Dönüş nedir, Dönüş ne demek

  • Dönme işi
  • Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi.

"Dönüş" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Dönüş yolunda radyoyu açtık." - E. Şafak

Yerel Türkçe anlamı:

Dönme, namussuz

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Sürekli biçimde yinelenen belli bir işlem dizisi, özellikte bu dizinin bir kez yinelenme süresi, bk. dönüş süresi.

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: salınım]

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Dansçının dönmesi.

Dönüş isminin anlamı, Dönüş ne demek:

Kız ismi olarak; Dönme işi, dönme.

Bilimsel terim anlamı:

Disk ya da çekiç atmada, atış hızı için gerekli olan merkezkaç kuvveti oluşturmak amacıyla vücudu kendi ekseni üzerinde döndürme.

Oyuncunun, bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi.

genel uygulayım: Bir şeyin kendi ekseni çevresinde bir tam devinimi.

mekanik: Bir tekerleğin tam dönmesi.

Bir sözü söyledikten sonra ondan dönermiş gibi yaparak karşıtını ya da daha güçlüsünü söylemekle anlatımı güçlendirme:/............................demin / Ferda senin dedim, beni alkışladın; hayır, / Her şey vediadır sana, ey genç! .....(Tevfik Fikret, Ferda)

İngilizce'de Dönüş ne demek? Dönüş ingilizcesi nedir?:

turning, cycle, return, turn, pivot

Osmanlıca Dönüş ne demek? Dönüş Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

 

rücu

Dönüş hakkında bilgiler

Dönüş; bir merkeze bağlı olarak dairesel hareket yapan cisimlerin hareketine denir. Üç boyutlu cisimler her zaman hayali bir dönüş eksen çizgisi etrafında döner. Eğer bu eksen cismin gövdesinden ve kütle merkezinden geçerse, cismin kendi etrafında döndüğü söylenir. Bir dış noktaya göre merkez seçilirse ( örneğin; Dünya ve Güneş) bu harekete dönüş veya orbital dönüş denir ve genellikle yerçekimi tarafından oluşturulur.

Matematiksel olarak; dönüş bir esnemez,sert cisim hareketidir ve ötelenmeden farklı olarak sabit bir noktası vardır. Bu tanım tüm iki ve üç boyutlu cisimlerin dönüşleri için geçerlidir. ( Uzayda ve düzlemde)

Tüm sert,esnemez cisim hareketleri dönüş ve ötelenme veya bu iki etkenin birleşmesiyle oluşur.

Dönüş; kademeli bir radyal oryantasyon hareketedir ve bir noktaya bağlıdır. Bu nokta hareketin ekseni üzerindedir. Eksen, cismin hareket düzlemine 90° açıdadır. Eğer eksen cismin merkezinde değil ve bir dış noktadaysa, cisim orbital bir eksen üzerinde hareket eder. Temel olarak yörüngesel dönme ve dönüş arasında herhangi bir fark yoktur. Tek ayrım sağlayan konu, dönüş ekseninin cismin içinden veya cismin dışındaki bir sabit noktada olmasıdır. Bu ayrım hem sert,esnemez cisimler hem de esneyebilir cisimler için geçerlidir.

 

Dönüş ile ilgili Cümleler

  • Bu evraklar geri dönüştürülmüş kağıda bastırıldı.
  • Hepimiz senin geri dönüşünden ötürü gergindik.
  • Dünyanın bir dönüşü ne kadar sürer?
  • Dönüşüm huzurlu, yavaş yavaş oldu.
  • Dönüşte kalemimi getirmeyi unutma.
  • Dönüş çok rahattı.
  • Ağaçtaki yapraklar kırmızı renge dönüştü.
  • Dönüşü uzak olmayacak.
  • Dönüş bileti aldın mı?
  • Boston'dan New York'a gidiş dönüş bir bilet istiyorum.
  • Dönüşe hazır mıyız?
  • Ben sadece geri dönüştürülmüş kağıttan yapılmış tuvalet kağıdı alırım.
  • Gazetelerimizin geri dönüşümünü sağlamaya başladık.
  • Dönüşünü bekleyeceğiz.

Dönüş tanımı, anlamı:

Dönme : Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse. Dönmek işi. Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi.

Hareket : Devinim. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Deprem. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Dönüşü olmayan yola girmek : Asla bırakılmayacak, vazgeçilmeyecek bir durumda olmak.

Geriye dönüş : Roman, hikâye, sinema vb.nde geçmişteki bir olayı, gösterilen o anda yeniden verme.

Gidiş dönüş : Gitme ve geri gelme.

Yuvaya dönüş : Eski yerine, görevine veya aile ocağına dönüş.

U dönüşü : Herhangi bir konuya ait düşüncelerini tamamen değiştirmiş olma durumu. Yüz seksen derecelik bir dönüş.

Dönüşlü : Öznesi ile nesnesi bir olan, mutavaat. Dönüşü olan.

Dönüşlü çatı : Çoğu kez -n-, bazen de -l- veya -ş- ekleriyle kurulan, fiildeki kavramın özneye döndüğünü bildiren çatı: Sevinmek (sev-in-mek), yorulmak (yor-ul-mak) gibi.

