Commitments türkçesi Commitments nedir

Commitments ile ilgili cümleler

English: In today's busy world, many people are constantly juggling home, work and social commitments.
Turkish: Bugünün yoğun dünyasında, birçok kişi sürekli ev, iş ve sosyal taahhütlerinde hile yapıyor.

Commitments ingilizcede ne demek, Commitments nerede nasıl kullanılır?

Commitment control : Kesinleştirme denetimi.

Commitment fee : Kredi temdit etmek için ödenilen ücret. Bir finansal kuruluşun kredi açma vaadi karşılığında borçluya tahakkuk ettirdiği ücret. Taahhüt komisyonu. Taahhüt ücreti.

Commitment problem hypothesis : Finansal krizlerin ahlaki çöküntü ve ilk günah önsavından değil, kurumsal yapıların zayıflığı yüzünden kaynaklandığını ileri süren sav. Üstlenme sorunu önsavı.

Airtight commitment : Eksiksiz sorumluluk. Tamamıyla yükümlü olma. Kaçar yolu olmayan bağlılık.

Capital commitment : Gelecek bir tarihte kazanç harcaması gerçekleştirileceği taahhütü. Sermaye taahhütü. Sermaye taahhüdü.

Commitment : Bağlanma. Kesin karar. Vaat. Bağlılık. Bağlantı. Teslim etme. Üstlenme. Hapis hükmü. Suç işleme. Sadakat.

Meet a commitment : Taahhüdü yerine getirmek.

Recommitment : Tekrar görüşülmek üzere komisyona iade etme. Bir sorunun parlamento tarafından komisyona iade edilmesi.

 

Written commitment : Yazılı vaat. İmzalı kontrat. Yazılı sözler. Kontrattaki zorunluluk.

Time commitment : Zaman taahhüdü.

İngilizce Commitments Türkçe anlamı, Commitments eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Commitments ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enterprise : Atılım. Girişim. Firma. Tecimsel ya da yapımsal bir kuruluşa ilişkin yeri ya da çiftliği, bir maden ocağı ve benzerlerini verimli bir duruma getirip kazanç sağlama. tecimsel ve yapımsal çalışmaları amaca uygun bir düzeyde verimli bir niteliğe ulaştıran kuruluş. çalışma yeri. Şirket. Kuruluş. Gözüpeklik. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Atılganlık. Yatırım.

Incumbrance : Yük. Bir mülk üzerinde alacak iddiası veya haciz (hukuk terimi). Ağırlık. Engel. Gayri menkulle yüklenen külfet veya mükellefiyet. Sorumluluk. Borç. Destek için başkasına bağımlı olan (özellikle de bir çocuk). Yükümlülük.

Violating the law : Kanunu çiğneme. Yasayı çiğneme. Kanunları çiğneme. Kanun düzenine uymayı reddetme.

Delivery : Konuşma tarzı. Verme. Sevkiyat. Bir şeyi, verilmesi gereken yere verme. Konuşma biçimi. Servis. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Temin.

Committing : Rehin verme. Gerçekleştirme. Yapma. Görevlendirme. Emanet etme. Söz verme.

Dixit : Laf. İfade. (latince) ifade. Telaffuz.

Expression : İfade etme. Yüz ifadesi. Tabir. Bir genin kendini ifade etmesi, fonksiyonel protein üretimi. İbare. Deyim. Deyiş. Ekspresyon. Ton. Anlatım.

 

Auto link : Özdevimli bağ. Özdevinimli bağ. Otomatik bağ. Otomatik bağlantı. Özdevimli bağlantı.

Pignus : Mülkiyet yerine zilyetliğin rehin alana devredildiği rehin akdi. Teminat. İpotek. Rehin. Rehin akdi.

Liabilities : Mesuliyet. Borç. Sorumluluk. Düyun. Ödenecek borç. Borçlar toplamı. Borçlar. Pasifler. Sorumluluklar.

Commitments synonyms : committedness, plight, accouplement, cooperation, connecting, consecration, ceding, committal, bracings, acpt, deliveries, plights, expressions, affidavit, bracing, dedition, asseveration, faithing, serious mindedness, assurance, devotion, affixture, faiths, channel, foldup, commitment, assurances, enterprize, seriousness, loyalty, communalism, delivering, allegiance.

Commitments zıt anlamlı kelimeler, Commitments kelime anlamı

Competition : Yarış. Herhangi bir etkinlik alanında ayrı ayrı kişi ya da gruplar arasında sürdürülen üstün olma mücadelesi. Yarışma. Deneme. Çekişme. Rekabet. Yarışım. Konkur. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki populasyon arasında süren mücadele. Atletizm, biyoloji, iktisat, eskrim, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Frivolity : Hafiflik. Sululuk. Havailik. Delişmenlik. Eğlence. Ciddiyetten yoksun hareket veya söz. Manasızlık. Ciddiyetsizlik. Saçmalık. Anlamsızlık.