat. Pür dikkat. Tam konsantrasyon. Tam dikkat.

Close box : Kapatma gözü. Kapatma kutusu.

Close bodied : Vücuda yapışan. Dar. Sıkı.

Close and return to : Kapat ve dön.

İngilizce Close Türkçe anlamı, Close eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Close ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Annuls : Feshetmek. İlga etmek. Sözleşme vb'ni bozmak. Yürürlükten kaldırmak. Fesh etmek. İptal etmek. Kaldırmak. Bozmak. Hükümsüz kılmak.

Cloister : Kemerli yol. Tecrit etmek. İnzivaya çekilmek. Ayırmak. Kapalı geçit. Manastıra kapatmak. Manastıra kapamak. Manastır. Dehliz.

Coop in : Bağlamak. Kümese sokmak. Kapamak (bir yere kapamak). Özgürlüğünü sınırlamak. Kafeslemek.

Be closed : Tatil olmak. Kapatılmak. Tatile girmek.

Access control : Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim. Erişim kontrolü. Erişim denetim. Erişim denetimi. Giriş kontrolü.

Cicatrized : İyileşmek. Sikatrize. İyileştirmek.

Afterword : Epilog. Son açıklama. Kitap veya belge sonundaki yorum. Sonsöz.

Concluding remark : Nihai mütalaa.

Acception : Benimseme. Kabul. Kabul edilmiş anlam. Onaylama.

 

Catwalk : Geçit kalası. Dar bir yaya yolu. İskele. Kediyolu. İki binayı birbirine bağlayan köprü. İki bina arasındaki köprü. Dar köprü. Podyum.

Close synonyms : walk to, adpressed, circumferent, appressed, close together, accent char, consequent, crucial, access, blind, alley, nestled, close down, accent bar, slam, akin, coop, settler, onliness, cicatrise, analogous, draw, correlatives, final decision, accomplishing, causeways, cavalcade, assoc, all in all, boff, caps, access control entry, epilog.

Close zıt anlamlı kelimeler, Close kelime anlamı

Distant : Ağır. Soğuk. Mesafeli. Samimiyetsiz. Irak. İlgisiz. Uzaktan. Uzak. Irak (yer). Hafif.

Open : Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Genişletmek. Fora etmek. Ferah. Açık (kapı). Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Açık. Geniş. Yarılmak. Dürüst.

Close ingilizce tanımı, definition of Close

Close kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To come together. The manner of shutting. To unite or coalesce, as the parts of a wound, or parts separated. To close a door. Closed. The union of parts. Tight. Specifically, the precinct of a cathedral or abbey. As, to close the eyes. An inclosed place. Junction. Shut fast. Especially, a small field or piece of land surrounded by a wall, hedge, or fence of any kind. As, a close box. To shut. To stop, or fill up, as an opening. In a close manner.