Düzenli ordu nedir, Düzenli ordu ne demek

Düzenli ordu; bir askerlik terimidir.

Düzenli ordu hakkında bilgiler

Düzenli ordu, bir ülkenin resmî ordusudur. Yani resmî olan silahlı kuvvetlerdir. Bu orduya dahil olan ordular daimi ordu ve yedek kuvvetlerdir. Paralı askerler, düzensiz ordu, vs. bu orduya dahil değildir. İki tip düzenli ordu vardır.

I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti'nin elinde kalan ordu, Mondros Ateşkes Anlaşması'yla terhis edilmişti. Yunan işgaline karşı çeşitli cephelerde Kuva-yi Milliye birlikleri direniş gösteriyor, ancak kesin bir sonuç elde edemiyordu. TBMM açıldıktan sonra, ülkede devlet otoritesinin kurulması ve düşmanın yurttan atılabilmesi için düzenli ordunun kurulması gerekliydi. TBMM açıldıktan bir süre sonra Mustafa Kemal'in çabalarıyla düzenli ordunun kurulmasına karar verildi.

Düzenli ordunun kurulması çalışmaları sırasında Kuvayı Milliye birlikleri devlet otoritesi altına girmek istemediler. Bunlar içinde en önemlisi Çerkez Ethem ile Demirci Mehmet Efe kuvvetleriydi. Düzenli orduya isyan eden bu birlikler başarılı olamadılar. Böylece 1921 yılı başlarında Kuvayı Milliye birlikleri büyük ölçüde düzenli birliklere dönüştürüldü.

 

Düzenli ordu kısaca anlamı, tanımı:

Büyük : Niceliği çok olan. Önemli. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Büyük abdest. Üstün niteliği olan. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram).

Asker : Askerlik görevi veya ödevi. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan. Er. Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli.

Düzenli : Sistemli, nizamlı, metodik. Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam.

Düzen : Dolap, hile. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Bez dokuma tezgâhı. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Yerleştirme, tertip. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.

Ordu : Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü. Çok sayıda insan, kalabalık. Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Küçük : Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Küçük abdest. Yaşı daha az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı.

 

Birim : Bir kümenin her elemanı. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite.

Birli : As. Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan.

Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.

Donanım : Bir bilgisayarda bulunan fiziksel birimler. Tesisat. Bir gemi direğine, bir yelkene veya başka bir parçaya bağlı bulunan halat ve makara vb. manevra araçları.

Sahip : Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Ülke : Devlet. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.