Dağıstan nedir, Dağıstan ne demek
Dağıstan; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.
Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
Adana şehrinde, Kösreli bucağına bağlı bir yer.
İzmir ili, Bergama belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Dağıstan ile ilgili Cümleler
- Tsez dili, Dağıstan'da yaklaşık 15,000 kişi tarafından konuşulan bir Kuzeydoğu Kafkasya dilidir.
- Didoca, Dağıstan'da yaklaşık 15,000 kişi tarafından konuşulan bir Kuzeydoğu Kafkasya dilidir.
- Dido dili, Dağıstan'da yaklaşık 15,000 kişi tarafından konuşulan bir Kuzeydoğu Kafkasya dilidir.
- Moskova’da kendi elleriyle bir mucize yaratan genç bir Kırgız kadın, Dağıstanlıları şaşırttı.
- Dağıstanlılar, Moskova'da kendi elleriyle bir mucize yaratan Kırgız bir kız yüzünden şaşırıp kaldılar.
Dağıstan kısaca anlamı, tanımı
Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı]
Yerleşim : Yerleşme, iskân.
Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
Bergama : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
Kösreli : Adana ilinde, Kösreli bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bolu kenti, Gerede ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehri, Küre ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şırnak şehrinde, Silopi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.
Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
Nahiye : Bucak. Bölge.
Kösre : Kesici araçları bilemeye yarayan bir çeşit taş, bileği taşı. Bileği taşı. Isparta kenti, Aksu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Adana : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
İzmir : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).
Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.
Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.
Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
İli : Ilık. [Bakınız: ılı]. Sıcak pekmez. Gelişigüzel dikiş. Buz tutan gölün donmayan yeri: İlide kuşlar varmış. Zayıf. Hayalet, cin, peri.
Diğer dillerde Dağınım sertleşmesi anlamı nedir?
İngilizce'de Dağınım sertleşmesi ne demek ? : dispersion hardening

Bu kısımda Dağıstan nedir? Dağıstan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dağıstan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dağıstan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.