Compositions türkçesi Compositions nedir

Compositions ile ilgili cümleler

English: You had better read your teacher's comments on your compositions one more time.
Turkish: Öğretmeninin kompozisyonlarınla ilgili yorumlarını bir kez daha okusan iyi olur.

English: When first year students write compositions, shouldn't they leave spaces between words?
Turkish: Birinci sınıf öğrencileri kompozisyon yazdıklarında, kelimeler arasında boşluklar bırakmaları gerekmiyor mu?

Compositions ingilizcede ne demek, Compositions nerede nasıl kullanılır?

Decompositions : Çürüklük. Alt gruplara ayırma. Dağılma. Çürüme. Bozulma. Dekompozisyon. Ayrıştırma. Analiz. Ayrışma. Bozuşma.

Composition of water : Suyun bileşimi.

Composition series : Bileşke dizisi.

Composition variation : Bileşim değişmesi. Bileşim değişimi.

Organic composition of capital : Sermayenin organik bileşimi. Marksist kuramda, sermayenin teknik bileşimindeki değişmelere bağlı olarak değişen sermayenin değer bileşimi.

Compatible composition : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uygun çerçeveleme. Herhangi bir film görünçlüğünün, başka bir çerçeve oranında gösterildiğinde, önemli bölümleri yitirilmeyecek biçimde düzenlenmesi.

 

Atmosphere composition : Atmosfer bileşimi.

Value composition of capital : Sermayenin değer bileşimi. Marksist kuramda, değişmeyen sermayenin değerinin değişen sermayenin değerine oranı. bu oran fiyatlardaki dalgalanmaya bağlı olarak sürekli değişebilmektedir.

Bath composition : Banyo bileşimi. Yunak bileşimi.

Carcass composition : Karkas bileşimi. Karkas kalitesini önemli ölçüde etkileyen, karkası oluşturan kas, yağ ve kemik doku oranı. Karkas kompozisyonu.

İngilizce Compositions Türkçe anlamı, Compositions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compositions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Composite : Bileşikgillerden olan (botanik terimi). Muhtelif. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Çeşitli. Karma. Birçok parçalardan oluşan. Mürekkep. Alaşım. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntü ile sesin aynı film üzerinde yer alması durumu.

Ambrosia : Güzel kokulu. Tanrı yemeği (mitoloji terimi). Ölümsüzlük yemeği (mitoloji terimi). Tadı ve kokusu güzel şey. Çok lezzetli yemek. Leziz şey. Ölümsüzlük yemeği. Tanrı yemeği. Çok leziz yiyecek. Leziz.

Bloods : Huy. Kan bağı. Soy. Los angeles'ta başlayan ve tüm birleşik devletler'e yayılan sokak çetesi (crips'in baş rakibi). Adam öldürme. Asalet. Kan. Dem. Akrabalık.

 

Constitution : Karakter. Yol yordam. Yaradılış. Huy. Jimnastik, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kural. Temel yapı (bünye). Oluşturma. Esas kanun.

Chemistry : Kimyası. Yalınç cisimlerin özelliklerini, bu cisimlerin molekülce birbiri üzerindeki etkilerini ve bu etkileşimden ortaya çıkan bileşimleri inceleyen bilim. öğrencilere doğayı oluşturan özdeklerin yapısını, bu özdeklerin hangi koşullar altında ve hangi ilkelere göre birleştiğini ve değiştiğini anlatmak; kimyanın bugünkü uygarlığa ve teknik gelişmelere olan katkısını açıklamak; kimya olayları ile canlıların yaşayışı arasındaki sıkı bağları göstermek amacıyla orta dereceli okullarda okutulan ders. Özdeklerin temel yapılarını, bileşimlerini, dönüşümlerini; çözümleme, bireşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim dalı. Kimya. Kimya bilimi. Simi. Kemistri. Eğitim, kimya alanlarında kullanılır. Madde yapısı.

Production : Bir oyunun bir yönetmen önderliğinde, yeterli sayıda çalışmadan sonra seyirci önünde oynanışı. Mal ve hizmetleri bir dizi işlemden geçirerek biçim, zaman ve mekan boyutuyla faydalı hale getirmek veya faydalılıklarını artırmaya yönelik her türlü etkinlik. Malların biçim ve bileşiminde değişiklik yaparak ekonomik anlam ve alanda yararlı sonuçlara varma. olumlu nitelikteki malların niceliğini çoğaltma, artırma. yapımsız ya da yarı yapımlı özdeği el, makine ile işleyerek kimyasal ya da fiziksel niteliğini değiştirme. ekme ya da dikme yolu ile yeni ürün sağlama. Gösteri. Verim. Sahneye koyma. Üretme. Yapımcılık. Sinema yapımcısının işi. tv. televizyon yapımcısının işi; izlencecilik.

Character : Huy. Harf türü. İnsanın etkinliklerine, yaşama koşullarına bağlı olan ve eylemlerinde açığa vurulan durağan düşünüş özelliklerinin tümü. Karakteristik yapı. Tip bir kimse. Bir türün bireylerinin sahip olduğu biçim, renk, büyüklük, yapı özellikleri. genlerin etkisi ile meydana çıkarak dölden döle taşınırlar. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, sinema, televizyon, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlının morfolojik ve fizyolojik özelliklerinden her biri. Ayrıtlık. Karakter.

Agreeing : Aynı fikirde olma. Kabul eden. Razı olma eylemi veya durumu. Kabul ederek.

Artifact : Yapay olgu. İnsan yapımı. Elişi. Eser. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapaylık. İnsan eliyle yapılan şey. İlk insanların yaptığı sanat eseri.

Productions : Yapım. İmal. Üretim. Üretme. Eser.

Compositions synonyms : compo, characteristics, attribution, agreement, collected, collected works, amicable settlement, work, collecting, blood, descant, codons, descanting, eligibility, agreements, beings, bdg, contrivances, alliance, chemistries, coupling, synthesis, melodies, union, architecture, combination, coordinations, essences, dispensation, characteristic, compounding, formula, contexture.

Compositions zıt anlamlı kelimeler, Compositions kelime anlamı

Disintegrative : Birleştirici olmayan. Küçük parçalara bölünmeye eğilimli. Bütünleyici olmayan.