Come out on top türkçesi Come out on top nedir

  • Zirveye tırmanmak.
  • Zirveye çıkmak.
  • Üstün gelmek.
  • Kendinin üstünlüğünü kanıtlamak.

Come out on top ingilizcede ne demek, Come out on top nerede nasıl kullanılır?

Out : Nakavt etmek. Dışarıda. Ortaya çıkmak. Dışarı. Çıkarmak. Çıkış. Kendini belli etmek. Kovmak. Meydana çıkmak. Bayılmak.

On : Çakırkeyif. Üzerinde. Üstünde. E doğru. Açık. Makbul. Giyilmiş. Esnasında. Civarında. İle.

Top : Baş. Tavan. Aşmak. Üst kısmını koparmak (bitkinin). Geçmek. (ağaç) tepesini kesmek. Üstünden geçmek. Üstünden geçmek (bir yerin). Üstünü kapamak.

Come out on strike : Grev yapmak. Greve gitmek.

Come out : Görünmek. Ortaya çıkmak. Sunulmak. Sonuçlanmak. Yayımlanmak (yayın). Anlaşılmak. Belirmek. Çıkmak. Yayınlanmak. Ayyuka çıkmak.

Come out of : Bulunduğu yerden çıkmak. -den meydana gelmek. Çıkmak. Olduğu yerden çıkmak. Gömülü olduğu yerden çıkmak. Ortaya çıkmak.

Come out into the open : (gizlendiği yerden) açığa çıkmak.

Come out against : Karşı çıkmak.

İngilizce Come out on top Türkçe anlamı, Come out on top eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come out on top ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gain the summit : Doruğa varmak.

Have the upper hand : Büyük avantaj sağlamak. Kontrolü ele geçirmek. Üstünlüğü ele geçirmek. Alt etmek. Galip gelmek. Kontrol elinde. Üstün pozisyonda. Avantajlı.

 

Circumventing : Alt etmek. Tuzağa düşürmek. Savmak. Dolambaçlı bir yoldan gitme. Yanından geçme. Yan çizmek. Çevresini sarmak. Etrafından gitme. Yana kaçmak.

Outbalances : Yükte daha ağır çekmek. Ağır gelmek. Ağır basmak. Ağır çekmek.

Outbalance : Geçmek. Yükte daha ağır çekmek. Daha ağır gelmek. Ağır gelmek. Ağır basmak. Ağır çekmek.

Outbalancing : Ağır basmak. Yükte daha ağır çekmek. Ağır gelmek. Ağır çekmek.

Outbalanced : Ağır çekmek. Ağır basmak. Ağır gelmek. Yükte daha ağır çekmek.

Circumvents : Yana kaçmak. Savmak. Tuzağa düşürmek. Önlemek. Atlatmak. Yan çizmek. Bozmak. Engellemek. Yenmek.

Circumvented : Tekerine çomak sokmak. Yenmek. Önlemek. Çevresini sarmak. Kurtulmak. Savmak. Açığını yakalamak. Engellemek. Yan çizmek.

Blow away : Üstesinden gelmek. Sürüklemek. Öldürmek. Tarumar etmek. Birisini etkilemek. Birini saşırtmak. Kuvvetle soluk vermek. Uçurmak. Birini silahla öldurmek.

Come out on top synonyms : gain an advantage, have the drop on, carry the day, circumvent, peak, get the better of, excel in, gain the upper hand.