Düşünme yasaları nedir, Düşünme yasaları ne demek

Düşünme yasaları; bir felsefe terimidir.

  • Doğru olması gereken bir düşünmenin belli şartlar altında nasıl gerçekleştiğini gösteren kurallar

Felsefi anlamı:

Çelişmezlik ilkesi (principium contradictionis): Birbiri karşısına konmuş iki çelişik yargı aynı zamanda doğru olamaz. (Birinin yanlış olması gerekir.)

Üçüncünün olamazlığı ilkesi (principium exclusi tertii): Birbiri karşısına konmuş iki çelişik yargı aynı zamanda yanlış olamaz. (Birinin doğru olması gerekir, çünkü bir üçüncü olanak yoktur.)

Yeterli neden ilkesi (principium rationis sufficientis): Her yargının yeterli bir nedeni olması zorunludur.

I. (Ruhbilimde) Ruhsal bir olay olarak düşünme eyleminin kendilerine göre oluştuğu kurallar. Doğru olması gereken bir düşünmenin belli koşullar altında nasıl gerçekleştiğini gösteren kurallar. II. (Mantıkta) Doğru düşünmenin ilkeleri:

Özdeşlik ilkesi (principium indentitatis): Her kavram kendi kendisiyle özdeştir.

Bilimsel terim anlamı:

Düşünme sürecini açıklamak için ileri sürülen yasalar.

İngilizce'de Düşünme yasaları ne demek? Düşünme yasaları ingilizcesi nedir?:

laws of thought

Düşünme yasaları tanımı, anlamı:

Düşünme : Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.

 

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Şart : Temel kural belgesi. Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul.

Altın : Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke.

Gerçek : Yalan olmayan. Temel, başlıca, asıl. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Gerçeklik. Yapay olmayan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Kural : Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke. Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam.