Değişi nedir, Değişi ne demek

Değişi; Halk Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Değişi ile ilgili Cümleler

  • “Mustafa Kemal cepheye gider gitmez daha önce alınan tedbirde değişiklikler yaptı.”
  • Değişim ihtiyacımız olan şeydir.
  • Değişiklikler radikal olmayacak.
  • Ülkemiz iklim değişikliğine karşı harekete geçmeli.
  • Değişiklikler şaşırtıcıydı.
  • Değişiklik yapmak zor olacak.
  • Koşullar hızla değişiyor.
  • Planlar bazen çabuk değişir.
  • Değişiklik yapmak zorundasın.
  • Değişime açık çok şey var.
  • Değişikler olmak zorunda olacak.
  • Değişim çok zordur.
  • Değişiklikler yapacağız.
  • Konudaki fikirleri değişik.

Değişi ile ilgili Atasözü veya Deyim

değişiklik yapmak : değiştirmek.

Değişi tanımı, anlamı

Değiş : Değme işi. Değişim

Adres değişikliği bildirimi : Bilinen iş ya da oturum yerlerini değiştiren yükümlülerin, yeni iş ya da oturum yerlerini vergi dairesine duyurmaları zorunluluğu nedeniyle yapacakları bildirim.

Anlamsal değişim : Halk kültürünü oluşturan ürün ve olaylarda görülen aynı zamanda yatay oluşum adıyla anılan anlam değişmesi, bk. değer değişimi, yatay oluşum, karşılığı durum değişimi.

 

Antijenik değişim : Çoğunlukla aynı hücre veya konağı birlikte enfekte eden parçalı genom yapısına sahip virüslerin alt tipleri arasında meydana gelen karşılıklı parça değişimi sonucunda ortaya çıkan ani antijenik değişiklikler, antijenik kayma, antijenik şift.

Artan değer değişikliği : Üretimin çoğalması ile orantılı olarak bu değer değişikliğinin ücretlerde de uygulanması.

Artı değişi : F gerçek işlevinin tanım kümesindeki bir x sayısı için, sayısı.

Artın değişimi : Bir özdeğin, ortamda bulunan artınlardan bir türünü yeğleyip, onları yüzeyindeki artınlarla değiştirerek tutması. Örn. Sert sudaki Ca++ artınlarının, zeolitlerdeki Na+ ile değiştirilmesi.

Atlayışlı değişimce bak : Ses değişmesi.

Bağırsaklarda patolojik vaziyet değişiklikleri : Bağırsakların normal durumlarının değişmesi durumu.

Başlama değişimi : İlk beş sayıdan sonra başlama atışı hakkının karşılayan oyuncuya geçmesi; sayıların yirmişer olması durumunda başlama atışı her sayıda değişir.

Bezem değişimi : Bir bezemin sökülüp yerine yenisinin kurulması.

Bileşim değişimi : Bir dizge ya da yapı içerisinde, bileşimin değişik yerlerde gösterdiği başkalık.

Boyut değişimi : Isıl işlem ya da yüzey işlemi sırasında, ısıl, kimyasal ya da dönüşümsel nedenlerle, parçaların boyutlarında görülen değişim.

Bölümsel değişim : Nitelik denetiminde malın bir bölümünde görülen değişiklik.

Bölüt değişimi : (nitelik denetimi) Bölütlerle yapılan üretim ya da inceleme sonunda bölütler içinde ya da bölütler arasında görülen değişim.

 

Çabuk değişir bezem : Bir görünçlükten öbürüne en kısa zamanda geçilmesini sağlamak üzere, kolaylıkla sökülüp takılabilen hazır bezem.

Dar değişiklik : Vergi yöntemi yasasında ayrıntılarıyla belirtilen nedenler.

Değişi kuramı : Halkbilim ürünleriyle olaylarının hiçbir dış etken olmadan kendiliklerinden değişeceklerine ilişkin kuram. bk. değişi.

Değişicilik : Değişici olma durumu.

Değişik almaç işgal teorisi : Bir ilacın yaptığı etkinin şiddetinin, o ilacın intinsik etkinliğinin ölçüsü olan alfa-değeriyle işgal edilen almaç sayısının çarpımına eşit olduğunu savunan görüş.

Değişik eder : Süreli alış verişlerde borsaya getirilen mal ve tecimsel belgitlerin değişik eder ve değerleri.

Değişik etmek : İki erkek bir diğerinin kız kardeşiyle evlenmek: Ahmet'le Remzi değişik etmişler.