Dönüşlü fiil : Eylemin özneye dönüşmesini sağlamak için çoğu kez -n- bazen de -l- veya -ş- çatı ekleriyle kurulan fiil, mutavaat fiili: iyileşmek (iyi-leş-mek).

Dönüşlü zamir : Kişi kavramını pekiştiren "kendi" sözü.

Dönüşlülük : Dönüşlü olma durumu.

Dönüşme : Dönüşmek işi, tahavvül. Benzeşme.

Dönüşmek : Bir biçimden, bir durumdan başka bir biçime veya duruma geçmek, tahavvül etmek.

Dönüşsüz : Dönüşü olmayan.

Dönüşsüzlük : Dönüşsüz olma durumu.

Dönüştürme : Dönüştürmek işi, tahvil.

Dönüştürmek : Dönüşmesini sağlamak, tahvil etmek. Bir şekli, belli bir kurala göre, başka bir şekle çevirmek.

Dönüştürücü : Aynı frekansta fakat yoğunluğu, gerilimi genellikle farklı olan bir veya birçok değişik akım dizgesini, değişik bir akım dizgesine dönüştüren elektromanyetik indükleçli duruk araç, trafo, transformatör.

Dönüştürülme : Dönüştürülmek işi.

Dönüştürülmek : Dönüştürme işine uğramak.

Dönüştürüm : Dönüştürme işi, tahvil.

Dönüşüm : Görevinin değişikliğe uğraması yüzünden bir organda ortaya çıkan değişme. Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi, transformasyon. Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, şekil değiştirme, tahavvül, inkılap, transformasyon.

Dönüşümcü : Dönüşümcülük yanlısı, transformist.

Dönüşümcülük : Yaşayan türlerin yalın biçimlerden karmaşık biçimlere doğru gelişerek ortaya çıktığını -öne süren- öğreti, transformizm.

Dönüşümlü : Değişen, sıra ile olan. Değişerek, sıra ile.

Ete kemiğe dönüştürmek : Canlandırmak.

Geri dönüşüm : Atıkların yeniden değerlendirilmesi durumu.

Geri dönüşümlü : Geri dönüşümü olan.

Kentsel dönüşüm : Kentin imar planına uymayan, ruhsatsız binaların yıkılıp, planlara uygun olarak toplu yerleşim alanlarının oluşturulması.

U dönüşü yapmak : Önceden sahip olduğu bir düşünceden farklı bir düşünceyi savunmaya başlamak. yüz seksen derecelik bir dönüş yapmak.

Oyuncu : Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Oyunu seven. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Düzenci, hileci.

Kesme : Lokum. Kesme işareti. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan. Kesin, değişmez, maktu. Kesmek işi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat.

Merkez : Bir işin öğretildiği yer. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek.

Dairesel : Daire biçiminde olan, dairevi. Daire ile ilgili.

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Boyutlu : Boyutu olan.

Dönüş ayağı : Dönüş sırasında yerden kesilmeyen ayak.

Dönüş çemberi : Bir aracın üzerinde dönebileceği en küçük çaplı çember.

Dönüş günü : Kitaplıktan ödünç alınan bir gerecin kitaplığa verilmesi gereken gün.

Dönüş günü kaydı : Kitaplıktan ödünç alınan gerecin geri getirilmesi gereken günü belirten ve gerece bu amaçla eklenen kâğıda basılan damga.

Dönüş hızı : Çeşitli varlıkların belirli bir süre içerisindeki yenileme yerine konma sayısı. Varlıkların böyle bir süre içindeki dönüş sayısı. Tekrar yerine konma oranı. Satışların öz kaynaklara oranı. Toplam satışlar aktarımı. Dönüşü, genel olarak dakika / devir olarak belirlenen döner anotlu tüpün anot açısal hızı.

Dönüş noktası : Bis cismin devinme sırasında 180° lik yön değiştirerek geri döndüğü nokta. Düzlemsel bir eğride aşaç noktası.

Dönüş süresi : Bir dönüş'ün gerçekleştiği süre. Bir bilgisayarın işlem hızını etkileyen, en küçük öğesel donanım işleminin yapılabileceği bilgisayar iş saat birimi.

Dönüşe : Gelin ve damadın anne ve babası, dünür.

Dönüşebilme : Dönüşebilmek işi. İlgili cümle: "“Aykırılıkların, ayrıksılıkların ahlak değerlerine dönüşebilmesi bence imkânsız.”" S. İleri.

Dönüşebilmek : Dönüşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Diğer dillerde Dönüş anlamı nedir?

İngilizce'de Dönüş ne demek? : [Pope Donus] adj. return

n. turning, return, turn, comeback, rotation, spin, swing, return journey, way back, facing, gyration, regress, regression, rev

v. change, turn into, turn to, grow, be transformed into, shade into, convert, expand, pass, resolve, return to, shade, shade off, shade off into, turn

Fransızca'da Dönüş : rentrée [la], retour [le], rotation [la], roulement [le], tour [le]

Almanca'da Dönüş : n. Comeback, Tour, Umkehr, Wiederkehr, Wiederkunft

Rusça'da Dönüş : n. вращение (N), возвращение (N), возврат (M), виток (M), поворот (M), разворот (M), твистор (M)

adj. возвратный