Country türkçesi Country nedir

Country ile ilgili cümleler

English: "Top-down economics never works," said Obama. "The country does not succeed when just those at the very top are doing well. We succeed when the middle class gets bigger, when it feels greater security."
Turkish: Obama yukarıdan aşağıya ekonominin asla işe yaramadığını söyledi. Ülke sadece çok üstte olanlar iyi yaptıkları zaman ülke başarılı olmaz.Biz orta tabaka daha da büyüdüğü zaman, daha fazla güvenlik hissettiğinde başarılı oluruz.

English: A country is a dangerous machine.
Turkish: Bir ülke tehlikeli bir makinedir.

English: A country with no whorehouse is not a country.
Turkish: Genelevi olmayan bir ülke, ülke değildir.

English: "It seems that you know the country well." "I think so", answered Moustapha, smiling.
Turkish: "Görünüşe bakılırsa kırsal kesimi iyi biliyorsun." Mustafa gülümseyerek "sanırım öyle" diye cevap verdi.

English: A country without enough labour force cannot be self sufficient.
Turkish: Yeterli iş gücü olmayan bir ülke kendi kendine yeterli olamaz.

Country ingilizcede ne demek, Country nerede nasıl kullanılır?

 

Country an western : Amerikan folk müziği.

Country beam : Far huzmesi.

Country bred : Yerli cins.

Country bumpkin : Salak. Ahmak. Saf. Hödük.

Country club : İnsanları spor ve diğer boş zaman faaliyetlerinde yer alabildikleri sosyal kulüp (golf gibi). Genelde şehir dışına kurulmuş olan özel klüp. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Spor ve iş adamları kulübü. Kırdaki spor ve eğlence kulübü. Golf klübü.

Country code : Ülke kodu.

Country folk : Köylü. Taşra halkı.

Country dance : Yerel dans. Halk dansı. Köy dansı. Amerikan folk dansı.

Country cousin : Taşralı kimse. Köylü akraba. Taşralı akraba.

Country dancing : Yerel dans. Amerikan folk dansı.

İngilizce Country Türkçe anlamı, Country eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Country ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sultanate : Sultan olma durumu. Sultan sanına sahip bir hükümdarın ülkesi. Padişahlık. Sultanlık. Hükümdarlık. Saltanat. Padişahlık, hükümdarlık görevi. 2-sultan sanını taşıyan bir islam hükümdarın ülkesi: fas sultanlığı vb.

Circumscription : Çevresine çizgi çizme. Etrafını çizme. Daire içine alma. Tahdit. Kuşatma. Mıntıka. Çevreleme. Sınırlama. Sınır.

Bents : İstek. Yatkınlık. Eğilim. Çimen. Bükülmüş. Eğim. Çok istemek. Yetenek. Çimenlik.

 

Digs : Pansiyon. Derin çizikler.

Nation : Derebeylik düzeninin yıkılışı ve anamalcı düzenin oluşumu döneminde ortaya çıkan, toprak, ekonomik yaşam, dil, ruhsal yapı ve ekinsel.özellikler yönünden ortaklaşalık gösteren en geniş insan topluluğu biçimi. Kavim. Belli bir sınır içinde yaşayan ve halk kültürüyle seçkin kültürünü yaratan insanların oluşturduğu siyasal toplum, bk. halk kültürü, seçkin kültürü, ulusal kültür. Ulus devlet. Budun.

Fell : Yere sermek. Kesmek. Düşürmek. Yere yıkmak. Devirmek. Zalim. Düşmek. İnsafsız. Öldürücü.

Peripheries : Dış yüz. Perispri. Muhit. Dış kenar. Az gelişmiş ülkeler. Merkezin dışında kalan yer. Çevre. Dış sınır çizgisi.

Rural sector : Kırsal alanda ağırlıklı olarak tarım ve tarıma dayalı üretimin yapıldığı kesim.

Communing : Senli benli konuşmak. Konuşmak. Komünyon vermek. Hasbıhal etmek. Komünyon almak. Senli benli konuşmak (argo terim). Avam. Söyleşmek. Sohbet etmek.

Commonwealth : Kamu yararı. İngiliz milletler topluluğu. İngiliz uluslar topluluğu. Cumhuriyet. Devlet. Bağımsız devlet veya topluluk. Komonvelt. Milletler topluluğu.

Country synonyms : estate of the realm, political entity, south american nation, rogue state, rogue nation, renegade state, european country, buffer country, res publica, the three estates, european nation, north american country, commonwealth country, political unit, north american nation, south american country, city state, motherland, communal, belt, estate, administrative division, people, diggings, regions, bent, precincts, countries, frostiest, outbacks, all terrain, african country, party.

Country zıt anlamlı kelimeler, Country kelime anlamı

Urban area : Genellikle bir kent yönetimi biriminin sınırları içinde kalmakla birlikte, kimi kez ondan daha geniş olan ve kırsal niteliğini yitirmiş ya da yitirmek üzere bulunan yörekentleri de kapsayan alan. Mücavir alan. Kentsel alan.

Urban : Şehirde bulunan. Şehirde yaşayan veya bulunan. Şehir ile ilgili. Şehre ait. Şehirle ilgili. Şehirli. Kent ile ilgili. Şehir. Kentte bulunan. Şehirsel.

Country ingilizce tanımı, definition of Country

Country kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The territory of an independent nation. Pertaining to the regions remote from a city. A tract of land. A region. Rural. As, a country life. (as distinguished from any other region, and with a personal pronoun) the region of one`s birth, permanent residence, or citizenship. Rustic. A country town. The country party, as opposed to city.