Coşku nedir, Coşku ne demek

  • Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu.
  • Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan
  • Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan.
  • Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.

"Coşku" ile ilgili cümle

  • "Valinin hızı ve coşkusu, yanındakilere de bulaşıcı bir hastalık gibi sirayet ediyordu." - A. Kulin
  • "Gençlerin coşkusu coşkuda kalıyor, yaratıcı bir tutarlığa bir türlü dönüşemiyordu." - Ç. Altan

Felsefi anlamı:

İnsanın "Tanrı'yla dolu olması" durumu.

(Yun. en-theos = Tanrı'yla dolu olma) :

Bir düşünceyle, doğruyla, güzelle dolu olup yücelme; ruhun kendini aşıp yükselmesi.

Gitar terimi olarak anlamı:

Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken.

Sosyoloji'deki anlamı:

Olayların, nesnelerin, düşüncelerin ya da devinimlerin bireyde oluşturduğu, onun gerek çevresine, gerekse kendi kendisine karşı tutumunu dışlaştıran güçlü ve karmaşık duygu durumu.

Coşku isminin anlamı, Coşku ne demek:

Erkek ismi olarak; Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan.

 

Bilimsel terim anlamı:

Salgı bezleri ve devimsel etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç ya da dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.

Bir duygunun herhangi bir etkiyle uyanışı. bk. sanatsal coşku.

İngilizce'de Coşku ne demek? Coşku ingilizcesi nedir?:

enthusiasm, drive, emotion

Osmanlıca Coşku ne demek? Coşku Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

heyecan

Coşku anlamı, kısaca tanımı:

Coşkulanma : Coşkulanmak işi.

Coşkulanmak : Coşkulu duruma gelmek.

Coşkulu : Coşkusu olan.

Coşkun : Coşkulu. Coşmuş olan.

Coşkunca : (coşku'nca) Coşkun bir biçimde. Coşkun.

Coşkunlaşma : Coşkunlaşmak işi.

Coşkunlaşmak : Coşkun bir duruma gelmek.

Coşkunluk : Coşkunca yapılmış olan iş, cuşiş, cuşuhuruş.

Coşkusuz : Coşkusu olmayan.

Coşkusuzluk : Coşkusuz olma durumu.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

Büyük : Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan. Önemli. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram).

İstek : Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi. Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk.

 

Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).

Geçici : Bulaşan, bulaşıcı. Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

Hayranlık : Tutku, aşırı istek. Hayran olma durumu.

Heyecan : Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu. Coşku.

Sevinç : İstenen veya hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşku.

Güçlü : Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan.

Coşku bozukluğu : Uyaranlar karşısında gösterilen coşkusal tepkinin baskınlık ve süre açısından gereğinden çok güçlü, uzun ya da çok güçsüz, kısa olması.

Coşku denetimi : Kişinin açık coşkusal davranışını çevreye yöneltirken gösterdiği kendini tutma gücü.

Coşku dengesizliği : Coşkusal tepkilerde beklenmeyen ve yersiz değişikliklerin baş göstermesi durumu.

Coşku gelişimi : Çocukluğun duygusal bağımlılığından kurtulup, yetişkinliğin sorumluluklarını yüklenebilecek ve o çağa uygun duygu ilişkilerini kurabilecek düzeye erişme.

Coşku olgunluğu ölçeği : Kişinin eriştiği coşkusal olgunluk düzeyini ölçmek için kullanılan bir araç.

Coşku patlaması : Genellikle önemsiz ve ufak olaylar yüzünden birikmiş coşkunun birdenbire açığa çıkması.

Coşku uyumu : Coşkulandırın durumlara karşı uygun ve yeterli tepki gösterebilme.

Coşku vurgusu : Coşku bakımından anlamı güçlendiren vurgu: Yaşa, var ol, ay vb.

Coşkuca bozuk çocuk : Kökleri derinde olan sorunları yüzünden coşkularını kendine ya da çevresindekilere zarar verecek biçimde ortaya vuran çocuk.

Coşkulanabilme : Coşkulanabilmek işi.

Coşku ile ilgili Cümleler

  • İbranice hiç eski moda değil ama oldukça modern, coşkun ve taze.
  • Ben coşkunu takdir ediyorum.
  • Astronotlar kendi coşkulu tezahüratları ve alkışlarlarıyla karşılandı.
  • Coşku içerisinde, 30 dakikalık bir show-zamanı çok çabuk geçti.
  • Ali çok coşkulu görünmüyordu.
  • Kalabalık kazananı coşkuyla alkışladı.
  • Çok coşkulu hissetmedim.
  • Coşku bulaşıcıdır.
  • Sen coşkulu musun?

Diğer dillerde Coşku anlamı nedir?

İngilizce'de Coşku ne demek? : n. enthusiasm, excitement, exuberance, ebullition, Ecstasy, abandon, effervescence, elation, furor, furore, glow, gush, exuberancy, rave, rhapsody, springtide, temperament, yeast

Fransızca'da Coşku : enthousiasme [le], émoi [le], émotion [la], ferveur [la]

Almanca'da Coşku : n. Elan

Rusça'da Coşku : n. энтузиазм (M), экстаз (M)