Come to an understanding türkçesi Come to an understanding nedir

  • Anlaşmaya varmak.
  • Anlaşmaya ulaşmak.
  • Mutabakata varmak.
  • Mutabakat yapmak.

Come to an understanding ile ilgili cümleler

English: I think we'll be able to come to an understanding soon.
Turkish: Sanırım mutabakata varabileceğiz.

Come to an understanding ingilizcede ne demek, Come to an understanding nerede nasıl kullanılır?

To : -e göre. Karşı. -e kadar. E doğru. Göre. Arasında. E. İle. Kala. İla.

An : Bir. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Anabatik rüzgar. (herhangi) bir. Bir (ünlülerden önce).

Understanding : Akıllı. Fikir. Bir kavramın öğelerini birleştirerek anlamlı bir bütün oluşturma ya da bir simge, söz ya da anlatımın anlamını kavrama. Anlayışlı. Akıl. Uzlaşma. Karşılıklı anlayış. Zeki. Usavurma, yargılama ve anlama gücü. duyu ve istençten ayrı olarak düşünülen bilme yetisi. kavrayış gücüyle ilgili görevlerin tümü. bir kimsenin yaşayışı boyunca edindiği anlayışların toplamı.

Come to an agreement : Mutabakata ulaşmak. Antant kalmak. Uzlaşmak. Uzlaşmaya varma. Anlaşmak. Anlaşmaya varmak. Anlaşma sağlamak. Bir işlemin gerektireceği tüm koşullar üzerinde sonuç olarak anlaşma. Mutabık kalmak.

Come to an anchor : Güvenlik veya istikrar kaynağına ulaşmak. Yoluna koymak. Sağama bağlamak.

 

Come to an arrangement : Uzlaşma. Uzlaşmak. Uyuşmak. Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma. Bir anlaşmaya varmak. Anlaşmaya varmak.

Come to an understanding with : Anlaşmaya varmak.

Come to an end : Yolun sonuna gelmek. Sona yaklaşmak. Bitmek. Sona ermek. Yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek. Nihayet bulmak. Sona gelmek. Sonuna gelmek. Son bulmak. Tükenmek.

İngilizce Come to an understanding Türkçe anlamı, Come to an understanding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come to an understanding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assent : Uzlaşma. Kabul. Uzlaşmak. Anlaşma. Onaylamak. Razı olmak. Anlaşmak. Onamak. Rıza.

Get together : Biriktirmek. Bir araya gelip konuşmak. Kafa kafaya verip konuşmak. Bir araya gelmek. Toplanmak. Toplamak. Buluşmak.

Close with : Uzlaşmak.

Reach an agreement : Bağdaşmak. Anlaşmak. Görüş birliğine varmak. Mutabakat sağlamak. Bir anlaşmaya varmak. Uyuşmak.

Close a deal : Bir iş anlaşması yapma. İşi bitirmek. Bir işlem yapma.

Come together : Birikmek. Yeniden birleşmek. Kavuşmak. Toplanmak. Buluşmak. Ortak noktaya gelmek. Birlikte gelmek. Bir araya gelmek. Ortak noktada buluşmak.

Compromise : Uzlaşma. Uyuşmak. Ödünleşmek. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Uzlaştırmak. Anlaşmak. Anlaşmaya varma. Tutum, görüş, kanıların birbirine uygun düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşması. Karşılıklı ödün vererek anlaşmaya varmak.

Strike a bargain : Bir pazarlıkta uyuşmak. Fiyatta anlaşmak. Pazarlıkta anlaşmak. Pazarlığı sonuçlandırmak. Mutabık kalmak. Pazarlıkta anlaşmaya varmak. Sonuca varmak.

 

Make a bargain : Bir işi bağlamak. Anlaşmak (pazarlık). Mutabık kalmak. Anlaşmak.

Come to an understanding synonyms : come to an understanding with, enter into an agreement, come to terms with, come to an agreement, come to terms, assents, close the deal, come to an arrangement.