Compensation türkçesi Compensation nedir

  • Tazminat hukuku.
  • Ödünleme.
  • Kamu yararı amacıyla, taşınmazı kamulaştırılan kişiye, bu işlemi gerçekleştiren kamu kuruluşunun yasalar uyarınca ödediği para.
  • Yerini doldurma.
  • Faydalı taraf.
  • Tazminat.
  • Bedel.
  • Ücret.
  • Taşınmazı kamulaştırılan bir kimseye, yasalarda belirtilen yöntemlere göre hesaplanarak verilmesi gereken ödence.
  • Kompenzasyon.
  • Ödün.
  • Ödence.
  • Yedekleme.
  • Telafi.
  • Mükafat.
  • Herhangi bir zarara yol açan kişinin bu zararı karşılaması için ödemesi gereken para.
  • Tazmin.
  • Örneklemeyle elde edilen bir örnek evrende çeşitli nedenlerle örnekten düşürülenlerin yerine konmak üzere daha başlangıçta örnek büyüklüğünün % 10 kadar büyük tutulması.
  • Maaş.
  • Kamulaştırma karşılığı.
  • Olumlu taraf.
  • Karşılama.
  • Bitki, eğitim, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Taviz.
  • Bireylerin, toplumsal kümelerin toplum içindeki yerlerine yönelmiş bir çekince saydıkları etkileri önlemek, onlardan kaçınmak ya da onları gidermek üzere gösterdikleri bir tepki.
  • Sistemler ve organlarda bir bölümün çalışması bozulduğu zaman diğer bir bölümün fazla çalışarak onun işini üzerine alması.
  • Bireyin, belli bir çalışma alanında başarı göstererek ya da özel bir davranış yolu seçerek, bilinçli ya da bilinçsiz olarak geliştirdiği yetersizlik ve aşağılık duygularını yenmesiyle kişiliğini dengede tutması.
 

Compensation ile ilgili cümleler

English: He received no compensation for his service.
Turkish: O hizmeti için hiçbir bedel almadı.

English: Did you receive any compensation for the damaged luggage?
Turkish: Hasarlı bagaj için hiç tazminat aldın mı?

Compensation ingilizcede ne demek, Compensation nerede nasıl kullanılır?

Compensation coil : Dengeleme bobini. Denge bobini.

Compensation depth : Fotosentez ile üretilen oksijenin, solunum olayı ile tüketilene eşitlendiği su kesimi seviyesi. Kompenzasyon derinliği.

Compensation for injuries : Dokuncalı olaylarda işçiye verilen dokunca ödencesi. Kaza ödencesi.

Compensation pendulum : Dengeleme sarkacı.

Compensation plate : Denge levhası.

Cold junction compensation : Soğuk bağlantı dengelemesi.

Attenuation compensation : Zayıflama dengelemesi. Zayıflama düzeltimi.

Compensation principle : Gönenç karşılaştırmalarında temel alınan ve bir politika değişikliğinde bu değişiklikten kazançlı çıkanların, zarar görenlerin kayıplarının bir kısmını tazmin etmeleri durumunda pareto iyileştirmenin sağlanacağını ifade eden ilke. krş. kaldor-hicks ölçütü, scitovsky ölçütü. Tazminat prensibi. Tazminat ilkesi. Nüfusun bir kısmı için yararlı ise ve sonucu olan zararları sağlarsa çekici olan ekonomi politikası teorisi.

 

Claim compensation : Bedel talep etmek. Tazminat talep etmek.

As a compensation : Geri ödeme olarak. Hakkını vererek. Bedel olarak. Telafi olarak.

İngilizce Compensation Türkçe anlamı, Compensation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compensation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forfeit : İhmalden dolayı kaybedilen şey. Ceza olarak kaybetme. Kaybetmek. Kayıp. Ceza olarak vermek. Ceza olarak kaybetmek. Yoksun kalmak. Bir hakkınından mahrum kalmak. Zarar.

Consideration : Husus. Değerlendirme. Bilimsel düşünce. Tefekkür. Ehemmiyet. Göz önüne alma. Dikkat. Saygınlık. Düşünce.

Backup : Sıkışıklık. Trafik sıkışıklığı. Yedek. Yardım. Yedeğini almak. Tabla yedeği. Destek. Başkasının yerine geçmeye.

Trade off : Mübadele. Kabul. Uzlaşma. Birini diğeri ile değiştirme. Uyuşma. Değiş tokuş. Al ver.

Offsetting : Mahsup etmek. Dengeleme. Mahsup etme. Kaydırmak. Denkleştirme. Denkleştirici. Mahsup.

Quittance : İbraname. Alındı. Aklanma. Affolunma. İbra kağıdı. Karşılık. Borçtan kurtulma. Borcu kalmama.

Earning : Kazanılan para. Kazanma. Gelir. Para kazanma. Kar. Kazanç.

Condonations : Hoşgörme. Göz yumma. Hoş görme.

Indemnity : Koruma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Zarar ödemesi. İşçilerin belirli ücretleri dışında kendilerine verilmekte olan dinlence, bayram ücretleri, güvence ve yaşlılık vb. karşılığı ödemeler. Garanti. İşçi ödencesi. Kefalet.

Compensation synonyms : workmen's compensation, compensations, plume, guerdons, receptions, equivalent, emolument, carrot, reparation, guerdon, binding, correction, recompense, pensioned, compo, purchase money, considerations, hire, reimbursement, restitutions, pluming, recoveries, pension, compromise, gratuities, overcompensation, recompenses, concessions, amends, restitution, fee, satisfaction, redress.

Compensation ingilizce tanımı, definition of Compensation

Compensation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or principle of compensating.