Değişik marmenevişleme : Mb ile Ms sıcaklıkları arasında tutulan bir yağ yunağında yapılan marmenevişleme işlemi.

Değişik okunuşlu : Bazı dillerde aynı harflerle yazıldığı halde çok türlü okunan (kelime).

Değişik öğecikli : İki öğeciği değişik özdecik.

Değişik saldırılar : Karşı yarışmacının ilk saldırıya karşılık vermemesi, bunda gecikmesi ya da vücut savmasıyle kendini koruması üzerine, yeniden ve aralık vermeden sürdürülen saldırılar (üsteleme, saldırı yenilemesi, yineleme saldırıları gibi).

Değişik tümdeğer : Geçerli koşullar dışında gerçekleşen mal değeri. Yapım kurallarının ya da ham madde değerlerinin değiştirilmesi yoluyla bulunan tümdeğer.

Değişikkirpikliler : Ağız çevresini örten kirpikler, vücudun başka bölgesindekilere göre daha uzun olan ve birçok türü insanlarla hayvanlarda sindirim aygıtı asalağı olarak yaşayan haşlamlılar takımı.

Değişikleme : (Söz sanatı terimi) Gramer şekillerinden biri yerine başka birini kullanma. Gittin bulamadın, hemen dönersin gibi ki gittiğinde bulamıyacak olursan.. yerindedir.

Değişiklik kararı : İlgili bir ya da birkaç yükümlünün vergi örgütüne baş vurarak iyesi bulundukları yapı ya da arsa ve tarlalardan alınan vergilerde gösterdikleri nedenlerle değişiklik yapılması isteğinde bulunmaları.

Değişiklik nedenleri : Vergi yöntemi yasasında ayrıntılarıyla belirtilen nedenler.

Değişiklik yapan alfa büyüme etkeni : Diğer büyüme faktörlerinin bulunup bulunmamasına göre bazı hücrelerin bölünmesini engelleyen, bazılarınınkini uyaran, kanser ya da embriyo hücrelerinde meydana getirilen bir polipeptit. Transform yapan alfa büyüme faktörü.

Değişiklik yapan beta büyüme etkeni : Birçok hücre tarafından meydana getirilen ve bazı hücrelerin bölünmesini uyaran, bazı hücrelerin bölünmesini ise engelleyen bir glikoprotein. Transform yapan beta büyüme faktörü.

Değişilmek : Değiştirilmek.

Değişim aracı : Mal ve hizmetlerin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesinde kullanılan ve genel kabul gören nesneler. Paranın temel işlevlerinden biridir. karşılığı para.

Değişim değeri : Neoklasik ve emek değer kuramlarına göre iki mal arasındaki değişim oranı. Mallar arasındaki değişim oranı. Bir özdeğin para ile nitelendirilen değeri. Ekonomik değer. Bir mal değişiminde, karşılık olarak alınan başka bir mal niceliği.

Değişim hızı : Bir niceliğini bağlı olduğu bir değişkene göre ne denli çabuk değiştiğini belirten ve işlev değişiminin, değişken değişimine oranı öle ölçülen özellik. Eğim artışının uzunluğuna oranı, bir açının sinüsü.

Değişim kat sayısı : Standart sapmanın ortalamaya yüzde oranı, varyasyon kat sayısı, CV.

Değişim katsayısı : Ölçünlü sapmanın ortalamaya göre yüzdesi, anlamdaş yüzde ölçünlü sapma.

Değişim yöntemi : İşlevlerdeki küçük değişimler altında toplam eylemin kararlı olması gerektiği koşulunu kullanarak devinim denklemilerini elde etme.

Değişim yuvarı : Yer havayuvarında rüzgârların, yağışların oluştuğu, 10 km. yüksekliğe varan en alt katman.

Değişimler işlençesi : Tümlevlenen işlevin bağımsız değişkenine göre, belirli tümlevin çıkaç ya da ineç değerine ulaşması sorunu ile uğraşan uzbilim dalı.

Değişimli eklem : Değişik yönlerde devinim olanağı sağlayan eklem, bağlantı.

Değişimli suverme : Su verme işlemi sırasında, soğuma hızının birden değişmesi gerektiğinde, soğutma gücü değişik, iki ortamda yapılan su verme işlemi.

Değişimsizlik : Belirli dönüşüm işlemleri altında değişmeden korunan bir büyüklüğün ya da bir sayı dizgesinin dunumu.

Değişir alanlı işlem : Seslendirmede değişir alanlı ses imi kullanan işlem.

