Collating türkçesi Collating nedir

  • Karşılaştırarak okumak.
  • Karşılaştırmak (yazı).
  • Sıralamak (sayfaları).
  • Diziliş.

Collating ingilizcede ne demek, Collating nerede nasıl kullanılır?

Collating sequence : Harmanlama sırası birleştirme sırası. Birleştirme sırası. Diziliş sırası. Harmanlama sırası.

Alternate collating sequence : Öteki birleştirme sırası. Diğer birleştirme sırası. Diğer harmanlama sırası.

Alternative collating sequence : Diğer birleştirme sırası.

User defined collating sequence : Kullanıcı tanımlı birleştirme sırası.

Collation : Fişlerde, kitabın cilt, sayfa, yaprak, sütun, resim, harita, boy gibi öğeleriyle ilgili olarak verilen yazılı bilgi. Hafif yemek. Karşılaştırma. İstihbarat tasnifi. Demet. Aperatif. Harmanlama. Tanımlama. Fiziksel yapı kaydı.

Decollation : Başını kesme. Dekolasyon. Boynunu vurma.

Collate copies : Kopyaları harmanla.

Collateral damage : Ek zarar. Munzam zarar. İkincil zarar. Sivil zayiat. Çok taraflı zarar. İstenmeyen hasar. Yan hasar.

Collateral circulation : Kollateral dolaşım.

Collateral : Rehin. Yan yana. Yardımcı. Ek. Yanyana. Paralel. Tali. Özdeksel inanca. Munzam. Soydaş.

İngilizce Collating Türkçe anlamı, Collating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Echelons : Paralel dizilme. Basamak. Kademe.

Pigment : Boyarmadde. Deri, organ ve ve oluşumlara normal rengini veren veya onlarda renk değişimine neden olan madde, pigment. Boyak. Pigment. Dokularda erimiş, granüller veya kristaller halinde değişik kimyasal yapıdaki normal veya normal dışı, iç veya dış kaynaklı renkli ve renk verici maddeler. renk veya boya maddesi. Boya maddesi. Renk maddesi. Renk maddeciği. Eklendiği nesneye rengini verme özelliği olan, çözünmez, doğal ya da yapay özdek. Bitki ve hayvanlarda renk maddesi.

Fall in to line : Bir grubun, alıştırmalar için yanaşık düzene girmesi.

Fabric : Dokuma. Doku. Yapı. Bünye. Bez. Çatı. Kumaş. Nesiç. İnşa.

Patina : Yeşil pas. Bakır küfü. Kayaç kiri. Uzun süreli kullanım veya durağan kalmanın sonucunda yüzeyin görünümünün değişimi. Uzun zaman havanın etkisi altında kalmış kayacın üstündeki renkli zar. Mobilyada eskidikçe oluşan perdah. Eski pirinç eşyada oluşan yeşil pas. Metal yüzey küfü.

Coat of paint : Boya katmanı. Boya katı. Bir kat boya.

Arranging : Sıralatma. Hazırlama. Uydurma. Düzme. Dizme. Düzenleyim.

Waterproofing : Su geçirmez duruma getirmek. Su geçirmezlik. Su yalıtımı. Su geçirmez yapmak. Su geçirmezleştirmek. Yalıtım yapma. Su geçirmez hale getirme. Sugeçirmezleştirme. Suya karşı yalıtmak.

Collate : Giriştirmek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Harman etmek (formaları). (yazı) karşılaştırmak. Düzenlemek. Karşılaştırmak. Düzenlenmiş iki ya da daha çok altkümeden oluşan bir öğeler kümesinin düzenini, her biri başlangıçtaki altkümelerin her birinden gelen genellikle birer, kimileyin daha çok öğe içeren bir ya da bir çok altküme oluşturmak üzere değiştirmek. elde edilen altkümelerin düzenleme ölçütü başlangıçtaki altkümelerinkiyle özdeş olmak zorunda değildir. Dizmek. Sıraya koymak (sayfaları).

 

Collated : Karşılaştırılmış. Karşılaştırılan. Harmanlanmış.

Collating synonyms : bitumastic, array, finishing coat, photographic emulsion, finish coat, overcoating, gilt, chinchilla, arrangement, overcoat, rendering, covering, veneering, material, echeloning, lacquer, varnish, echelon, seal, plating, format, collates, enamel, cloth, textile, veneer, metal plating, emulsion, formating, facing, paint, gilding, coat.