Crucial türkçesi Crucial nedir

Crucial ile ilgili cümleler

English: The timing will be crucial.
Turkish: Zamanlama çok önemli olacak.

Crucial ingilizcede ne demek, Crucial nerede nasıl kullanılır?

Crucial experiment : Önemli deney.

Crucial point : Kritik nokta. Kritik sayı. Düğüm noktası.

Cruciality : Önem.

Crucially : Önemli biçimde. Kritik biçimde. Önemli bir biçimde. Çetrefilli bir halde. Kritik bir şekilde. Hayati bir şekilde. Geniş kapsamlı sonuçları olan bir şekilde. Zor bir halde. Çok önemli bir şekilde.

Crucialness : Can alıcı olma durumu. Önem. Geniş kapsamlı sonuçları olma niteliği. Ciddiyet.

Crucible : Kap. Yüksük. İçinde eritme ya da yakma işlemleri yapılan, porselen, grafit ya da metal küçük kap. Pota. Kröze. Yüksek. Maden eritme kabı. Pota (kimya terimi). Kroze.

Excruciation : İşkence. Istırap.

Rosicrucian : Gül haçlılar. 15 veya 17'nci yüzyıldan kalma christian rosenkreuz tarafından kurulan gizli cemiyet (gül haçı sembolü ile bağlantılı).

Excruciatingly : Şiddetli bir şekilde. İşkence ederek. Azap veren şekilde. Dayanılmaz ağrılar çekecek şekilde.

Cruciate : Haç şeklinde. Çapraz. Haç biçiminde.

İngilizce Crucial Türkçe anlamı, Crucial eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Crucial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fateful : Önemli. Kaçınılmaz. Öldürücü. Hayati önemi olan. Felaket getiren. Uğursuz. Kadere bağlı. Vahim. Kaderi belirleyen. Alında yazılı olan.

Aftermaths : İlk hasattan sonra büyüyen otlar. Akıbet. Akibet. İlk üründen sonraki biçilen ot. Kötü sonuç. İkinci gelişme. Sonuç. Hasattan sonra çıkan otlar. Netice.

Climacterics : Dönüm noktası. Bunalımlı. Yaş dönümüyle ilgili. Kritik dönem. Yaş dönümü. Hassas. Menopozla ilgili. Menapozla ilgili. Menopoz.

Constraints : Sınırlama. Kısıtlar. Alıkoyma. Sabitler. Zorlama. Kendini tutma. Çekinme. Baskı.

Arduous : Yorucu. Gayretli. Güç. Çok çaba isteyen. Zahmetli. Gayret isteyen. Sarp. Çetinlik. Dik.

Weighty : Ağır. Hatırı sayılır. Nüfuzlu. Endişeli. Sıkıntılı. Okkalı. Ciddi. Yüklü. Önemli.

Crucifix : İsa'lı haç. Çarmıh. Hazreti isa figürlü haç. İstavroz. Çarmıha gerilmiş isa heykeli. İsalı haç. Krüsifi.

Clear cut : Biçimli. Açık. Belirgin. Açık ve net. Açık biçimde tanımlanmış. Keskin hatlı. Kolay anlaşılır. Düzgün.

Knotty : Boğumlu. Düğüm düğüm. Boğum boğum. Budaklı. Güç. Dubaklı. Karışık. Düğümlü.

 

Tight : Sıkışmış. Sarhoş. Sık (saflar). Sıkışık. Cimri. Gergin. Kısa ve özlü. Kasılmış. Başabaş.

Crucial synonyms : life and death, life or death, cornerwise, the cross, of note, cruelest, crosswise, catawampus, purposeful, crucials, tighter, critical, afterbirths, closer, across, indispensable, moliminous, conclusory, catercorner, cross, criticism, needfuls, capital, closure, of great importance, a matter of life and death, of mark, burning, affirmative, all in all, assertive, concluding, cheese it.

Crucial zıt anlamlı kelimeler, Crucial kelime anlamı

Indecisive : Belirsiz. Ortada. İkircikli. Kesin olmayan. Kararsız. Kesin bir sonuca bağlanmayan. Karara bağlanamayan. Tereddüt. Şüpheli. Kuşkulu.

Inessential : Gereksiz. Lüzumsuz. Önemsiz şey. Gereksiz şey. Önemsiz.

Noncritical : Tehlikeli bir noktada olmayan. Kritik olmayan. Eleştirel olmayan. Ciddi olmayan. Ani değişim noktasında olmayan (fizik, kimya).

Crucial antonyms : noncrucial, immaterial.

Crucial ingilizce tanımı, definition of Crucial

Crucial kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A crucial incision. Intersecting. As, crucial ligaments. Having the form of a cross. Cruciform. Appertaining to a cross.