Compulsion türkçesi Compulsion nedir

Compulsion ile ilgili cümleler

English: He could not control his compulsion to kill.
Turkish: O, öldürme dürtüsünü kontrol edemedi.

Compulsion ingilizcede ne demek, Compulsion nerede nasıl kullanılır?

Obsession compulsion : Saplantı haline gelmiş olan bazı davranışları sürekli tekrarlama ihtiyacı. Nevrotik saplantı.

Repetition compulsion : Tekrarlama zorlanımı.

Under compulsion : Baskı altında. Zorla.

Upon compulsion : Zorla. Baskı altındayken. Baskıyla. Zorlamayla. Cebirle.

Compulsions : İcbar. Yükümlülük. Dürtü. Zorlanma. Zorlama. Güç kullanma. Cebir. Mecburiyet. Zorunluluk. Baskı.

Compulsory auction : Cebri satış. Zorunlu satış.

Compulsiveness : Zorlayıcılık. Tutkudan doğma durumu. Dürtü etkisiyle yapılan bir şey. Düşünceler ve dürtülerle kontrol edilme niteliği.

Compulsive rule : Buyurucu kurallar.

Compulsory attendance : Devam zorunluluğu. Mecburi hazır bulunma. Gerekli katılım. Devam mecburiyeti.

Compulsorily : Mecburen. Zorla. Zorunlu olarak. Mecburiyetten.

İngilizce Compulsion Türkçe anlamı, Compulsion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compulsion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Impetus : Güdü. Uyarı. Hız. Yüreklendirme. İtici güç. Güç. Şiddet. Enerji.

Cult : Moda. Heves. Putperestlik. İnanç. Mezhep. Birey ya da topluluklarca, tanrılara, yüce varlıklara, atalara, ölülere, efsane kahramanlarına; kutsal olarak nitelenen hayvan ve bitkilere; güneş, ay, yıldız, su, ateş, taş vb. doğal öğelere karşı inanç ve bağlılık göstermek üzere yapılan davranışların topu. Kült. Rağbet. İbadet.

Crucials : Kritik. Elzem. Çok önemli. Çapraz. Can alıcı. Mühim. Ehemmiyetli. Kesin.

Exigence : İhtiyaç. Acil durum. Gerek. Gereklilik.

Cruel : Kalpsiz. Hain. Gaddarca. Zalim. Amansız. Hissiz. Korkunç. Çekilmez. Çok acı. Dayanılmaz.

Edition : Yayımlama. Bası. Basılıp ortalığa sürülen kitap, gazete ve dergi gibi okunan şeylerle radyo ya da televizyon ile her yana yayılıp dinlenen ya da her yerde seyredilen şeyler. Basım. Tiraj. Kağıt, kumaş vb. üzerine birtakım kalıplardan yararlanarak elle, özel aygıt ya da makine ile yazı, resim, bezeme vb. basma işi. aynı kalıplarla aynı biçimde yapılan basım sonucu ortaya çıkan ürünler. bk. ikinci (üçüncü, dördüncü...) basım, yeni basım, gözden geçirilmiş yeni basım. Sürüm. Bir yapıtın aslından çoğaltma ile elde edilen sayılarının hak iyesinin izniyle satışa çıkarılması, dağıtımı ya da başka bir yolla satışa çıkarılmasıyle kamuya sunulması. Tabı.

Coerce : Mecbur etmek. Tazyik etme. Zorlamak. Baskı yapma. Baskı altında tutmak. İcbar etme. Bir şeyi kabule zorlamak. Mecbur etme. Baskı yapmak.

Annulment : Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Yokarma. Iskat. Bozma. Fesh. Evliliğin iptali. İptal. Fesih. Yürürlükten kaldırma.

 

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Bd : Borç sözleşmesi. Teminat. Mukavele. Borç senedi. Bond (teminat).

Compulsion synonyms : irrational impulse, irrational motive, onomatomania, irresistible impulse, exaction, constraints, duty, requisite, administrative districts, motivations, being compelled, being pumped, accountability, imposition of duties, imperatives, answerableness, essentiality, exigency, impulses, accountableness, arm twisting, abstention, complicated, impetuses, buffetings, ardous, ambitions, motivation, exigences, algebraic, exserting, crueler, addiction.

Compulsion ingilizce tanımı, definition of Compulsion

Compulsion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of compelling, or the state of being compelled. Subjection to force. The act of driving or urging by force or by physical or moral constraint.