Come closer türkçesi Come closer nedir

Come closer ile ilgili cümleler

English: Come closer and you'll be able to see better.
Turkish: Az daha yaklaş ve daha iyi görebileceksin.

English: As long as we're together, all the sorrow is nothing but an occasion to become closer.
Turkish: İkimiz olduktan sonra, bütün bu hüzünler, sıcak bir yakınlaşma için bahanedir.

English: Come closer to me.
Turkish: Bana yaklaş.

English: Can you come closer?
Turkish: Biraz daha yaklaşabilir misin?

English: Come closer and have a good look at this picture.
Turkish: Daha yakına gel ve bu resme bir göz at.

Come closer ingilizcede ne demek, Come closer nerede nasıl kullanılır?

Closer : Kapı kapatıcısı. Kapatma. Saklı. Kapatıcı. Cimri. Yanaşık. Ketum. Bitişik. Elektriğin özdenetimli olarak kesilmesini sağlayan düzen. Konjonktör.

Come a cropper : Baş aşağı gitmek. Başarısızlığa uğramak. Kötü biçimde düşmek. Hezimete uğramak. Naneyi yemek. Bozguna uğramak.

Come a purler : Tepetaklak düşmek. Kötü düşmek. Başaşağı düşmek.

Come about : Volta etmek. Olmak. (gemi) dönmek veya yön değiştirmek. Olay (bir yerde) geçmek. Meydana gelmek. Çıkmak. Doğmak.

Come across : İzlenim bırakmak. İzlenim yaratmak. Rastgelmek. Etkileyici olmak. Karşılaşmak. Rastlamak. -e rastlamak. İstenileni yapmak. İyi etki yapmak. İle karşılaşmak.

 

Come across with : Para uçlanmak. Vermek. Karşılaşmak. Rastlamak. Ödemek.

İngilizce Come closer Türkçe anlamı, Come closer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come closer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affiliates : Tanımak. Kabul etmek. Katmak. Evlat edinmek. Üyeliğe kabul etmek. Katılmak. Birleşmek. İştirakler. Bağlamak.

Creep : Sürünerek ilerlemek. Sevilmeyen kimse. Yuva. (sarmaşık vb) sarılmak. Sünmek. Kayma. Sarılarak büyümek. Emekleme. Yer kayması. Ürperti.

Come up : Gündeme gelmek. Tutulmak. Yaklaşmak. Londra'ya gelmek. Çıkmak. Yükselmek. Olmak. Ele alınmak. Karşılaşmak.

Cuddled up : Sarılıp yatmak. Sarınmış. Kucaklaşmak.

Be on intimate terms : Senlibenli olmak. Sıkı fıkı olmak.

Edge : Kıyı. Kenarına bordür yapmak. Keskinletmek. Köşe. Keskinleştirmek. Kenarlarını belirginleştirmek. Yan yan ilerlemek. Kenardan yavaş yavaş ilerlemek. Yavaş yavaş ilerletmek.

Affiliate : Birleşmek. Üye etmek. Katılmak. Birleştirmek. Evlat edinmek. Üye olarak almak. Bağlamak. Üye olmak. Tanımak. Kabul etmek.

Encroaches : (birinin hakkına) tecavüz etmek. Hakkında tecavüz etmek. Hakkına tecavüz etmek. Kötüye kullanmak. İleri gitmek. Haddini aşmak. El uzatmak. Aşmak. Zarar vermek.

Come close : Neredeyse veya yaklaşık (bir şeyle) aynı veya benzer olmak. (bir şeyi) neredeyse yapacak olmak. Yapmak.

Come closer synonyms : get closer, edges, come close to, get nearer, cuddle up to, cuddle up, encroach, get near, encroached, edge up, get close, affiliating, getting near, approximate, come near, crept, be drawn to somebody, draw near, edge in, knit up.