Curcuna nedir, Curcuna ne demek

  • Gürültülü, karışık durum.
  • Alaturka müzikte hızlı bir usul

"Curcuna" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Adnan yatağına uzanmış, dün geceki curcunayı düşünüyordu." - M. C. Kuntay
  • "Sonra bir curcuna havası söyledi ve üç yabancı da dâhil olduğu hâlde salondakilerin hepsini oynattı." - P. Safa

Yerel Türkçe anlamı:

Karışıklık, gürültü.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

(Ortaoyunu) Ortaoyunu'nun başlangıcında ya da bu oyundan bağımsız olarak ortaya çıkan gülünç danslar yapan soytarıların gösterilerini kapsayan bölüm.

Tiyatro'daki terim anlamı:

(Ort. O.): Orta oyununun başlangıcında ya da bu oyundan bağımsız olarak ortaya çıkan sivri külâhlı, gülünç giysili soytarıların dansları.

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: curcunu]

Curcuna kısaca anlamı, tanımı:

Curcunaya çevirmek : Ortalığı karışık, gürültülü duruma sokmak.

Curcunalı : Gürültülü, patırtılı, şamatalı (yer, ses, hava).

Curcunasız : Gürültüsüz, şamatasız.

Gürültülü : Karışık olaylarla dolu. Gürültüsü olan.

Karışık : Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık. Saf olmayan. Karışmış. Dolu. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.

 

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Alaturka : Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Alaturka saat. Düzensiz, yöntemsiz. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).

Müzik : Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması. Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki.

Hızlı : Çabucak. Güç kullanarak. Uçarı, çapkın, hovarda. Çabuk, seri, süratli.

Bir : Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Bu sayı kadar olan. Beraber. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bir kez. Aynı, benzer. Sayıların ilki. Sadece. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek. Eş, aynı, bir boyda.

Usul : Bir kimsenin ana, baba, dede ve nineleri. Kökler, asıllar. Yavaş bir biçimde. Bir yasama veya idare işleminin hazırlanması, yapılması veya yürürlüğe konması sırasında uyulması gereken hükümler ve izlenecek yollar. Bir amaca erişmek için izlenen düzenli yol, tutulan yol, yöntem, tarz. Bilimde belli bir sonuca erişmek için, belli ilke ve kurallara göre izlenen yol, metot. Alçak sesle. Klasik Türk müziğinde tempo.

Curcunabaz : (Ortaoyunu) Curcuna içinde dans edip soytarılıklar yapan sivri külahlı, bazen yüzleri maskeli oyunculara verilen ad. (Ort. O.): Curcuna içinde dans eden ve gösteriler yapan sivri külâhlı, bazen yüzleri maskeli oyuncular.

 

Curcunaya çevirmek : ortalığı karışık, gürültülü duruma sokmak.

Curcuna ile ilgili Cümleler

  • Görüldüğü üzere tam bir curcuna.
  • Devam eden bütün bu curcunayla uyuyamıyorum.
  • Onlar dün gece büyük bir curcuna yaptılar.

Diğer dillerde Curcuna anlamı nedir?

İngilizce'de Curcuna ne demek? : n. noisy confusion, charivari, pell-mell, pother, racket, razzle-dazzle, uproar

Almanca'da Curcuna : n. Lärm, Heidenlärm, Höllenlärm

Rusça'da Curcuna : n. шум (M), гвалт (M)