Corduroy türkçesi Corduroy nedir
- Fitilli kadife kumaş.
- Kadife (fitilli).
- Ç.fitilli kadife pantolon.
- Kumaş pantolon.
- Fitilli kadife.
- Fitilli kadifeden yapılmış.
- Fitilli kumaş.
Corduroy ile ilgili cümleler
English: Do you know the difference between twill and corduroy?
Turkish: Dimi ve fitilli kadife arasındaki farkı biliyor musunuz?
Corduroy ingilizcede ne demek, Corduroy nerede nasıl kullanılır?
Corduroy road : Ağaç yol. Ağaç gövdelerinin bataklık vb riskli zeminlere yanyana yatırılmasıyla oluşturulan yol. Kütüklerden yapılmış yol.
Corduroys : Fitilli kadife pantolon. Fitilli pantolon.
Cord circuit : Kordon devresi.
Cord grip : İp sargı. Kaymayı önlemek için, cirit sapının ağırlık noktasındaki tutağına sarılmış olan ip.
Cord tyre : Kord bezli lastik.
Answering cord : Cevap kordonu.
Antenna cord : Sırgavıl kordonu. Anten kordonu.
Spinal cord injury : Omurilik zedelenmesi. Spinal kord hasarı. Spinal kord hasarlanması. Spinal kord yaralanması sekeli. Batıcı yabancı cisimler, kısmi omur çıkıkları veya kırıkları gibi nedenlerle oluşan omurilik yaralanması.
Extension cord : Uzatma kablosu. Ara kablo. Uzatma kordonu.
Electric cord : Elektrik kordonu.
İngilizce Corduroy Türkçe anlamı, Corduroy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Corduroy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rep : Şöhret. Satış temsilcisi. Temsilci. Satış memuru. Ün. Satıcı. Bkz.repertory. Sefil. Fitilli döşemelik kumaş.
Road : İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği yer. Kara yolu. Yol. Dış liman. Demiryolu (amerikan ingilizcesi). Maden geçidi. Demirleme yeri. Şose. Demirleyecek yer. Cadde.
Pants : Pantalon. Pantolon. Kadın külotu. Külot (erkek). Paçalı don. Külot. Don.
Reps : Fitilli döşemelik kumaş. Rips.
Trousers : Pantolon. Deli saçması. Saçmalık.
Cord : Bağlamak (kablo vb). Şerit. İp. Kordon. Bağcık. Fitil. Dışlastiğin katmanlarına katılan pamuk, ipek, naylon gibi iplikler. Fitilli kadife giysi. Yüksek akım çekebilen, telleri kalın bir yalıtkanla kaplı kordon.
Cording : Bağ. Bağcık. Şerit. İple bağlamak. Bağlamak (kablo vb). Kütükleri yığmak. Bağlamak. Kordon. İp.
Material : Bedensel. Materyal. Gereç. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Özdeksel. Malzeme. Kumaş. Maddeci. Özdek. Maddesel.
Fabric : Çatı. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Bünye. Doku. Dokuma. Kumaş. İnşa. Bez. İskele.
Whipcord : Kamçı sicim. Sırım.
Corduroy synonyms : bedford cord, wide wale, narrow wale, textile, twills, twill, whipcords, cord velvet, cloth, slacks, route, twilling.
Corduroy ingilizce tanımı, definition of Corduroy
Corduroy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To form of logs laid side by side. A sort of cotton velveteen, having the surface raised in ridges.

Bu kısımda Corduroy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Corduroy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Corduroy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Corduroy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.