Convulses türkçesi Convulses nedir

Convulses ingilizcede ne demek, Convulses nerede nasıl kullanılır?

Convulse : Sarsmak. Kıvrandırmak. Havale geçirmek. Allak bullak etmek (argo terim). Katılma. Şiddetle sarsmak.

Convulsed : Sarsmak. Sarsılmış. Allak bullak etmek (argo terim). Sarsılan. Kıvrandırmak.

Be convulsed : Kıvranmak.

Be convulsed with laughter : Gülmekten katılmak.

Be convulsed with pain : Acıdan kıvranmak.

Clonic convulsion : Klonik konvulsiyon. İskelet kaslarının iradeye bağlı olmaksızın ve kısa aralıklı olarak yaptıkları sert kasılma ve gevşemeler.

Local convulsion : Yerel konvulsiyonlar. Bir kas veya kas grubunda görülen kontraksiyonlar.

Convulsive : Kasılan. Çırpınmalı. Çırpınma. Sarsan. Sarsıcı. Konvülsif. Konvülzif.

Convulsant : Konvülzan. Kasılmaya neden olan. Konvülsan. Konvülsivan. Spazm veya kasılma nöbetlerine neden olan.

Tetanic convulsion : Tonik kasılmalar. Tetanik konvulsiyon.

İngilizce Convulses Türkçe anlamı, Convulses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convulses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agitates : Tahrik etmek. Üzmek. Telaşlandırmak. Dalgalandırmak. Çalkalamak. Galeyana getirmek. Sallamak. Altüst etmek. Propaganda yapmak.

 

Agonizes : İşkence görmek. Istırap çekmek. Acı vermek. Can çekişmek. İşkence etmek. Eziyet etmek. Kıvranmak. Mücadele etmek. Acı çektirmek.

Convulsed : Sarsılan. Sarsılmış.

Appalls : Ürkütmek. Şoke etmek. Dehşete düşmek. Yıldırmak. Dehşete düşürmek. Şoka uğratmak. Korkutmak.

Accretion : Arazinin doğal genişlemesi. Ek. Birikim. Büyüme. Arazinin genişlemesi (doğal). Yapışma. Normalde ayrı olarak bulunan iki kısımın yapışması, birleşme, kaynaşma. organizmada bir boşlukta yabancı maddeler toplanması, birikme. organik büyüme. yeni maddeler katılmasıyla beliren dış gelişme, büyüme, artma. Gelişme. İlhak. İlave.

Attendances : Hizmet. Hazır bulunma. Bakma. Bakım. Gitme. Eşlik. Katılım. Kumanda. İlgilenme.

Amalgamation : Şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bütünleştirme. Karışım. Güçlü bir ortaklığın tecimsel gücünü ve hukuki görüntüsünü kaybetmiş diğer bir ortaklığın borçlu ve alacaklı değerleriyle yükümlenmek ve bunlardan doğacak her çeşit sonuçları da üzerine almak suretiyle onunla birleşmesi. Cıva ile bir başka madeni karıştırma. İki ya da daha çok ortaklığın bir araya gelmesi, birleşerek bir ortaklık kurmaları. Karıştırma. İki firma ya da şirketin, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvan altında bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılması. Birleşme.

Amuse : Hoşafına gitmek. Avutmak. Neşelendirmek. Avundurmak. Güldürmek. Oyalamak. Eğlendirmek. Kırıp geçirmek. Eğlendirme.

 

Writhed : Kıvırmak. Kıvrılma. Kıvranmak. Bükünmek. Acıdan kıvranmak. Debelenmek.

Convulses synonyms : express mirth, express joy, make suffer, laugh, accessioning, afflicts, agitating, accretions, pinches, additions, agonize, buffet, pinch, appal, knock about, afflicting, appall, writhes, convulse, writhe, afflict, adhesion, affects, attendance, communions, appaling, agitate, buffeted, attending, communion, buffet about, affect, accession.

Convulses zıt anlamlı kelimeler, Convulses kelime anlamı

Cry : Haykırmak. İlan etmek. Ağlamak. Seslenmek. Haykırma. Ağlama. Bağırmak. Feryat. Bağırmak (hayvan). Çığlık atmak.