Değiş nedir, Değiş ne demek

Osmanlıca Değiş ne demek? Değiş Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mübadele

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Konya kenti, Derbent ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Değiş anlamı, kısaca tanımı:

Değiş etmek : Bir şey verip yerine başka bir şey almak.

Değiş tokuş : Değişim.

Değişen yıldız : Parlaklığı zamana bağlı olarak değişme gösteren yıldız.

Değişici : Biçimden biçime giren, değişken.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Yedek iç çamaşırı, giyecek. Farklı. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk.

Değişiklik : Farklılık. Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil.

Değişiklik önergesi : Bazı kanun maddelerinin amaca daha uygun olması için Türkiye Büyük Millet Meclisine yapılmış olan öneri, değişiklik teklifi.

Değişiklik teklifi : Değişiklik önergesi.

Değişiklik yapmak : Değiştirmek.

Değişim : Rüzgârın yön değiştirmesi. Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok.

 

Değişim yönetimi : Hızla değişen bir ortamda ayakta kalabilmek ve rakiplerin önüne geçebilmek için şirketin kendini yenilemesi, değişim fırsatlarını çözümleyip ortaya çıkan potansiyeli değerlendirmesi ve en uygun stratejinin belirlenip bunun uygulanması için yeniden örgütlenme ve yapılanma işi.

Değişimli : Değişme özelliği gösteren.

Değişimli ünsüzler : Ünsüz uyumuna bağlı olarak ötümlülük ve ötümsüzlük bakımından birbirinin yerine geçen ünsüzler: p / b, ç / c, t / d, k / g, k / ğ.

Değişimsiz : Değişme özelliği göstermeyen.

Değişinim : Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.

Değişinimci : Değişinimcilik yanlısı, mutasyonist.

Değişinimcilik : Doğa ve toplumdaki değişmelerin değişinim biçiminde olduğunu savunan düşünce akımı, mutasyonizm. Canlı bir varlıktaki soya çekimin, genlerin bazı özel durumlarının yitirilmesi, yeniden oluşması veya değişmesi yüzünden aniden değişebileceğini ve bu değişmenin, türlerin oluşmasında ana yol olduğunu ileri süren kuram, mutasyonizm.

 

Değişiş : Değişme işi.

Değişke : Varyant. Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.

Değişken : Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre.

Değişken maliyet : Belirli bir dönem içindeki toplam ham madde, vasıtasız işçilik, enerji tüketimi, fabrika malzemesi, amortisman ve komisyon ögelerinin değişiminden oluşan maliyet.

Değişkenlik : Değişken olma durumu.

Değişkin : Değişikliğe uğramış, değişik, muaddel.

Değişkinlik : Değişkin olma durumu.

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Değişmek : Yerine başka şey veya kimse gelmek. Karşılıklı alıp vermek, mübadele etmek. Değiştirmek. Başka bir biçim veya duruma girmek, tahavvül etmek.

Değişmez : Aynen kalan, değişikliğe uğramayan.

Değişmez maliyet : Toplam faiz, komisyon, kira ve emlak vergisi, amortisman, genel imalat, yönetim ve satış masrafları vb. ögelerin belirli bir dönem içindeki değişmeyen maliyeti.

Değişmezlik : Değişmez olma durumu.

Değiştirge : Bir değişiklik yapılması için verilen önerge, tadil teklifi.

Değiştirgeç : Röle.

Değiştiriliş : Değiştirilme işi.

Değiştirilme : Değiştirilmek işi.

Değiştirilmek : Değiştirme işi yapılmak.

Değiştirim : Değiştirme işi.

Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.

Değiştirmek : Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek. Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Bir şey verip yerine başka bir şey almak. Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak. Birini bırakıp başkasını kullanmak. Anlatıma yeni bir içerik vermek.

Değiştirtme : Değiştirtmek işi.

Değiştirtmek : Değiştirme işini yaptırmak.

Ağız değişikliği : Önceden söylediği sözü söylememe veya değişik bir biçimde söyleme durumu. Yenilen veya yenilecek yemeğin çeşidinde yapılmış olan değiştirme.

Ağız değiştirmek : Önce söylediğini başka türlü anlatmak.

Alın yazısı değişmez : "kişi ne yaparsa yapsın kaderini değiştiremez" anlamında kullanılan bir söz.

Altını değiştirmek : Bebeğin çiş veya dışkı ile kirlenen bezini yenilemek.

Anlam değişmesi : Anlamın daralması, genişlemesi, kayması veya bayağılaşması.

Ayak değiştirmek : Yeni bir uyak ile söyleyişi sürdürmek. talim yürüyüşünde kısa bir adım atmak yolu ile adımlarını başkalarınınkine uydurmak.

Çayı geçerken at değiştirilmez : "bir yöntemden başka bir yönteme geçiş tehlikeli bir durum veya zamanda yapılmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Dereyi geçerken at değiştirilmez : "bir yöntemden başka bir yönteme geçiş tehlikeli bir durum veya zamanda yapılmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Dünyalara değişmemek : Her şeyden daha fazla sevmek.

El değiştirmek : Bir şeyin kullanımı veya mülkiyeti bir kimseden başka bir kimseye geçmek.

Gömlek değiştirmek : Yılan üst derisini değiştirmek. huy veya düşünce değiştirmek.

Gündemi değiştirmek : Doğal akışı içinde ilerleyen işlerin bir sebepten dolayı yönünü değiştirmek.

Hal değişimi : Bir yıldızın sıcaklığına, basıncına, yoğunluğuna, aydınlatma gücüne veya kütlesine ilişkin değişim.