Değişir alanlı ses imi : Değişik ende, saydamsız çizgilerden oluşan, ışık geçirirliği, çizgilerin enine göre değişen ses yolu.

Değişir alanlı seslendirme : Değişir alanlı işlemle gerçekleştirilen seslendirme.

Değişir çerçeve : Çerçeve oranı film boyunca aynı kalmayıp, gereğine göre değişen çerçeve ve bunu sağlayan düzen.

Değişir hızlı alıcı : Çeşitli hızlarda çalışabilen alıcı.

Değişir odaklı mercek : Çevirim sırasında odak uzunluğu (dolayısıyla büyültme gücü) belirli sınırlar içinde değişebilen mercek. (Genellikle bu sınır 3:1 ve 20:1 arasında yer alır. Bu çeşit mercekler, bu sınırlar içindeki odak uzunluğu bulunan bütün merceklerin işini görebildiği gibi, optik kaydırmayı da sağlar).

Değişir örtücü : Olağan durumda yarım teker biçiminde olan, ancak istenildiğinde tam bir teker biçimine girinceye kadarki bütün durumları alabilen örtücü.

Değişir teker : Bilgi saklama ortamı olarak sürücüsünden çıkarılıp başka bir yerde saklanan, gerektiğinde sürücüye yeniden takılan ve belirli sayıda teker yüzeyinin bir eksen üzerinde bütünleştirilmesinden oluşan doğrudan erişimli veri saklama öğesi.

Değişir yoğunluklu işlem : Seslendirmede değişir yoğunluklu ses imi kullanan işlem.

Değişir yoğunluklu ses imi : Aynı ende, fakat yoğunluğu değişen çizgilerden oluşan, ışık geçirirliği bu yoğunluğa göre değişen ses yolu.

Değişir yoğunluklu seslendirme : Değişir yoğunluklu işlemle gerçekleştirilen seslendirme.

Değişiverme : Değişivermek işi.

Değişivermek : Çabucak veya ansızın değişmek.

Dekor değişimi : Oyun gereğine uygun olarak bir dekorun yerine başka dekoru kurma işlemi. Bir dekorun yerine başka bir dekoru getirmek.

Deniz yüzey değişikliği : Alçalma ve yükselmelerle bütün karaları ilgilendiran deniz yüzü değişmeleri, a. bk. Verner kuramı.

Doğabilimsel değişim : Suyun donması, uçması, erkin cismin düşmesi, gezegenlerin güneş çevresinde dolanması gibi özdeğin birleşimini etkilemeyen her değişim.

Döl değişimi : Eşeysiz döl ile eşeyli dölün birbirinin arkasından gelmesi biçiminde olan bir döl değişimi. Metagenez, döl almaşı. Eşeyli ve eşeysiz üremenin döngüsel olarak birbirini takip etmesi, metagenez, döl almaşı. Bazı hallerde, bir türün hayat devresinin iki ya da daha çok sayıda birbiriyle değişen ve vücut yapılarıyle yaşayış ve çoğalma biçimleri bakımından birbirinden değişik olan döller kapsaması. bk. matagenez, heterogoni.

Durum değişimi : Dikey oluşum da denilen halk ve seçkin kültürleri arasındaki kültürel alışveriş. (Belirtildiğine göre, büyük çoğunlukla, halk kültürü seçkin kültürün etkisi altında kalmaktadır.) karşılığı yatay oluşum, anlamsal değişim.

Eder değişim çizelgesi : Belirli özdek ve nesnenin çeşitli zamanlardaki üretim, tüketim ve birikim değerlerini orantılı sayılarla göstermek üzere düzenlenen çizelge.

Eksi değişi : F gerçek işlevinin tanım kümesindeki bir x sayısı için, h>0 olmak üzere f(x)-f(x-n) sayısı.

Eksin değişimi : Bir özdeğin ortamda bulunan eksinlerden bir türünü yeğleyip, yüzeyindeki eksinlerle yer değiştirerek tutması.

Elektrokimyasal değişim : Bir zarı geçen bir iyonun elektrik yükü ve konsantrasyon değişimlerinin toplamı; oksidatif fosforilasyon ve fotofosforilasyonu devam ettirme gücü.

En az değişim yöntemi : Deneycinin, uyaranı çok az azaltıp, çoğaltması ve bunları ölçünlü uyaranla karşılaştırması işlemi. (Bu yolla duyumeşiğinin bulunmasına çalışılır.).

Enerji değişimi : Yemlerdeki ham enerjinin organizmada meydana gelen kayıplar dikkate alınarak sindirilebilir enerji, metabolik enerji ve net enerjiye dönüşmesi.

