Complainer türkçesi Complainer nedir

Complainer ingilizcede ne demek, Complainer nerede nasıl kullanılır?

Complainers : Şikayetçi. Sızlanan. Hoşnutsuz. Şikayet eden kimse.

Complained : Şikayet etmek. Gık demek. Şikayetçi olmak. Yakınmak. İhbar etmek. Dava açmak. Ağlamak. Dertlenmek. Sızlanmak. (sürekli) şikayet etmek.

Complain about : -ile ilgili kusur bulmak. Yakınmak. -ile ilgili memnuniyetsizlik ifade etmek. Şikayetçi olmak.

Complain against : -e karşı çıktı. -den memnuniyetsizlik ifade etti. İtiraz etti.

Complain of : Yakınmak. Acı hissi ifade etmek. -den memnuniyetsizlik belirtmek. Hoşnutsuzluk ifade etmek.

Complainant : Davacı. Şikayet sahibi. Müşteki. İtiraz eden kimse. Yakınan. Şikayetçi.

Complains : Söylenmek. Yakınmak. Dava açmak. Şikayet etmek. Şikayetçi olmak. Sızlanmak. İhbar etmek.

Complaintive : Şikayetçi.

Complainants : Davacı. Yakınan. Şikayet sahibi. Şikayetçi. İtiraz eden kimse. Müşteki.

Complaining : Söylenme. Sızlanma. Nağme. Sızlanan. Şikayet eden. Ağlama. Şikayet etme.

İngilizce Complainer Türkçe anlamı, Complainer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Complainer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Malcontent : Memnun olmayan. Tatmin olmayan. Hoşnutsuz kimse. Tatminsiz.

 

Displeased : Gücendirilmiş. Kırgın. Gücenmiş. Gücendirilen. Memnuniyetsiz. Dargın.

Grumblings : Şikayet etme. Mırıldanma. Dırıltı. Tedirgin. Homurdanma. Huysuz. Dırdır. Mırıltı. Mızırdanma.

Bellyaching : Memnuniyetsizlik. Dırdır etme. Sürekli şikayet etme. (argo) dırdır etme. Sızlanma.

Querulous : Huysuz. Titiz. Yakınan. Mızmız. Dırdırcı. Şikayet eden. Aksi. Söylenen.

Averse : Karşı. Zıt. Hazzetmez. Karşıt. İçtinap. İsteksiz. Muhalif. Gönülsüz. Aksi görüşte olan.

Cry baby : Çocuk gibi ağlayan kimse. Ağılama veya şikayet etme eğilimi olan kimse. Önemsiz şeyler için ağılayan kimse.

Distempered : Badanalamak. Memnuniyetsiz. Gerginlik. Hastalıklı (distempered body {hastalıklı vücut}, distempered limb {bozulmuş uzuv}, a distempered head or brain {hastalıklı kafa veya beyin} gibi). Rahatsızlık. Rahatsız etmek. Vücutta enfekte olmuş veya akılda karışık. Hastalık. Rahatsız.

Complainer synonyms : unpleasant person, disagreeable person, complaintive, complainers, whiner, squawker, complaining, dirgeful, whimperer, inappreciative, bellying, sniveller, shipbuilding, discontented, gripers, moaner, griper, kvetch, plaintive, malcontents, carping, whining, frowning, ill pleased, crybaby, jaundiced, orators, disgruntled, grumbler, complainant, whiners, bellyacher, infelicitous.

Complainer ingilizce tanımı, definition of Complainer

Complainer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who finds fault. A murmurer. One who complains or laments.