Hava değişimi : Hastaların daha çabuk iyileşmesi, yorgunlukların giderilmesi vb. amaçlarla yapılmış olan çevre değişikliği, hava tebdili, tebdilihava. Havanın kapanması, açması, ısınması, soğuması vb. değişimlerin genel adı.

Hava değiştirmek : İklimi değişik bir yere gidip bir süre oturmak.

Huyunu suyunu değiştirmek : Eskisine göre değişik davranmak. eskisine göre değişik davranmasına sebep olmak.

Irmağı geçerken at değiştirilmez : "tehlikeli bir durum veya zamanda bir yöntemden başka bir yönteme geçilmemelidir" anlamında kullanılan bir söz.

İşin rengi değişmek : Konu başka biçimde gelişmek, öncekinden farklı davranmaya başlamak.

Kabuk değiştirme : Kendisini farklılaştırma.

Kafayı değiştirmek : Düşüncesini, kanaatini değiştirmek.

Kalıbı değiştirmek : Ölmek.

Külahları değiştirmek : Tehdit ederek bozuşmak.

Kurt köyünü değiştirir huyunu değiştirmez : "kötü kimse yer yurt değiştirse de kötü huylarını değiştirmez" anlamında kullanılan bir söz.

Lafı değiştirmek : Başka konuyu dile getirmek, başka bir şeyden söz etmek.

Makas değiştirmek : Tren yönünü değiştirmek. tuttuğu yol ve yöntemden vazgeçip başka bir yöne yönelmek.

Mecrası değişmek : Bir iş, bir olay için gidişi, yönü, doğrultusu değişmek.

Para değişimi : Para alımı ve satımı.

Rota değiştirmek : Gidilen yolu değiştirmek. tutumunu değiştirmek, izlediği yoldan ayrılmak.

Saf değiştirmek : Başka bir gruba katılmak.

Şekil değiştirme : Dönüşüm.

Şerit değiştirmek : Trafikte hız durumuna ve yol şartlarına göre belirli kurallar içinde bir yol şeridinden diğerine geçmek.

Ses değişmesi : Dilde kendiliğinden veya bir etkenle oluşan ses başkalaşması: jilet cilet, kaçtı kaştı, Necdet Nejdet gibi.

Sosyal değişme : Sosyal bakımdan söz konusu olan değişme.

Suratı değişmek : Bir kimseye karşı davranışı değişmek, daha sert bir durum almak.

Tazı o tazı ama çulu değişmiş : "giyim kuşamını düzeltmiş olduğu için tanınmaz olmuş" anlamında kullanılan bir söz. "tanıdığımız sıradan kişi işbaşına geçmiş" anlamında kullanılan bir söz.

Toplumsal değişme : Toplumun siyasal, sosyal ve ekonomik gelişme ve değişmelere paralel olarak gösterdiği eğilim.

Vites değiştirmek : Otomobilin çekiş ve hızını değiştirmek.

Yer değiştirme : Bir yerden başka bir yere gitme, tebdilimekân. Laboratuvarlarda gazları toplamakta izlenen yöntem. Göçüşme. Bir birimde çalışan görevlilerin düzenli bir biçimde başka birimlere geçmesi, rotasyon.

Yer değiştirmek : Bulunduğu yerden bir başka yere geçmek.

Yolunu değiştirmek : Gittiği yoldan ayrılarak başka yola geçmek.

Değme : Değmek işi, temas. Her, herhangi bir, gelişigüzel, rastgele. Seçkin, seçme.

Değişke-oranı dağılımı : [Bakınız: F-dağılımı]

Değiş aracı : Paranın değişebilen dört niceliğinden birisinin dönüşüm aracı olması özelliği.

Değiş dokuş : Değiş tokuş, mübadele, alışveriş.

Değiş dolaş : Değiş tokuş, mübadele, alışveriş

Değiş döğüş : Değiş tokuş, mübadele, alışveriş

Değiş düğüş : Değiş tokuş, mübadele, alışveriş

Değiş ederi : Çevrilebilir bir borç belgitinin pay belgitleri ile değiştirilmelerine dayanak olmak üzere önceden saptanan ederi.

Değiş eylemek : Mubadele etmek

Değiş olmak : Naklolmak, yer değiştirmek.

Değiş oranı : Çevrilebilir bir borç belgitini pay belgitleri ile değiştirme oranı.

Değiş ile ilgili Cümleler

  • Bunu değiştireceğiz.
  • Konudaki fikirleri değişik.
  • Değişik kitaplar satın almak istiyor.
  • Değişen koşullara hızla uyum sağla.
  • Değişen dünyada değişen koşullara adapte olmak şart.
  • Değişikler olmak zorunda olacak.
  • Değişikliğe gitmeliyim.
  • Değişeceğim.
  • Değişik bilgiler topladı.
  • Ali Mary'nin davranışındaki herhangi bir değişikliği fark edemeyecek kadar çok meşguldü.
  • Fiyatların ne zaman değişeceğini bilmiyorum.
  • Ali nihayet adını değiştirdi.
  • En son ne zaman şifreni değiştirdin?
  • Satürn buz ve tozdan oluşan 1000'den fazla halka ile çevrilidir. Halkaların bazıları çok ince ve bazıları çok kalındır. Halkalardaki parçacıkların boyutları çakıl boyutundan ev boyutuna kadar değişir.

Diğer dillerde Değiş anlamı nedir?

İngilizce'de Değiş ne demek? : n. exchange; trade, barter

v. change, convert, amend, modify, alter, mutate, turn to, shift, alternate, chop about, chop round, shade, switch, vary

Fransızca'da Değiş : troc [le]

Almanca'da Değiş : n. Austausch, Umtausch, Wechsel, Ersatz, Ersetzen

Rusça'da Değiş : n. обмен (M), мена (F), замена (F)

adj. обменный