Dalış nedir, Dalış ne demek

  • Dalma işi.
  • Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Yerdeki su dolu bir havuza çok yüksekten atlama gösterisi.

Bilimsel terim anlamı:

Topu elinde bulunduran oyuncunun karşı takım savunma katında gördüğü bir açıklıktan çembere doğru giriş yapması.

İngilizce'de Dalış ne demek? Dalış ingilizcesi nedir?:

swandive, drive

Dalış hakkında bilgiler

Atlama, belirli bir yükseklikten atlayıp, havada estetik hareketler yaptıktan sonra suya dimdik girmeye dayanan spor dalı. Genellikle balıklama yapılmış olan atlayış sırasında ayrıca çeşitli jimnastik ve akrobasi hareketleri gerçekleştirilir.

19. yüzyıla kadar atlama deyince akla gelen çivileme atlayışlardı. Taklalar, burgular ya da ters atlayışlar bilinmezdi. Daha sonra özellikle panayırlarda gösteri yapan cambazların gayretleriyle birbirinden ilginç atlama stilleri geliştirildi. 1900'lü yıllardan itibaren atlama cimnastikle yüzmenin birleştiği bir spor dalı haline geldi. İlk kez 1904 yılında olimpiyat programına alınan atlamada yarışmalar bugün iki dalda yapılmaktadır. Bayanlar 1912'den bu yana kule atlamada, 1920'den bu yana ise tramplen atlamada olimpiyatlarda yarışmaktadırlar. 2000 yılından beri her iki atlama branşında senkronize (çiftler) atlayışlar da düzenlenmektedir.

 

Yarışmalarda atlayışlar beş grupta gerçekleştirilir; ayrıca yalnızca sabit platformdan el üstü duruşla atlayışlar da yapılır. Birinci grupta yer alan atlayışta sporcu yüzü suya dönük olarak tahtanın ya da platformun ucundan atlar ve öne doğru yarım ya da daha fazla sayıda perende atarak suya dalar. İkinci grupta sırtı suya dönük duran sporcu sıçrar ve havada ters perende atarak suya dalar. Üçüncü grupta yüzü suya dönük atlayan sporcu havada dönerek yüzü tramplene dönük durumda suya dalar. Dördüncü grupta platformun ucundan suya dönük atlayan sporcu, havada döndükten sonra gene yüzü tramplene dönük suya dalar. Beşinci gruptaki burgulu atlayışta, sporcu önceki dört gruptaki atlayışlardan birini yaparken, aynı zamanda üç dönüşle birlikte öne doğru bir buçuk perende atmak gibi çeşitli hareketleri de gerçekleştirir.

Listede yer alan atlayışların çoğu üç ayrı konumda gerçekleştirilebilir. Bunlar düz, pike ve çömelme konumlarıdır. Birincisinde diz ve kalçalar düz tutulur; ikincisinde dizler düz tutulur, ama beden kalçadan kıvrılarak öne eğilir; üçüncüsünde ise hem kalça, hem de dizler kıvrılır ve beden bir topu andırır. En karmaşık atlayışlar bu konumların herhangi bir bileşiminden oluşan serbest konumda gerçekleştirilebilir.

Dalış ile ilgili Cümleler

  • Tom'un hobileri kayak ve tüplü dalıştır.
  • İnan ya da inanma, gökyüzü dalışına gittim.
  • Belize set resifi, kuzey yarımküredeki en büyük set resifidir ve aynı zamanda popüler bir dalış noktası olan Büyük Mavi Delikle de ünlüdür.
  • Ali bana on altı yaşından beri hava dalışı yaptığını söyledi.
  • Ali sörf yapmaya gittiğinde genellikle bir dalış elbisesi giyer.
  • En son ne zaman dalış yaptın?
  • Ali dalış takımını giyiyordu.
 

Dalış anlamı, tanımı:

Topu : Hepsi.

Dalma : Dalmak işi. Güreşçinin ayaktayken birden eğilerek rakibinin bacaklarını kapması.

Yakalamak : Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak. Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak. Avlamak, tuzakla ele geçirmek. Söz, bakış veya işareti fark etmek. Aynı düzeye gelmek. Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak. Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak. Tutturmak. Birdenbire etkisi altına almak. Kaçan kimseyi ele geçirmek, derdest etmek.

Savunma : Bir takımın, kalesini korumak için gösterdiği çaba, defans. Bir kişiyi, bir düşünceyi doğru, haklı göstermeyi amaçlayan yazı veya konuşma, savunu, müdafaaname. Saldırıya karşı koyma, müdafaa.

Oyuncu : Oyunu seven. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Düzenci, hileci. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Herhangi bir oyunda oynayan kimse.

Yatay : Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.

Sıçrama : Ayaklarla, birdenbire yeri teperek kısa süre havaya yükselme. Sıçramak işi.

Plonjon : Dalış.

Yükseklik : Yüksek olma durumu. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı. Yükselti.

Dalışmak : Boğuşmak.

Dalışman : Cesur, yiğit.

Diğer dillerde Dalış anlamı nedir?

İngilizce'de Dalış ne demek? : n. dive, diving, plunge

Fransızca'da Dalış : plongeon [le]

Almanca'da Dalış : n. Eintauchen, Untertauchen, Versenken, Sturzflug

Rusça'da Dalış : n. погружение (N), заход (M), пикирование (N), бросок (M), нырок (M)