Day nedir, Day ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: daylak].

[Bakınız: daygeldi].

Gibi anlamında kullanılır.

Dul kadın evlenirken yanında götürdüğü ilk kocasından olma çocuk.

At, eşek yavrusu.

Çıplak, sivri.

Teknik terim anlamı:

Tay.

Day kısaca anlamı, tanımı

Day day durmak : Yeni yürümeye başlayan çocuk iki ayak üzerinde durmak, tay durmak

Day day etmek : Yeni yürümeye başlayan çocuk iki ayak üzerinde durmak, tay durmak.

Day durmah : Yeni yürümeye başlayan çocuk iki ayak üzerinde durmak, tay durmak.

Day durmak : Yeni yürümeye başlayan çocuk iki ayak üzerinde durmak, tay durmak.

Day düğün : Gösterişli düğün.

Sabin feldman day testi : Toksoplasmozisin tanısında kullanılan serolojik bir test.

Dul kadın : Kocasını ölüm yoluyla yitiren, bundan dolayı toplumun bu durumda koymuş olduğu kuralları, kaçınmaları uygulamak zorunda olan kadın.

Daygeldi : Sonradan gelip yerleşen yabancı: O daygeldinin birisi. Dul kadın evlenirken yanında götürdüğü ilk kocasından olma çocuk.

Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

Daylak : Dişi deve. Çıplak.

Çıplak : Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.

 

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.

Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Sivri : Ucu keskin ve batıcı olan. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Ucuna doğru gittikçe incelen. Palamut.

Götür : Gider.

Evle : Öğle. Öğle vakti. Öğle, öğleyin.

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Diğer dillerde Dawes planı anlamı nedir?

İngilizce'de Dawes planı ne demek ? : dawes plan