Cross cultural studies türkçesi Cross cultural studies nedir

  • Kültürlerarası çalışmalar.
  • Değişik ekinlerin karşılaştırmalı olarak incelenmesi.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Ekinlerarası karşılaştırma.

Cross cultural studies ingilizcede ne demek, Cross cultural studies nerede nasıl kullanılır?

Cross : Kızgın. Karşıt. Öbür tarafına geçmek. Aksi. Dargın. Çarpı. Karşıya geçmek. Haç. Çaprazlama. Çapraz.

Cultural : Kültürel. Ziraat. Ekinsel.

Studies : İncelemeler. Dersler. Çalışmalar. Araştırmalar. Etütler.

Cross cultural : Kültürler arası.

İngilizce Cross cultural studies Türkçe anlamı, Cross cultural studies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cross cultural studies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

Alienation : Aralarını açma. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Devretme. Aliyenasyon. Dengesizlik. Yabancı emek. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Uzaklaşma. Yabancılaştırma.

 

Abilities : Yetenekler. İktidar. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Beceri. Kabiliyet. Yeterlik. Yetenek. Güç.

Achievement motive : Başarı güdüsü. Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü.

Agnation : Akrabalık. Hısımlık. Akrabalık (baba taraf.). Akrabalık (baba tarafından). Baba tarafından akrabalık. Soydaşlık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi.

Adaptive behavior : Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyarlamacı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyumlayıcı davranış. Uyumcu davranış. Adaptif davranış.

Acculturation : Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürel uyum. Kültürlenme. Kültürleşme. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Ekinsel yozlaşma. Kültürel etkileşim. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültür etkileşimleri.

 

All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.

Aesthetic : Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Estetik. Güzelduyu. Bedii.

Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.

Cross cultural studies synonyms : age grade, age distribution, age group, adjustment in marriage, affection, agression.