Critic türkçesi Critic nedir

  • Eleştirmen.
  • Karşı olan kimse.
  • Münekkit.
  • Tenkitçi.
  • Muhalif.
  • Eleştiri yazan kimse. bir oyunu ya da bir sanat yapıtım kendi değerlendirmesi ile ele alan yazar. eleştirmenin yazdığı alanda bir dünya görüşü, geniş bilgisi, sanata karşı da olağanın üstünde bir duyarlığı ve algılama yetkisi olması gerekir.
  • Eleştiren kimse.
  • Kusur bulup duran kimse.
  • Eleştirici.
  • Olumsuz noktalar üzerinde duran kimse.
  • Eleştirmeci.
  • Kritik.
  • Oyun ya da bir yapıt eleştirisi ile uğraşan kimse. bir oyunu, yapıtı çeşitli yönlerden eleştiren yazar. münekkit.
  • Tiyatro alanında kullanılır.

Critic ile ilgili cümleler

English: Ali criticized Mary in front of everyone.
Turkish: Ali herkesin önünde Mary'yi eleştirdi.

English: A women who doesn't criticize you anymore is a women who doesn't love you anymore.
Turkish: Artık sizi eleştirmeyen bir kadın, artık sizi sevmeyen bir kadındır.

English: He is a critic rather than a novelist.
Turkish: O yazardan ziyade eleştirmendir.

English: Ali criticized everything Mary did.
Turkish: Ali Mary'nin yaptığı her şeyi eleştirdi.

English: Ali and Mary never criticized each other.
Turkish: Ali ve Mary asla birbirlerini eleştirmedi.

Critic ingilizcede ne demek, Critic nerede nasıl kullanılır?

Critic temperature : Kritik sıcaklık. Aç bırakılan hayvanlarda enerji gereksinimini artıran çevre sıcaklığı.

 

Active critic temperature : Etkin kritik sıcaklık. Yem verilen hayvanlarda metabolik olaylar sonucu vücutta üretilen ısı miktarının daha fazla olması ve enerji gereksinimini artıran çevre sıcaklığının daha düşük bulunduğu nokta.

Armchair critic : Toplayabildiği kadar çok bilgi toplayan ancak doğrudan tecrübesi olmadan öğüt veren kimse. İşin içinde olmadan oturduğu yerden eleştiren kimse. Hariçten gazel okuyan.

Art critic : Sanat eleştirmeni.

Drama critic : Tiyatro performanslarını değerlendiren kimse. Tiyatro eleştirmeni. Drama eleştirmeni. Oyunculuk eleştirmeni.

Critical : Eleştirel. Kritik. Eleştiren. Değerlendirme amacıyla yapılan. Çoğalma katsayısının (k) 1'e eşit olması. k=1. Yerici. Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan. Eleştiri niteliğinde. Hassas. Dönümcül.

Critical angle : Sınır açısı. Kritik açı. Tam iç yansıma açısı. Dönüşül açı. Tam yansımanın en küçük geliş açısı (optik).

Critical compression ratio : Kritik kompresyon oranı. Kritik sıkıştırma oranı.

Critical buckling load : Kritik flambaj yükü. Kritik burkulma yükü.

 

Film critic : Film eleştirisi. Film kritiği. Sinema eleştirmeni. Film eleştirmeni. Sinema eleştirisi.

İngilizce Critic Türkçe anlamı, Critic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Critic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Judgemental : Peşin hükümlü. Yargılayıcı. Yargılama eğilimi olan.

Denigrator : İftiracı. İftiraya uğrayan. Lekeleyen. İftira atan.

Adversarial : Hasım taraf. Daha az mücadeleci. Düşman.

Adverse : Aleyhte. Olumsuz. Elverişsiz. Karşı. Menfaatine aykırı. Aksi. Karşıt. Zıt. Ters. Kötü.

Abstractionism : Soyutlama. Abstraksiyonizm. Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.). Soyutçuluk. Sanatta soyut ifade etme teorisi.

Criticizer : Yargılayan kimse (ayrıca criticiser). Kusur bulan kimse. Değer biçen kimse.

Critical : Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan. Hassas. Dönümcül. Çoğalma katsayısının (k) 1'e eşit olması. k=1. Nazik. Eleştirel. Yerici. Ciddi.

Amateur theater : Profesyoneller tarafından yapılmayan tiyatro eserleri. Amatör tiyatro. Para karşılığında olmaksızın oynanan tiyatro; meslekten oyuncu olmayan, istekli, hevesli kişilerin kurduğu tiyatro topluluğu. Özenci tiyatro.

Crucials : Çok önemli. Mühim. Can alıcı. Çapraz. Kesin. Ehemmiyetli. Elzem. Zor.

Criticizers : Değer biçen kimse. Yargılayan kimse (ayrıca criticiser). Kusur bulan kimse.

Critic synonyms : professional person, literary critic, taste tester, newspaper critic, music critic, theater critic, authenticator, critiques, opposing person, judge, scrutineers, conflictive, annotative, readers, scrutineer, argumentative, commentator, acrobacy, analyze, chastiser, assailers, reviewers, glosser, glossator, taster, act drop, abstract theatre, censurer, censurers, chastener, art critic, alto, after piece.

Critic ingilizce tanımı, definition of Critic

Critic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A reviewer. To criticise. A connoisseur. Of or pertaining to critics or criticism. An adept. Hence, one who examines literary or artistic works, etc., and passes judgment upon them. Critical. One skilled in judging of the merits of literary or artistic works. To play the critic.