Comply türkçesi Comply nedir

  • Razı olmak.
  • Boyun eğmek.
  • Baş eğmek.
  • İtaat etmek.
  • Uyumlu olmak.
  • Uymak.

Comply ile ilgili cümleler

English: We want to comply.
Turkish: Biz uymak istiyoruz.

English: I can not comply with your request.
Turkish: Ben senin ricana uyamam.

English: You must comply.
Turkish: Uyumlu olmalısın.

English: The convicted drug dealer was willing to comply with the authorities to have his death sentence reduced to a life sentence.
Turkish: Mahkûm uyuşturucu satıcısı ölüm cezasını ömür boyu hapis cezasına düşürtmek için yetkililere boyun eğmeye istekliydi.

English: I forced him into complying with my wish.
Turkish: Benim arzuma boyun eğmesi için onu zorladım.

Comply ingilizcede ne demek, Comply nerede nasıl kullanılır?

Comply with : Uymak yerine getirmek. Bağdaşmak. İtaat etmek. Boyun eğmek. Riayet etmek. Uymak. Uyum sağlamak. -e uymak. Razı olmak. Uygun olmak.

Comply with the law : Kanuna riayet etmek. Kanuna uymak.

Omitted to comply : Yerine getirmekten kaçındı. Tamamen razı olmadı. İhlal etti. Belirli kurallara uymadı.

Complying : Uymak. Uyma. Boyun eğmek. Razı olma. Razı olmak.

Noncomplying : Riayet etmeyen. İtaatkar olmayan. Uysal olmayan. Yumuşak başlı olmayan. Söz dinlemeyen.

Complain : Söylenmek. Dava açmak. Gık demek. Şikayet etmek. Sızıldanmak. Dertlenmek. Ağlamak. İhbar etmek. (sürekli) şikayet etmek. Yakınmak.

 

Complainant : Şikayet sahibi. Şikayetçi. Davacı. Müşteki. İtiraz eden kimse. Yakınan.

Complacently : Kendinden memnun bir şekilde. Kendini beğenmiş bir şekilde. Huzurlu bir şekilde. Sakince. Kendini beğenmiş bir halde. İlgisizce.

Complain about : -ile ilgili memnuniyetsizlik ifade etmek. Yakınmak. -ile ilgili kusur bulmak. Şikayetçi olmak.

Complacent : Kanaatkar. Kayıtsız. Keyfi yerinde. Rahat. İlgisiz. Kendi kendine yeten. Boşveren. Kendinden hoşnut. Halinden memnun.

İngilizce Comply Türkçe anlamı, Comply eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comply ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accorded : Uyum sağlamak. Bağdaşmak. Vermek.

Stick to : Değiştirmeyi reddetmek. Yerine getirmek. Sadık kalmak. Terketmemek. Ayrılmamak. Sıkı sıkıya sarılmak. -e yapışmak. Yapışmak. Tutmak. Vazgeçmemek.

Bend the knee : Yola gelmek. Diz çökmek. Üstünlüğünü kabul etmek. Karşısında diz çökmek.

Acquiescing : Kabul. Kabul etmek. Karşı çıkmamak. Sorgusuz kabul eden. Sorgusuz kabul etme.

Accept : Kabul etmek. Kabullenmek. Onaylamak. Almak. Hazmetmek. Üstlenmek. Evet demek. Normal karşılamak. Anlamak.

Abided : Dayanmak. Baki kalmak. Beklemek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Sadık kalmak. Çekmek. Sadik kalmak. Kalmak. İkamet etmek.

Adapt : Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Adapte etmek. Uyarlamak. Uyum sağlamak. Aktarmak. Alışmak. Yabancı bir tiyatro yapıtını yerli dile çevirirken, kişileri, olayları, töreleri yöreselleştirmek. yabancı yapıtı yöresel havaya uygun biçimde yerleştirme. Uydurmak. İntibak ettirmek. Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yerel koşullar ve özellikler göz önüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak, örnek : molière'in scapin'in dolapları adlı oyununun ayyar hamza olarak uyarlanması. bir romanı ya da öyküyü sahne için yeniden derleme, düzenleme. örnek : reşat nuri güntekin'in çalıkuşu romanının oyun yapılması gibi.

 

Submits : Kendini adamak. Boynunu eğmek. Sunmak. Öne sürmek. İbraz etmek. Söylemek. Göndermek. Ram olmak. Arz etmek.

Agrees : Rıza göstermek. Birleşmek. Uymak (bir başka şeye). Yaramak. Kabul etmek. Anlaşmak. Uyuşmak. Aynı fikirde olmak.

Comply synonyms : complies, harmonizes, accede to, obeyed, accords, adopt, conform to, adapt oneself, tuned, accepting, bow to, comply with, correspond to, bend, accommodate, oblige, acquiesces, obeys, agree to, accord, accede, bends, buckle, bow, accommodate oneself, acceding, submit, toe the line, abide, bowed down, abide by, buckle under, acquiesced.

Comply zıt anlamlı kelimeler, Comply kelime anlamı

Disobey : Söz dinlememek. İhlalde bulunmak. Karşı gelmek. Uymamak. İtaat etmemek. Riayet etmemek. İtaatsizlik etmek. Dinlememek. -e uymamak.

Disoblige : Gücendirmek. Hatırını kırmak. Yardımı reddetmek. Ricasını yerine getirmemek.

Violate : Çiğnemek. İhlal etmek. Tutmamak (söz). -in kutsallığını bozmak. Uymamak. Irzına geçmek. Tecavüz etmek. Bozmak. İhlalde bulunmak. Saygısızlık etmek.

Comply ingilizce tanımı, definition of Comply

Comply kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Usually followed by with. To fulfill. To accomplish. To yield assent. To accord. To consent or conform. Agree, or acquiesce. To adapt one`s self.