Come to think of it türkçesi Come to think of it nedir

  • Hele bir düşün bakalım.
  • Demişken.
  • Düşün bir kere.
  • Aklıma gelmişken.
  • Madem açtın konuyu.
  • Düşün ki.
  • Hazır aklıma gelmişken.
  • Düşündüm de.

Come to think of it ingilizcede ne demek, Come to think of it nerede nasıl kullanılır?

To : -mek -mak (mastar). İla. Ya. Arasında. Kala. Ye. -e kadar. Karşı. Göre. E.

Think : Düşünmek. Aklına sığdırmak. Bellemek. Aklından geçirmek. Beklemek. Tasavvur etmek. Anmak. Sanmak. Fikirleşmek. Tahmin etmek.

Of : -dan. In. -nın. Hakkında. Den. -den. -den övünerek bahsetmek. -nin. Yüzünden. Nin.

It : O. Şahsiyet. Onu. Ebe (oyunlarda). Cazibe. İlişki. İtalyan. Bilişim. Ebe (oyunda). Ona.

Come to : Ayılmak. Kendine gelmek. Tutmak. Gelmek. Ulaşmak. İlgili olmak. Kalmak. Payına düşmek. İyileşmek. Varmak.

Come to a dead stop : Tamamen durmak. Aniden durmak.

All of it : Hepsi.

Come to a bad end : Kötü sonuçlanmak. Sonu fena olmak. Sonu kötü bitmek. Sonu kötü gelmek. Sonu kötü olmak.

Come to a deadlock : Olduğu yerde saymak. Yerinde saymak. Tıkanmak. Çıkmaza girmek.

Biggest of its kind : Kendisine benzeyenler içinde en büyüğü. Türünün en büyüğü. Çeşidinin en büyüğü.

İngilizce Come to think of it Türkçe anlamı, Come to think of it eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come to think of it ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

By the way : Bu vesileyle. Yol kenarında. Yeri gelmişken. Bu arada. Giderken. Sırası gelmişken. Lafı gelmişken. Bu münasebetle. Hatırımda iken. Söz açılmışken.

By the bye : Şans eseri. Tesadüfen. Laf arasında. Bu arada. Sırası gelmişken.

Speaking of : Hazır bahsetmişken. Lafı açılmışken. Tam sözederken. Bundan hazır söz etmişken. Gelince. Konusu açılmışken. Bahsederken. Sözü gelmişken.

In passing : Geçerken. Tesadüfen. Şans eseri. Bu arada. Laf arasında. Sırası gelmişken.

By the by : Tesadüfen. Laf arasında. Bu arada. Şans eseri. Sırası gelmişken.

Imagine that : Farzet ki. Bir hayal etsene.

Incidentally : Bu arada. Yakında. Bir ara. Rastlantı eseri. Tesadüf eseri. Tesadüfen. Laf arasında. Şans eseri.

Incidently : Bu arada. Laf arasında.

On second thought : Daha iyi düşününce. İyice düşündükten sonra. Tekrar düşündükten sonra. Az önce verilmiş bir karardan vazgeçince söylenir.