Conversation türkçesi Conversation nedir

Conversation ile ilgili cümleler

English: After Ali came in, the conversation died.
Turkish: Ali içeri girdikten sonra konuşma bitti.

English: Ali found it difficult to keep the conversation going.
Turkish: Ali konuşmayı sürdürmeyi zor buldu.

English: "This conversation never occurred." - "What conversation?"
Turkish: "Bu sohbet hiçbir zaman olmadı." - "Hangi sohbet?"

English: Ali and I had a long conversation while we were waiting for Mary.
Turkish: Ali ve ben Mary'yi beklerken uzun bir konuşma yaptık.

English: Ali and I had a very interesting conversation this morning.
Turkish: Ali ve ben bu sabah çok ilginç bir konuşma yaptık.

Conversation ingilizcede ne demek, Conversation nerede nasıl kullanılır?

Conversation piece : Olaylar dizisinden ziyade daha çok diyaloglara dayalı olan tiyatro çalışması. Sohbet malzemesi. Alışılmadık niteliklerinden dolayı konuşmaya sebep olan neden ıvır zıvır veya nesne. Konuşulan konu.

Conversation view : İletişim görünümü.

Mark conversation as read : İletişimleri okunmuş olarak imle.

 

Mark conversation as unread : İletişimleri okunmamış olarak imle.

Mark conversation read : İletişimi okundu olarak imle.

Collective conversation : İşçi ve işveren kurullarınca seçilen yetkili kişilerin karşılıklı olarak ileri sürülen koşullar üzerinde düşünce ve karar birliğine varmak ve toplu sözleşme yapabilmek amacıyla yaptıkları görüşme. Toplu görüşme.

Engage in conversation : Lafa tutmak. Konuşmaya tutmak.

Cut into a conversation : Söze dalmak. Lafa karışmak.

Dual conversation : Karşılıklı konuşma.

The topic of conversation was : Tartışmanın konusu -. Görüşme - hakkında. Konuşmanın konusu -.

İngilizce Conversation Türkçe anlamı, Conversation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conversation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disputation : Münakaşa. Sürtüşme. Münazara. Bilimsel tartışma. Görüş ve yaklaşımların bağdaşmazlığı ya da uzlaşmaz karşıtlığı. Çoğunlukla üniversitelerde bilim adamlarınca bir bildiri ya da bir tez üzerinde yapılan tartışma. üniversite ve yüksek okullarda bilimsel çalışmalara kılavuzluk etmek ya da yapılan çalışmaları değerlendirmek amacıyla düzenlenen seminer türünde toplantı. Tartışma.

 

Concilium : Halk toplantısı.

Statement : Bilgi verme. Bildirme. Beyan. Söylem. Tarife. Söz. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Çizelge. Demeç.

Colloquies : Resmi konuşma. Mükaleme. Karşılıklı konuşma. Diyalog.

Fondness : Fazla müsamaha. Sıcaklık duygusu. Şefkat. Sevgi. Zaaf. Tercih. Yakınlık. Düşkünlük. Meyil.

Dialogue : Bir oyunda iki kişi arasında söylediği, oyuna göre düzenlenmiş sözler. Bilgi alışverişinde bulunmak amacıyla iki kişi arasında geçen karşılıklı konuşma ya da ikili görüşme. Söyleşme. Karşılıklı konuşma. Oyunun gelişiminde asal görevi olan, kişiler arasındaki konuşmanın tümü. konuşma örgüsü, bir oyunun olay dizisini ileri götürmek, oyun kişilerini nitelendirmek ve çatışmaları ortaya çıkarmada önemli bir araçtır. Diyalog. Bir oyunda iki kişinin birbiriyle konuşması.

Deliveries : Teslim etme. Tevziat. Teslim. Devretme. Dağıtma. Doğurma. Doğum. Verim. Teslimler.

Dialog : Bkz.dialogue. İkili konuşma. Karşılıklı konuşma. Diyalog. Konuşmalar. Pencere. İleti. Söyleşme.

Empty talk : Palavra. Anlamsız sözler. Fasarya. Boş laf. Kuru gürültü. Anlamsız konuşma. Boş lakırdı. Boş laflar. Boş konuşma.

Tete a tete : Özel görüşme. Karşılıklı. Başbaşa. Yüz yüze.

Conversation synonyms : spoken communication, voice communication, oral communication, phatic speech, rap session, second hand speech, phatic communication, schmoose, speech communication, gossipmongering, conferences, activity, bearing, behaviour, bantered, telephone conversation, nonsense, concourses, communion, gossiping, dixit, epithets, conversations, communes, rap, discussions, words, agape, debate, word, talking, confab, narrators.

Conversation ingilizce tanımı, definition of Conversation

Conversation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Behavior. General course of conduct.