Contract türkçesi Contract nedir

  • (hastalığa) yakalanmak.
  • Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge.
  • Daralmak.
  • Kasmak.
  • Sözleşme yapmak.
  • Buruşturmak.
  • Bir oyuncunun tiyatro yönetimiyle yaptığı yazılı anlaşma.
  • Kontrat.
  • Daraltmak.
  • Kasılmak.
  • Sözleşme.
  • Mukavele.
  • Ölçüsünü küçültmek.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Kontrat yapmak.
  • Anlaşma yapmak.
  • Bağıtlaşmak.
  • Yanların ilintisiz isteklerini açığa vurarak anlaşmaları. kişilerin, yandaş olarak bir hakkı değiştirmek, ortaya çıkarmak ya da düşürmek amacıyla yasalar çerçevesinde iç güdülerine dayanarak imzaları altında yaptıkları karşılıklı ve yazılı bildirim.

Contract ile ilgili cümleler

English: Ali is reading over the contract right now.
Turkish: Ali şimdi baştan başa sözleşmeyi okuyor.

English: Ali handed the contract to Mary.
Turkish: Ali sözleşmeyi Mary'ye uzattı.

English: Ali translated the contract into French.
Turkish: Ali sözleşmeyi Fransızcaya çevirdi.

English: Ali signed the contract first.
Turkish: Ali önce sözleşmeyi imzaladı.

English: Ali didn't read the contract as carefully as he should have.
Turkish: Ali sözleşmeyi okuması gerektiği kadar dikkatlice okumadı.

 

Contract ingilizcede ne demek, Contract nerede nasıl kullanılır?

Contract a debt : Borca girmek.

Contract a disease : Hastalığa yakalanmak. Bir rahatsızlığa yakalanmak. Bir hastalığa yakalanmak.

Contract an engagement : Taahhüt etmek.

Contract book : Mukavele defteri.

Contract bridge : Briç oyunu.

Contract for futures : Vadeli sözleşme.

Contract of insurance : Sigorta sözleşmesi.

Contract department : Bir büyük işletmenin büyük alıcılara fazla nicelikte ve çok kez indirimli mal satan dalı. Sözleşme bölümü.

Contract debts : Borç para almak. Borca girmek. Borçlanmak. Borç yapmak.

Contract law : Sözleşmeler düzenlemelerini belirleyen hukuk. Sözleşmeler hukuku. Sözleşme hukuku.

İngilizce Contract Türkçe anlamı, Contract eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contract ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Subcontract : Alt mukavele. Alt sözleşme. Taşerona vermek (işi). Taşeronluk anlaşması. Taşere etmek. Taşeron sözleşmesi yapmak. Taşeronluk etmek. Alt mukavele yapmak. Taşeron sözleşmesi. Yüklenici ile taşeron arasında yapılan sözleşme.

Narrowed : Daraltılmış. Daralmış. Kısmak.

Clamping : Sıkıştırmak. Kenetleme. Tutturma. Kelepçeleme. Kenetlemek. Kasma. Saplantı. Sıkma. Kenetleyen.

Engagement : Taahhüt. Vuruşma duruşunda, savutların uçlarını karşılıklı olarak uygun görülen çelgi doğrultusunda çaprazlama. Yükümlülük. Nişan. Çarpışma. Katılım. Çatma. Söz.

Indenturing : Senet. Senetle bağlamak. Yasal sözleşme. Sözleşme kağıdı. Resmi senet. Diş diş olma.

Shortens : Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Kısaltmak. Yelkeni sarıp küçültmek. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Kısmak. Azaltmak. Kısalmak. Azalmak.

 

Flexes : Eğmek. Bükmek. Bükmek (kası). Esnetmek. Tel. Kordon. Kablo. Germek. (kas) kasmak.

Grant : Nasip etmek. İtiraf etmek. Onaylamak. Bir kişinin malını karşılıksız olarak bir başka kişiye vermesi. Kabul etmek. Bağışlamak. Yerine getirmek. Bahşetmek. Bağış. Feragatname.

Articles of agreement : Anlaşma maddeleri. Anlaşmanın maddeleri. Anlaşmanın hükümleri. Anlaşma hükümleri. Sözleşme hükümleri.

Crinkles : Kıvırmak. Hışırdatmak. Hışırdamak. Katlamak. Kırıştırmak. Kırışık. Buruşmak. Karıştırmak. Kırışmak.

Contract synonyms : conditional contract, purchase agreement, licensing agreement, requirements contract, cost plus contract, distribution agreement, aleatory contract, sealed instrument, reserve clause, sale in gross, boilerplate, purchase contract, gambling contract, special contract, severable contract, employment contract, employment agreement, contract under seal, contract of adhesion, output contract, contract of hazard, attitudinizing, insurance, arrangement, corrugates, rent, constricts, contracting, fine print, concordat, tighten, attenuate, agreement.

Contract zıt anlamlı kelimeler, Contract kelime anlamı

Fire : Ateş almak. Ateş. İşten atılma. Püskürtmek. Tutuşturmak. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. Kovmak. Yakmak. Dağlamak. Odun, kömür, yağ gibi ördeklerin yanması ile ısı ve ışığın birlikte belirmesi.

Increase : Zam yapmak. Artış. Eder artırımı. Artmak. Üremek. Büyümek. Çoğalmak. Artırmak. Arttırmak. Çoğaltmak.

Stretch : Aralıksız süre. Gerilme. Uzatmak. Germek. Esneme. Gerinme. Gerilmek. Büyütmek. Bir gücün etkisi altında numunenin uzunluğunun artması özelliği. Süre.

Contract antonyms : expand.

Contract ingilizce tanımı, definition of Contract

Contract kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Contracted. A rope contracts when wet. To shorten, narrow, or lessen. To reduce to a less compass. To shrink. The agreement of two or more persons, upon a sufficient consideration or cause, to do, or to abstain from doing, some act. A compact. As, iron contracts in cooling. Affianced. As, a contract verb. As, to contract one`s sphere of action. To be drawn together so as to be diminished in size or extent. An agreement in which a party undertakes to do, or not to do, a particular thing. Contracted. An interchange of legal rights. To be reduced in compass or in duration. A formal bargain. Betrothed. To draw together or nearer.