Crossfire türkçesi Crossfire nedir

  • Çapraz ateş.
  • Çapraz akım.
  • Karşılıklı açlardan atılan silah ateşi.

Crossfire ile ilgili cümleler

English: Ali was caught at the crossfire.
Turkish: Ali çapraz ateşe yakalandı.

Crossfire ingilizcede ne demek, Crossfire nerede nasıl kullanılır?

Crossfall : Enine eğim. Enine meyil.

Crossfertilize : Çaprazlama döllemek. Dışarıdan etkilemek. Çaprazlama ile döllemek. Bitkisel melez meydana getirme.

Cross a check : Bir çeki sadece çek üzerinde yazılı kişi tarafından paraya çevrilebilecek şekilde işaretlemek. Çizgili çek düzenlemek.

Cross action : Mukabil dava. Karşılıklı dava. Karşı dava. Mütekabil dava.

Cross appeal : Mukabil temyiz isteği. Mukabil itiraz. Karşı temyiz talebi. Karşı itiraz. Mukabil temyiz talebi.

Cross beam : Enine kiriş. Çapraz kiriş. En kirişi.

Cross bar : Taban demiri. Çapraz çubuk. Çıta.

Cross axle undercarriage : Ara akslı iniş takımı.

Cross bombardment : Çapraz bombardıman.

Cross border : Sınır aşırı. Sınır ötesi.

İngilizce Crossfire Türkçe anlamı, Crossfire eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crossfire ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conversation : Bireyler arasında geçen ve ölçünlü bir gidişi olmamakla birlikte bilgi amaçlı konuşma. Cinsel birleşme. Görüşme. Lakırdı. Sakım. Muhabbet. İletişim. Konuşu. Hareket. Konuşma.

 

Fire : İşten atılma. Yanmak. Canlandırmak. Alev almak. Yakmak. Tutuşturmak. İşten çıkarmak. Püskürtmek. İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Soruvermek.

Firing : Pişim. Pişirme (toprak eşyayı). Ateş etme. Ateş alma. Kovma. İşten kovma. Atış. Ateşleme (tüfek veya top vb'ni). Yakma. Ateşleme.

Cross fire : Yaylım ateşi. Soru yağmuru.