Competitive firms türkçesi Competitive firms nedir

  • Aksak rekabet piyasasında türdeş veya farklılaştırılmış mallar üreten ve birbirleriyle rekabet eden üreticiler.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Rakip üreticiler.

Competitive firms ingilizcede ne demek, Competitive firms nerede nasıl kullanılır?

Competitive : Rakip olan. Yarışmaya dayanan. Rekabete dayalı. Başkalarıyla rekabet edebilir. Rekabet edebilen. Rekabet eden. Hırslı. Rekabetçi. Yarışma türünde. Rekabete dayanan.

Firms : Sağlık ekibi. Şirket. Firma. Ekip.

Competitive edge : Rekabet üstünlüğü. Avantaj. Rekabet avantajı.

Competitive exclusion principle : İki farklı türün ekolojik nişi sürekli olarak işgal edemeyip bir tanesinin elenmesi ilkesi. Gause ilkesi.

Competitive inhibition : Rekabetli inhibisyon. Yarışmalı engelleme. Rekabetli baskılama. Yarışmalı inhibisyon. Yarışmalı antagonizma. Kompetetif antagonizma. Yapı olarak substrata benzeyen ve enzimin etkin merkezinde substratın bağlandığı bölgeye bağlanmak için substratla yarışan inhibitörlerin neden olduğu ve substrat konsantrasyonun artırılmasıyla inhibisyonun engellenebildiği geri dönüşlü bir inhibisyon tipi.

Competitive market : Rekabetçi piyasa. Rekabet piyasası. Rekabetçi pazar.

İngilizce Competitive firms Türkçe anlamı, Competitive firms eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Competitive firms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Competitive firms synonyms : competitive producers, abnormal budget receipts, a change in demand, ability to pay principle, a type mutual funds, abnormal budget, a group shares, a shift in supply.