Cover türkçesi Cover nedir

  • Üstünü kapatmak.
  • Kapsamak.
  • İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para.
  • Sakınmalık.
  • Almak.
  • Kapatmak.
  • Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar.
  • Güvence.
  • İçermek.
  • Örtü.
  • Kapak.
  • Yetmek.
  • Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı.
  • Üzerini kapatmak.
  • Korumak.
  • Kılıf.
  • Bastırmak.
  • Karşılık.
  • Örtmek.
  • Kaplamak.
  • Kapamak.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet.
  • Maskelemek.
  • İstila etmek.
  • Ödemeye yetmek (bir masrafı).

Cover ile ilgili cümleler

English: Ali had to cover for Mary.
Turkish: Ali Mary'nin yerine işe bakmak zorunda kaldı.

English: Ali has never read the Bible from cover to cover.
Turkish: Ali İncili başından sonuna kadar asla okumadı.

English: Ali tried his best to cover his tracks so he could save face.
Turkish: Ali izlerini kapatmak için elinden geleni denedi böylece yüzünü kurtarabildi.

 

English: Ali shouldn't have written his password on the inside cover of his notebook.
Turkish: Ali şifresini defterinin iç kapağına yazmamalıydı.

English: Ali drew a happy face on the cover of his notebook.
Turkish: Ali defterinin kapağına mutlu bir yüz çizdi.

Cover ingilizcede ne demek, Cover nerede nasıl kullanılır?

Cover a distance : Uzağa yolculuk yapmak. Mesafe kat etmek. Mesafe katetmek. Mesafe almak. Yol kat etmek. Mesafa almak. Uzun yol kat etmek.

Cover annealing furnace : Kangal tavlama fırını. Kapaklı tavlama fırını.

Cover cam : Kapak eksantriği.

Cover charge : Bazı restoranlar veya gece kulüplerinin girişte aldığı fazladan para. Servis ücreti. Giriş ücreti. Lokantalarda servis için alınan para. Giriş vergini.

Cover coat : Üst örtü. Üst kaplama.

Cover left up : Sol yukarı kapla.

Cover left down : Sol aşağı kapla.

Cover glass : Mikroskop kapak camı. Lamel. Kapak camı.

Cover down : Aşağı kapla.

Cover ground : Belirli bir konu hakkında bilgi vermek. Uzun yol kat etmek. Uzağa yolculuk yapmak. Hızlı gitmek. İlerlemek. Yol kat etmek. İleri doğru hareket etmek. Yol katetmek.

İngilizce Cover Türkçe anlamı, Cover eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Cover ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Robe : Kisve. Giysi. Giydirmek. Bornoz. Kaftan. Cüppe. Üstlük. Biniş. Uzun elbise.

Bedaub : Karalamak. Kirletmek. Bulaştırmak. Lekelemek. Sıvamak. Sürmek. Bulamak.

Coat : Tabaka. Sürmek (boya veya sıva). Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kaplama. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Bir tabaka (boya vb) sürmek. Giydirmek. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar.

Get along : Anlaşmak. Gitmek. Geçinmek. Yeterli olmak. Ayrılmak. İyi geçinmek. Gelişmek. Uyuşmak. Birbiriyle geçinmek.

Overran : Yeniden dizgi yapmak. Geçmek. Haddini aşmak. Bir makineyi çok işletmek. İstila edip yağmalamak. Her tarafına yayılmak. Uzamak. Fazla çalıştırmak (makine).

Wrap up : Kesmek. Sarınıp sarmalanmak. Paket yapmak. Kalın giyinmek. Paketlemek. Gizlemek. Sıkıca sarmak. Ambalaj yapmak. Sarmalamak. Sarmak (paket).

Mist : Karartı. Sis bastırmak. Çiselemek. Sis basmak. Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür sis. bk. sis, bulut. Coğrafya, fizik alanlarında kullanılır. Sis. Pus. Sis kaplamak. Sisli olmak.

Sheet : Tabaka. Saç tabakası. Kağıt yaprağı. Çarşaf örtmek. Bardaktan boşanırcasına yağmak. İskota. Çarşaf. Gazete.

Cloak : Gizlemek. Bahane. Saklamak. Pelerin. Örtbas etmek. Perde. Manto. Palto. Gocuk.

Alleviates : Kısmen gidermek. Azalmak. Hafifletmek. Yüreğine su serpmek. Hafiflemek. Azaltmak. Teskin etmek. İçine su serpmek. Dindirmek.

Cover synonyms : plaster over, beplaster, grass over, plank over, mound over, conserve, reach, cleared, casings, comprehend, clothe, count in, irrupted, admits, conserves, indemnization, appease, camouflage, oil, infest, spread over, board up, considerations, blinker, embodying, wax, flood, beclouds, veils, as against, answered, dust, adhibit.

Cover zıt anlamlı kelimeler, Cover kelime anlamı

Uncover : Meydana çıkarmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Örtüsünü açmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Deşifre etmek. Kapağını açmak. Su yüzüne çıkarmak. Şapka çıkarmak. Açmak. Örtüsünü kaldırmak.

Unmask : Açmak. Foyasını çıkarmak. Maskesini düşürmek. Foyasını meydana çıkarmak. Gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak. Foyasını ortaya çıkarmak. Maskesini çıkartmak. Maskesini çıkarmak. Maskesi düşmek. Maskesini indirmek.

Fall short of : Yeterli olmamak. Tükenmek. Eksik gelmek. Bekleneni verememek. Beklentileri karşılayamamak. Yetmemek. Yetersiz kalmak. Beklentileri karşılamamak. Umduğu gibi çıkmamak. Az gelmek.

Cover ingilizce tanımı, definition of Cover

Cover kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To overspread the surface of (one thing) with another. To prepare a banquet. As, the cover of a book. To cover a table with a cloth. Anything which is laid, set, or spread, upon, about, or over, another thing. An envelope. A lid. As, to cover wood with paint or lacquer. To spread a table for a meal.