Colouring türkçesi Colouring nedir
- Renklendirme.
- Gıda boyası.
- Ten rengi.
- Yüz rengi.
- Tiyatro konuşmasında tekdüzelikten kaçmak için seste tını, hız ve vurgu değişikliği yaparak konuşmaya canlılık getirme.
- Yanıltıcı görünüş.
- Renklendiren.
- Görünüş.
- Boya.
- Renk.
- Boyama.
Colouring ingilizcede ne demek, Colouring nerede nasıl kullanılır?
Colouring agent : Boya maddesi. Renklendirici. Renk verici madde.
Colouring power : Boyama gücü.
Colouring problem : Renklendirme problemi.
Brass colouring : Pirinç renklendirme.
Electrolytic colouring : Elektrikli renklendirme.
Colourist : Boyacı. Basmacı. Renkçi. Kolorist. Renkleri ustaca kullanan sanatçı. Renk veren.
Metal colouring : Metal renklendirme.
Electrocolouring : Elektrikli renklendirme. Çıngılı renklendirme.
Colourise : Siyah-beyaz bir film ya da fotoğrafı renklendirmek. Bir şeye renk katmak. Renklendirmek. Siyah beyaz filmi renkli yapmak.
Colourings : Boyama. Renk. Yüz rengi. Görünüş. Renklendirme. Boya. Ten rengi. Renklendiren. Gıda boyası. Yanıltıcı görünüş.
İngilizce Colouring Türkçe anlamı, Colouring eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Colouring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Colored : Taraflı. Siyahi. Boyalı. Göz boyayıcı. Renklendirilmiş. Boyanmış. Etki altında kalmış. Aldatıcı. Zenci.
External view : Dış görünüş.
Staining : Lekeleme. Boyanma. Renklenme. Renk atma. Lekelenme. Renkli. Doku ve organların ışık mikroskobunda incelenmesi için boyama tekniklerinin uygulanması. kullanılan pek çok boya asidik ve bazik bileşikleri içerir. bazik boyaları toluidin mavisi, metilen mavisi, bazik fuksin, tiyonin, safranin, hematoksilen ve karmin; asit boyaları ise oranj g, eozin, kongo- kırmızısı ve pikrik asit oluşturur.
Colour : Hareketlilik. Dış görünüş. Gerçek yüz. Renk duyumu. Canlılık. Boya renklendirmek. Boyamak. Nüans.
Stain : Leke olmak. Lekelemek. Boyanmak. Boyamak. Kirlenmek. Renklendirmek. Leke etmek. Leke. Vernik.
Facets : Taraf. Faseta. Yön. Elmasın yontulmuş yüzü.
Foodstuff : Gıda ürünü. Yiyecek maddesi. Gıda maddesi. Gıda maddeleri. Erzak. Tütün ve ilaçlar hariç olmak üzere, içkiler ve sakızlarla hazırlama ve işleme gereği kullanılan maddeler dahil, insanlar tarafından yenilen ve içilen ham, yarı veya tam işlenmiş her türlü madde. Besin maddesi. Yiyecek.
Primary color : Üç ana renkten biri. Ana renk.
Enlivenment : Canlandırma (animasyon) eylemi. Renkleme. Heyecanlandırma fiili. Uyandırma eylemi. Neşelendirme. Canlandırma. Renk verme. Ferahlatma. Canlı veya neşeli yapma eylemi.
Skin colour : Cilt rengi.
Colouring synonyms : chromatic colour, nonsolid color, visual property, food colouring, primary colour, food color, food colour, heather mixture, chromatic color, nonsolid colour, spectral color, dithered colour, dithered color, food product, colorations, flesh colour, heather, colorization, facet, chroma, coloration, embellishments, appearances, dyestuffs, coloring, dyed, colorful, nude, colouration, achromatic colour, tintings, colorings, mottle.
Colouring zıt anlamlı kelimeler, Colouring kelime anlamı
Uncolored : Renksiz. Boyanmamış. Tarafsız. Boyasız.
Achromatic color : Şeffaf.
Colorlessness : Renksemezlik. Rengi olmama niteliği. Renksizlik. Akromatizm.
Colouring antonyms : chromatic color, colored.

Bu kısımda Colouring kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Colouring ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Colouring anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Colouring ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.