Concrete türkçesi Concrete nedir

  • Katılaşmak.
  • Somutlaştırmak.
  • Donmak.
  • Maddesel.
  • Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Maddi.
  • Duyu organlarıyla algılanabilir ya da doğrudan görgül gerçekliği olan nesne. bk. soyut.
  • Nesnel gerçekliğin tümünün, eşdeyişle onu oluşturan türlü yanların ve bunlar arasındaki ilişkilerin duygularla algılanabilen ya da kavranabilen, belli bir zaman ve yerdeki niteliği.
  • Belli.
  • Sertleşmek.
  • Kesin.
  • Betonla kaplamak.
  • Beton.
  • Elle tutulur.
  • Somut.
  • Katılaştırmak.
  • Betonlamak.
  • Beton betonlamak.
  • Açık.
  • Gerçekten var olan.

Concrete ile ilgili cümleler

English: When the concrete is hard, we use an electric drill instead of a pin chisel.
Turkish: Beton sert olduğu zaman pim keski yerine elektrikli matkap kullanırız.

English: We have ninety minutes to carry the concrete from the mixing plant to the worksite.
Turkish: Karıştırma tesisinden şantiyeye beton taşımak için doksan dakikamız var.

English: If the demolition of buildings gets out of control, the city is faced with the risk of turning into a pile of concrete.
Turkish:

English: The concrete layer of the nuclear reactor's shielding will be destroyed using controlled explosions.
Turkish: Nükleer reaktörün koruyucu somut tabakası kontrollü patlamalar kullanılarak imha edilecek.

English: It's a shame that concrete doesn't burn.
Turkish: Ne yazık ki beton yanmaz.

 

Concrete ingilizcede ne demek, Concrete nerede nasıl kullanılır?

Concrete beam : Beton kiriş.

Concrete block : Beton kaide. Beton blok.

Concrete bridge : Beton köprü.

Concrete column : Beton sütun. Beton kolon.

Concrete culvert : Beton menfez.

Concrete curb : Beton kıyı taşı. Beton bordur taşı.

Concrete music : Elektronik aygıtlarla elde edilen, bazen de doğadaki seslerden yola çıkarak sağlanan seslerin elektronik aygıtlarda düzenlenmesi, birleştirilmesi, işlenmesiyle gerçekleştirilen müzik. Somut müzik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaydedilmiş ve elektronik olarak değiştirilmiş olan olağan seslerden oluşan müzik kompozisyonu.

Concrete jungle : Beton yığını.

Concrete mixer : Beton mikseri. Betonyer. Betonkarar. Malaksör. Beton karıştırıcı. Beton doldurmak ve karıştırmak için kullanılan dönen deposu olan büyük kamyon. Betoniyer.

Concrete mixing machine : Betonkarar. Beton karıştırıcı. Betonyer. Betoniyer.

İngilizce Concrete Türkçe anlamı, Concrete eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concrete ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

As large as life : Orijinal ölçüde. Sapasağlam. Ta kendisi (bir de ne göreyim veya tam karşımda veya gelmiş). Gerçek boyutta. Gerçek. Doğal büyüklükte. Bizzat. Hakiki.

 

Palpable : Düpedüz. Ortada. Palpabl. Gözle görünür. Ele gelir. Belirgin. Açıkça. Elle dokunulabilir. Dokunulabilir.

Real : Real (finlandiya terimi). Hakiki. Gerçekten. Gerçek. Harbi. Nesnel olan ve olanağın gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan (nesne, koşul, durum). Samimi. Cidden. Asıl.

Pavement : Taş. Tretuvar. Kaldırım. Döşeme. Yol döşemesi. Bir yolun, sokağın kenarında yalnız yayaların geçmesine ayrılan, azıcık yükseltilmiş dar bölüm. Yol kaplaması. Trotuar. Tretuar.

Concreteness : Dokunurluluk. Elle tutulur olma. Gerçek değer. Somutluk.

Curdle : Kaymak tutmak. Pıhtılaşmak. Peynirleşmek. Sütü kesmek. Süt kesmek. Kesilmek. (süt) kesilmek. Süt kesilmek. Pıhtılaştırmak.

Gelate : Jele dönüşmek. Jelleşmek. Jöle haline gelmek. Pıhtılaşmak.

Fixates : Gözlerini dikmek. Sabitleştirmek. Tesbit etmek. Takmak. Yapıştırmak. Bağlamak.

Jell : Jöle. Tutmak. Pelte. Şekil almak. Pelteleşmek. Jöle yapmak. Anlaşılır olmak. Peltekleşmek. Pelteleştirmek.

Earthiest : Topraklı. İncelikten yoksun. Bedensel. Dünyevi. Bedensel zevklerle ilgili. Kaba. Bedendel zevklerle ilgili. Toprağa benzer. Topraksı.

Concrete synonyms : existent, clean cut, a hundred percent, axiomatical, become tough, objective, hylic, bake, imbody, apparent, become rigid, cheese it, apodictic, determinate, congeal, become stiff, cement, materialistic, indurates, explicits, tangible, practical, curdless, certain, fixating, become solid, evident, incarnating, above board, frost, incarnated, corporals, presentative.

Concrete zıt anlamlı kelimeler, Concrete kelime anlamı

Abstractness : Soyutluk.

Impractical : Pratikten yoksun. Kullanışsız. Elverişsiz. Beceriksiz. Saçma. Pratik olmayan. Yapılamaz. Mantıksız. Kullanışlı olmayan. Uygulanamaz.

Abstract : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Soyutlamak. Heykel. Almak. Soyutlama yapmak. Özet çıkarmak. Soyut. Genel. Damıtmak (biyoloji terimi). Çalmak.

Concrete antonyms : unreal, intangible, gaseous, liquid.

Concrete ingilizce tanımı, definition of Concrete

Concrete kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : United in a solid form. Hence, formed by coalition of separate particles into one mass. United in growth. To unite or coalesce, as separate particles, into a mass or solid body. To form into a mass, as by the cohesion or coalescence of separate particles. A compound or mass formed by concretion, spontaneous union, or coalescence of separate particles of matter in one body.