Düzgü nedir, Düzgü ne demek

Düzgü; felsefe, toplum bilimi alanlarında kullanılan bir terimdir.

Yerel Türkçe anlamı:

Plan, tasarı

Çeyiz.

Binaların kapı, tavan, dolap gibi doğrama, tahta kısmı.

Kıyafet, üst baş. 2.bk. düzen (VII)-3.

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Sayılamsal ortalama ya da tipik değer.

Yaş kümeleri ya da sınıf kümeleri gibi belli kümelerin ölçünlendirilmiş bir test uygulaması sonucu gösterdikleri ortalama başarı.

Felsefi anlamı:

1-Yargılama ve değerlendirmelerin kendisine göre yapıldığı ölçüt; uyulması gerekli olan kural, yönerge. // Felsefede ahlak, estetik ve mantık düzgüleri söz konusudur, bu yüzden bu felsefe dalları düzgü koyucu (normatif) olarak adlandırılır.

Sosyoloji'deki anlamı:

Bir bireyin ırasını, davranışını ya da bir toplumun biçimini, işlevini yargılamada baş vurulan ölçü.

Diğer sözlük anlamları:

Ayna

Bilimsel terim anlamı:

Bir topluluğun dilini sınırlayan ve konuşanları tarafından uyulmağa dikkat edilen özelliklerin bütünü.

Bireyler arası ilişkileri ya da bir gidişi yöneten, yaptırıma bağlanmış davranış kuralları.

İngilizce'de Düzgü ne demek? Düzgü ingilizcesi nedir?:

norm, norme

Fransızca'da Düzgü ne demek?:

rythme, norme

Düzgü anlamı, kısaca tanımı:

 

Düzgülü : Düzgüye uygun, normal.

Düzgün : Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Fondöten. Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam. İyi. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Doğru ve pürüzsüz, muntazam.

Düzgüncü : Gelinin düzgününü süren ve onu süsleyen kadın. Düzgün yapan veya satan kimse.

Düzgünlü : Yüzüne düzgün sürmüş olan.

Düzgünlük : Düzgün olma durumu.

Düzgüsel : Kurallarla, yasalarla ilgili olan, kural, yasa koyan, normatif. Belirlenmiş kalıplar içinde olan, normatif.

Düzgüsüz : Düzgüye uymayan, düzgüsü olmayan, anormal, normatif.

Eli ayağı düzgün : Bedence kusursuz olan, sakat olmayan (kimse). İffetli, namuslu (kimse).

Eli yüzü düzgün : Yüzüne bakılır, güzel (kimse).

Norm : Önceden belirlenmiş kalıp, düzgü. Yargılama ve değerlendirmenin kendisine göre yapıldığı ölçüt, uyulması gereken kural, düzgü.

Düzgü kipler : Özdecikiçi titreşimleri birbirine dikey yapıp, Hamilton işlerini yalnızca kareler biçimine sokan titreşim boyutları bileşkeleri.

Düzgüç : Kalem açacağı.

Düzgüleme : Çeliklere, ostenitleme işlemlerinden sonra, havada soğutarak yapılan ısıl işlem. metalbilim: Döküm sırasında çok hızlı soğuma ya da yanlış bir ısıl işlem sonucu bozulan madeni düzgülü duruma getirmek için uygulanan ısıl tavlama işlemi.

 

Düzgüler mantığı : Ödev mantığı,

Düzgülü çelik : Düzgüleme işlemi görmüş olan çelik.

Düzgülü dağılım : Puan ya da ölçülerin düzgülü olasılık eğrisine uygunluk göstererek ortalamanın çevresinde bakışımlı olarak dağılımı. Bir değişkenin çeşitli değerlerine ilişkin gözlemlerin salt rastlantılı etkiler altında ve belli bir nicel büyüklüğe ulaşmaları durumunda söz konusu olan ve sıklıkların çoğunlukla ortalama çevresinde toplanıp uç değerlere doğru gidildikçe ölçünlü bir biçimde azaldığı sayıltılı ya da kuramsal dağılım, bk. büyük sayılar yasası, olasılık dağılımı.

Düzgülü eğri : Kuramsal olarak evren içinden rasgele seçilmiş çok sayıda denekten elde edilen verilerin dağılımını gösteren eğri. Düzgülü bir dağılımı dile getiren ve simgelediği toplam alan içinde gözlem sıklıklarının ortalamadan belli uzaklıklarda yer aldığı tam bakışımlı eğri. (Bu eğride, gözlemlerin % 68 .26'sı ortalamadan =(...)ölçünlü sapma uzaklıkta yer alır.) bk. bakışımlı eğri, çan eğrisi.

Düzgülü tonlama : Düz tonla konuşmağa dikkat eden biri tarafından kullanılan veya belli bir dilin ıralayıcı özeliği gibi sayılan tonlama.

Düzgülü yapı : Düzgüleme işlemi uygulanmış çeliğin yapısı.

Düzgülülük : Bir toplumsal olgunun, içinde yer alıp bütünleştiği genel yapı ile uyumlu olması, bu yapının akıcı biçimde işleyişini sağlaması durumu. Düzgülere uygunluk ya da düzgülü olma durumu.

Düzgü ile ilgili Cümleler

  • Sen şişman değilsin. Sen düzgün vücutlusun.
  • Düzgün bir şekilde eğitilirse müzikal yetenek geliştirilebilir.
  • Çok düzgün dişlerin var.
  • Düzgün eğitilmiş maymun bir sürü oyun yapabilecek.
  • Düzgün görünüşlü değilim.
  • Düzgün görünüşlü görünüyor muyum?
  • Düzgün düşünmüyorsun.
  • "Ne oldu?" "Hoparlörler düzgün bir biçimde çalışmıyor."
  • Ali düzgün bir çocuğa benziyor.
  • Düzgün bir şekilde yapılan işleri severim.
  • Ayna düzgün göstermiyor diye aynaya kızılır mı?
  • Bir ağızda güzel, düzgün giyinene kıyak deniliyormuş.
  • Her şey düzgünce giderse günde iki yada üç parça yapabilirim.

Diğer dillerde Düzgü anlamı nedir?

İngilizce'de Düzgü ne demek? : norm norm

Fransızca'da Düzgü : norme [la]

Almanca'da Düzgü : Norm, Regel