Düzgün nedir, Düzgün ne demek

Düzgün; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Düzgün" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil." - M. Ş. Esendal
  • "Düzgün çok yüzlü."
  • "Ayşe çayı demlemiş, düzgün dilimlerle francala kesiyordu." - C. Uçuk
  • "Düzgün konuşuyor."

Yerel Türkçe anlamı:

Kadınların tuvalet malzemesi olarak kullandıkları allık, pudra, sürme ve benzeri maddeler.

Gelin elbisesi.

Edebi terim anlamı:

Eşit aralıklı tekrarlamadan doğan taylam. bk. taylam.

Diğer sözlük anlamları:

Tertip, tertibat, intizamlı hal

Süs, zinet

Kadınların yüzlerine sürdükleri boya, allık.

Düzgün isminin anlamı, Düzgün ne demek:

Erkek ismi olarak; Düzenli, doğru. Eksiksiz, kusursuz.

Geomteri'deki kelime anlamı:

“Düzgün” poligon, bütün kenarları ve bütün açıları eşit olan bir poligondur. Düzgün poligonlar, düzgün olmıyan poligonlar gibi, kenarlarının sayısınca isim alırlar.

Bilimsel terim anlamı:

dokumacılık, dericilik, boyacılık:

Düzgünleme sırasında kullanılan özdeklere verilen ad.

 

Dokumaya sertlik vermek için kullanılan özdek.

İngilizce'de Düzgün ne demek? Düzgün ingilizcesi nedir?:

smooth

Fransızca'da Düzgün ne demek?:

astigmatisme régulier, rythme régulier, égal ou uniforme, uni'e

Osmanlıca Düzgün ne demek? Düzgün Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

muntazam, apre

Düzgün anlamı, kısaca tanımı:

Eli ayağı düzgün : İffetli, namuslu (kimse). Bedence kusursuz olan, sakat olmayan (kimse).

Eli yüzü düzgün : Yüzüne bakılır, güzel (kimse).

Düzgü : Norm.

Düzgüncü : Düzgün yapan veya satan kimse. Gelinin düzgününü süren ve onu süsleyen kadın.

Düzgünlü : Yüzüne düzgün sürmüş olan.

Düzgünlük : Düzgün olma durumu.

Pürüzsüz : Hatasız, takılmadan. Pürüzü olmayan. Düzgün (ses).

Düzenli : Sistemli, nizamlı, metodik. Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam.

Kusursuz : Kusuru olmayan, mükemmel.

İnsicamlı : Tutarlı.

Rabıtalı : Bağlantılı. Sözünü bilen, tutarlı, ağırbaşlı. Düzgün, düzenli.

Kural : Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.

Uygun : Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.

Doğru : Karşı yönünce. Yakın, yakınlarında. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. İki nokta arasındaki en kısa çizgi. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Gerçek, hakikat. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Gerçek, yalan olmayan. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

 

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Muntazam : Düzenli, derli toplu. Düzgün. Düzenli, sürekli ve düzgün bir biçimde.

İyi : Bol, çok, aşırı. Doğru olan. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Esen, sağlıklı. Yerinde, uygun. Yeterli, yetecek miktarda olan. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not.

Fondöten : Cildi pürüzsüz göstermesi, renk vermesi için kadınların yüzlerine sürdükleri yarı sıvı veya boyalı krem, düzgün.

Düzgün 1-form : (…)

Düzgün akış : Akışkan içinde her akım, borusu kesitinsin ve akım çizgisi boyunca devinen her parçacığın hızının eşit kaldığı akış.

Düzgün altıgen : Kenar uzunlukları birbirine eşit olan altı kenarlı çokgen, düzgün hexagon. (matematik)

Düzgün benzetimli ençok olabilirlik :

Düzgün beşgen : (matematik)

Düzgün çokgen : Tüm kenarları ve açıları eşit olan çokgen.

Düzgün değişen doğru hareket : (fizik)

Düzgün değişken devim, düzgün değişen hareket : (fizik)

Düzgün devim, düzgün hareket : (fizik)

Düzgün deyim : Kurma kurallarına göre oluşturulan deyim; dizimsel tür dizisi dizimsel bağlaşık olan deyim. Krş.. kapalı deyim, açık deyim.

Düzgün ile ilgili Cümleler

  • Düzgün eğitilmiş maymun bir sürü oyun yapabilecek.
  • Sen şişman değilsin. Sen düzgün vücutlusun.
  • Bir ağızda güzel, düzgün giyinene kıyak deniliyormuş.
  • Her şey düzgünce giderse günde iki yada üç parça yapabilirim.
  • Ayna düzgün göstermiyor diye aynaya kızılır mı?
  • Düzgün görünüşlü değilim.
  • Düzgün bir şekilde eğitilirse müzikal yetenek geliştirilebilir.
  • Düzgün düşünmüyorsun.
  • "Ne oldu?" "Hoparlörler düzgün bir biçimde çalışmıyor."
  • Düzgün bir şekilde yapılan işleri severim.
  • Ali düzgün bir çocuğa benziyor.
  • Çok düzgün dişlerin var.
  • Düzgün görünüşlü görünüyor muyum?

Diğer dillerde Düzgün anlamı nedir?

İngilizce'de Düzgün ne demek? : adj. dandyish, smooth, clear-cut, shapely, in good trim, straight, formal, fluent, regular, dandy, ordered, shipshape, slick, square, trim, unruffled

adv. right

Fransızca'da Düzgün : réglé/e, régulier/ière, ordonné/e, aplani/e, lisse, plat/e, réglé/e

Almanca'da Düzgün : adj. ebenmäßig, flach, platt, fließend, eben, gleichförmig, geregelt, ordentlich, geordnet, zünftig, zusammenhängend, ordnungsmäßig

Rusça'da Düzgün : n. грим (M), белила (PL)

adj. ровный, гладкий, упорядоченный, стройный, безукоризненный, безупречный, правдивый, правильный

adv. складно, правильно