Darüşşifa nedir, Darüşşifa ne demek

Darüşşifa; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Osmanlıcada da hastane karşılığı sözcük.

İngilizce'de Darüşşifa ne demek? Darüşşifa ingilizcesi nedir?:

hospital

Darüşşifa hakkında bilgiler

Hastane (eski adı: Darüşşifa), sağlık hizmeti verilen ve bu amaçla gerektiğinde hastaların yatarak tedavi oldukları kurum. Hastanelerde hastalar, paralı veya parasız olarak tedavi edilirler. Hastaneler, devlet hastaneleri, özel üniversiteler, dernekler, sigorta şirketleri tarafından ücretli veya ücretsiz olarak işletilirler. Geçmişte dini organizasyon ve gönüllüler tarafından verilen hastane hizmetleri günümüzde doktor, cerrah, hemşire, ebe, eczacı gibi sağlık profesyonelleri tarafından verilmektedir.

Toplu halde yaşayan insanlar her zaman hastaları tedavi etmenin ve korumanın gerekli olduğunu düşünmüşlerdir. Nitekim hastaların tedavisi ve bakımı konusunda tarih boyunca şu veya bu şekilde çalışmalar yapılmış ve tedbirler alınmıştır. İnsanların temel gereksinimlerini karşılayacak şekilde düşünülmüş olan bu tedbirler, her zaman onların yaşadıkları devirlerin sosyal ve ekonomik şartlarına sıkı sıkıya bağlı kalmıştır.

Hastaların bakımıyla uğraşan ilk kurumların tapınaklar olduğu anlaşılmaktadır. Epidauros'taki Asklepios Tapınağı'nda Yunanların şifa veren tanrısından yardım istemeye gelenler için yatacak yerler bulunmuyordu. MÖ 3. yüzyılda o zamanlar Buda inancı hakim olan Hindistan'da da hastanelerin bulunduğunu gösteren bazı kanıtlar vardır. Eski Yunan'da doktorların özel muayenehanelerini veya dükkanlarını andıran, İatreia denilen ameliyat odaları vardı.

 

Çoğu hastanelerde yatan hastalar bulunurken bazı hastaneler belli bir tanı merkezi gibi çalışırlar ve sadece ayaktan hasta kabul ederler. Ayrıca hastaneleri ve hastaneleri gibi belli bir bilim dalına veya belli bir halk kesimine özel hastaneler de vardır.

Darüşşifa tanımı, anlamı:

Sağlık : Sağ, canlı, diri olma durumu. Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet.

Yurdu : İğnenin deliği.

Hizmet : Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam. Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma.

Amaç : Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon. Gaye. Hedef. Ulaşmak istenilen sonuç, maksat.

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Parasız, züğürt. Aşırı düşkün, tutkun. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

 

Tedavi : Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.

Kurum : Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese. Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür.

Sağlık yurdu : Şehirlerde veya büyük merkezlerde hastalara bakmak için açılan kuruluş, darüşşifa.