Collapsing türkçesi Collapsing nedir
- Cesaretini yitirmek.
- Göçme.
- Çökmek.
- Bozulmak.
- Yıkılmak.
- Portatif olmak.
- Başarısız olmak.
- Düşmek.
- Göçertme.
- Ciğerlerine hava gitmemek.
- Suya düşmek.
Collapsing ingilizcede ne demek, Collapsing nerede nasıl kullanılır?
Collapsing an outline : Ana hatları daralt. Anahatları daralt.
Collapsial stage : Kollapsus dönemi. Anestezik ilaçların yüksek dozda uygulanması sonucunda solunum ve dolaşım gibi önemli yaşam merkezlerinin felç olduğu anestezi dönemi.
Collapsibility : Açılır kapanır olma niteliği. Çökebilirlik.
Collapsible : Portatif. Katlanabilir. Açılıp kapanabilen. Teleskopik. Uzar. Katlanır. Açılır kapanır. Kırma (tüfek). Açılabilir.
Collapsible shelter : Katlanır yatak.
Collapse : Yıkım. Çökme. Ciğerlerine hava gitmemek. Katlamak. Sönmüş, çökmüş. Bilgisayar, coğrafya, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Katlanmak. Bozulmak. Çöküş. Suya düşmek.
Collapse of prices : Fiyatların ani düşüşü.
Noncollapsible : Katlanmaz. Kırılamayan. Katlanabilir olmayan.
Collapsed : Çökkün. Daraltılmış. Göçük. Çökmüş. Çökük. Servis sırasında etek çapı azaltılan piston. Kapalı.
Collapse all conversations : Tüm iletişimleri daralt.
İngilizce Collapsing Türkçe anlamı, Collapsing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Collapsing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Migrations : Hicret. Göçler. Göçmenlik. Göç.
Collapse : İçgüçlerin etkisiyle, yerkabuğunun bir bölümünün asal durumunu yitirerek alçalması. Çökertmek. Çöküş. Katlanmak. Güçten düşmek. Bilgisayar, coğrafya, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Başarısızlığa uğramak.
Crumbles : Ufalamak. Parçalamak. Parçalanmak.
Emigrations : Dışagöç. Dışgöç. Göç (ülkeden dışa doğru). Hicret. İçerden dışarıya göç. Tehcir. Göç. Dış göç.
Fall short : Beklenen sonucu vermemek. Beklenenden daha az olmak. Yetmemek. Kısa kalmak. Yetersiz kalmak. Yetersiz gelmek. Yeterli olmamak. Eksik çıkmak. Erişememek.
Fell through : Fos çıkmak. Başarı kazanamamak.
Come to naught : Ziyan olmak. Boşa gitmek. Boşa çıkmak. (hayalleri vb.) suya düşmek.
Come to nothing : Boşa çıkmak. Boşa gitmek. Akim kalmak. Bir sonuç vermemek. Gerçekleşmemek. Hiçbir sonuca ulaşmamak. Heba olmak. Başarısız kalmak.
Cracks : Kırmak. Çatırdamak. Yarılmak. Çatallaşmak (ses). Çatırdatmak. Patlamak. Şaklatmak. Çatlatmak. Çatlamak.
Condescended : Sözde alçakgönüllülük göstermek. Lütfetmek. Küçümsemek. Küçümseme ile davranmak. Tenezzül etmek. Tenezzül.
Collapsing synonyms : cowered, passing, cowers, falling in, be destroyed, emigration, drop down, crumpled up, busts, caving, crashes, drop the ball, crashed, crack, be corrupted, crumple up, come down, crumble, cower, crash, come to nought, bust, landslid, come unstuck, migration, draw a blank, landslips, blow in, break, bite the dust, condescends, sinkages, come off.

Bu kısımda Collapsing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Collapsing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Collapsing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Collapsing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.