Cut türkçesi Cut nedir

  • Kesik.
  • Kamçılamak.
  • Yontmak.
  • Kesmek.
  • Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Topsuz giriş.
  • Kırpmak.
  • İndirimli.
  • Pay.
  • Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut.
  • İndirilmiş.
  • Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi.
  • Diş çıkarmak.
  • Kes.
  • Kurgulamak.
  • Kesilmiş.
  • Hadım etmek.
  • Sapmak.
  • Sulandırmak.
  • Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması.

Cut ile ilgili cümleler

English: A new law is expected to cut air pollution by 60%.
Turkish: Yeni yasanın %60 oranında hava kirliliğini azaltacağı düşünülüyor.

English: A freshly baked cake doesn't cut easily.
Turkish: Yeni pişirilmiş bir kek kolayca kesilmez.

English: A doctor quickly cut off his left arm and stopped the heavy bleeding.
Turkish: Bir doktor derhal onun sol kolunu kesip çıkardı ve ağır kanamayı durdurdu.

English: A car cut in.
Turkish: Bir araba yol kesti.

English: A lot of trees were cut down.
Turkish: Çok sayıda ağaç kesildi.

Cut ingilizcede ne demek, Cut nerede nasıl kullanılır?

Cut a big swath : Caka satmak.

Cut a caper : Tuhaf bir şeklide dans etmek. Saçmasapan dans figürleri yapmak. Coşkuyla sıçramak. Tuhaf davranmak. Coşkuyla dansetmek.

 

Cut a dash : Hava atmak. Çalım satmak. Hava basmak. (giyimiyle veya tavırlarıyla vb) etkilemek.

Cut a feather : Tartışmak. Şüphe uyandırmak. Dışarı uzatmak. Polemiğe girmek.

Cut a figure : Boy göstermek.

Cut across all boundaries : Sınır tanımamak.

Cut a poor figure : Zayıf etki yaratmak. İstenilen etkiyi yaratmadı. İstenilen ilgi çekememek. Beklenen ilgiyi çekememek.

Cut an alcoholic drink with water : İçkiyi sulandırmak.

Cut across : Sınırlarını aşmak. Geniş kapsamlı olmak. Geçmek. Yolu kısaltmak. Keseden gitmek. Üstün olmak. Ötesine gitmek. Karşı gelmek. Ötesine geçmek. Kestirmeden gitmek.

Cut adrift : Serbest bırakmak. Akıntıya bırakmak. Sürüklenmeye bırakmak.

İngilizce Cut Türkçe anlamı, Cut eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cut ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cut across : Geniş kapsamlı olmak. Karşı gelmek. Sınırlarını aşmak. Geçmek. Ötesine gitmek. Kestirmeden gitmek. Üstün olmak. Keseden gitmek. Ötesine geçmek. Yolu kısaltmak.

Chase : Kovmak. Avlamak. Hızla geçip gitmek. İz sürme. Peşinde olmak. Koşuşturmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oluk açmak. Kovalamak. Oluk.

Abridges : Özetlemek. Azaltmak. Kısaltmak. Mahrum etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Kısmak. Tenkis etmek.

 

Manicure : Manikür. Düzgün bir şekilde kesmek veya biçim vermek. Manikür yapmak.

Mow : Ot yığını. Samanlık. Ekin yığını. Tınaz. Biçmek (çim veya ot). Biçmek.

Downsize : Boyutunu küçültmek. İşten çıkarma yoluyla işgücünün azaltılması. Azaltmak. Küçülmeye gitmek. Küçültmek. Daha küçük versiyon veya boyutlu.

Demasculinizing : Kısırlaştırmak. Erkeksilik özelliklerini ortadan kaldırmak. Eril özelliklerini ortadan kaldırmak (demasculinise olarak da yazılır). İğdiş etmek. (amerikan ingilizcesi) kısırlaştırmak.

Assuage : Azaltmak. Dindirmek. Tatmin etmek. Hafifletmek. Bastırmak. Yatıştırmak.

Lop : Ucunu kesmek. (ağaç) budamak. Asılı olmak. Buda. Sarkıtmak. Sarkmak. Ağacın dallarını kesmek. Budamak. Kesip atmak.

Cropped : Kırpma ile olduğu gibi budanmış veya kesilmiş. Ürün yetiştirmek için kullanılan (arazi veya toprak için söylenen). Biçilmiş. Kırpılmış.

Cut synonyms : discerp, chip at, chop up, lengthens, fictionalise, block, desexing, incise, divide, barged, doctoring, incisions, hackle, demasculinized, diluting, trim, transect, allocations, plimsoll, thin, flagellating, hewn, stover, strike down, blinked, dividend, abrupt, disconnected, castrating, plane, gash, commons, decrease.

Cut zıt anlamlı kelimeler, Cut kelime anlamı

Increase : Zam yapmak. Artış. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Yükselmek. Üremek. Arttırmak. Büyümek. Eder artırımı. Yükseltmek. Artma.

Thicken : Sıklaştırmak. Kalınlaştırmak. Kıvamlaştırmak. Sıklaşmak. Çoğalmak. Karmaşıklaştırmak. Koyulaştırmak. İçinden çıkılmaz olmak. Yoğunlaşmak. Koyulaşmak.

Inflate : Hava ile şişirmek. Şişirmek. Artırmak. Şişirmek (hava ile). Piyasaya çok miktarda kağıt para çıkarmak. Hava basmak. Şişmek. Lastik şişirmek. Hava ya da bir başka gazla ikmal etmek. Suni olarak yükseltmek (fiyatları).

Cut antonyms : lengthen, deflate, uncut.

Cut ingilizce tanımı, definition of Cut

Cut kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To gash. A slanting stroke causing the ball to spin and bound irregularly. To sever. To make an incision in. To do the work of an edged tool. To deflect (a bowled ball) to the off, with a chopping movement of the bat. As, a sword cut. To separate the parts of with, or as with, a sharp instrument. As, a knife cuts well. Gashed or divided, as by a cutting instrument. An opening made with an edged instrument. To serve in dividing or gashing. A wound made by cutting. Also, the spin so given to the ball. A cleft. A slash. To divide. A gash.