Dance floor türkçesi Dance floor nedir

  • Dans pisti.
  • Göstericilerin üzerinde dans ettikleri yüzey.

Dance floor ile ilgili cümleler

English: The couple is on the dance floor.
Turkish: Çift pisttedir.

English: Ali took her by the arm and led her out on the dance floor.
Turkish: Ali onu kolundan tuttu ve dans pistinde götürdü.

English: This club is fearfully dull. The dance floor is empty and the smoking patio is packed.
Turkish: Bu kulüp korkunç şekilde sıkıcıdır. Dans alanı boş ve sigara içme verandası tıka basa doludur.

Dance floor ingilizcede ne demek, Dance floor nerede nasıl kullanılır?

Dance : Dans etmek. Dans ettirmek. Oynatmak. Eğlence. Oynamak. Oyun. Müzik tartımına ve hızına uyularak yapılan, güzelduyusal değer taşıyan düzenli ve uyumlu gövde devinimleri. Dans etme. Balo. Kökeninde ve gelişiminde, tarihsel, toplumsal, ekonomik vb. etkenlerden bazılarını taşıyan, kadın erkek bir arada ya da ayrı ayrı, tek tek ya da topluca, genellikle müzik eşliğinde yapılan uyumlu vücut devinimlerinden oluşan evrensel halk kültürü ürünü. bk. halk kültürü, evlenme oyunu, ölüm oyunu, erlik oyunu, erginlik oyunu.

Floor : Jimnastik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Döşemek. Cimnastik alıştırmalarında, vücudun değişik bölümlerine dayanak ve direnç sağlayan yüzey. Yenmek. Şaşırtmak. Afallatmak. Kat. Zemin. Şoke etmek. Yeri kaplamak.

 

Dance a jig : Zil takıp oynamak. Jig yapmak.

Dance a waltz : Vals yapmak.

Dance attandance on somebody : Etrafında dört dönmek.

Dance attendance on : Aşırı ilgi göstermek. Bir dediğini iki etmemek. Pervane olmak. Dört dönmek. İtaatli ve dikkatli bir şekilde beklemek. Birinin emirlerine her zaman itaat etmeye hazır olmak. Üzerine titremek. Üzerine düşmek. Etrafında dört dönmek.

İngilizce Dance floor Türkçe anlamı, Dance floor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dance floor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dance band : Dans grubu. Dans müziği çalan müzisyenler grubu.