Entalpi değişimi : ΔH, sabit basınç altında meydana gelen bir olayda alınan veya verilen ısı miktarı. Sabit sıcaklık ve basınçta bir reaksiyon sisteminin çevreye verdiği ve çevreden aldığı ısı miktarı, ∆H.

Entropi değişimi : Sabit sıcaklık ve basınçta meydana gelen bir reaksiyon sisteminin entropi değişimi, ∆S.

Eşit veya değişiksiz ton : Bütün süresine aynı yükseklikte kalan sesin tonu.

Eşitsiz değişim : Dış ticaret hadlerinin az gelişmiş ülkeler aleyhine bozulması sonucu bu ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru gerçekleşen kaynak aktarımı. karşılığı Singer–Prebish savı. Marksist yaklaşımda, malların içerdiği emek değer miktarlarının farklı olması nedeniyle, emek yoğun mal dışsatımcısı ülkelerden sermaye yoğun mal dışsatımcısı ülkelere doğru gerçekleşen değer aktarımı. İç ticaret hadlerinin kesimlerden birinin aleyhine bozulması sonucu bu kesimden diğerlerine doğru gerçekleşen kaynak veya değer aktarımı.

Eşitsiz değişim kuramları : Dış ticarette ülkeler arasındaki eşitsiz değişimi emek değer kuramından hareketle açıklayan kuramlar. karşılığı Emmanuel emperyalizm kuramı.

Eşözdek değişimi : [Bakınız: eşözdek dönüşümü].

Faz değişimi : [Bakınız: faz dönüşümü].

Fışkırma kaynaklı patolojik değişimler : Jet lezyonları.

Fotoizomerik değişim : Bir izomerin ışık etkisi ile bir başkasına dönüşmesi.

Gayrisafi değişim ticaret haddi : Belirli bir dönemde gerçekleştirilen dışsatım miktarı karşılığında ne kadar dışalım yapıldığını gösteren ve dışsatım miktar dizininin dışalım miktar dizinine bölünmesiyle hesaplanan oran.

Gömlek değişimi : Deri değişimi.

Gönüllü değişim kuramı : Verginin kamu mallarından yararlanmanın bedeli olduğunu savunan ve verginin fayda kuramına dayanan kuram.

Görevyeri değişimi : İki görevlinin istekleriyle ve yetkili örgütlerin onamıyla karşılıklı olarak görev yerlerini değiştirmeleri.

Günlük değişim : Bir gün içindeki herhangi bir değişme.

Hacim değişimi : Maddelerin sıcaklık ve basınç gibi dış etkenlerle hacimlerindeki değişmeler. Bir gazın hacmi basınç ve sıcaklıkla oldukça değişirken sıvı ve katılardaki değişme azdır. Termodinamikte sistemlerin entropi serbest entalpi gibi bazı termodinamik özelliklerindeki değişmeler, hacim değişimi gibi hal değişkenlerindeki değişime bağlı olarak incelenir.

Hava değişim bakısı : Hava değişmelerine dayanılarak geleceği okuma işi. bk. bakı. karşılığı hava bakısı.

Hava değişim sayısı : Kapalı bir yerin havasının bir saatte kaç kez değiştiğini belirten sayı.

Hücresel değişim : Virüs etkisiyle enfekte hücre fenotipinde meydana gelen değişiklikler, hücresel konversiyon.

İkiterimli değişim : Öğelerinin ortaya çıkış olasılığı değişmeyen bir evrenden yapılan örnekleme değişimi. Büyüklükleri saptanmış örneklemler için ortaya çıkışların örnekleme dağılımı ikiterimli dağılımdır, anlamdaş Bernoulli değişimi.

İklim değişimi : İklimde ortaya çıkan değişiklik.

İşletme değişiklikleri bildirgesi : Özdeş girişim ya da işletmede bulunan iş yerlerinin sayısında oluşan artış ya da azalışların ilgili vergi örgütlerine açıklanması için düzenlenen bildirge.

İzlence değişimi : Ulusal ya da uluslararası televizyon ağlarında yer alan yayaçlar arasında karşılıklı televizyon izlencelerinin alınıp verilmesi işi.

İzotop değişim tepkimesi : Elementin iki veya daha fazla kimyasal formları arasında, verilen bir elementin atomlarının değişiminin, atomlardan birinin etkilenmesiyle, gerçekleştiği kimyasal tepkime.

Kardeş kromatitler arası değişim : Bir mayoz tetradının ya da eşlenmiş somatik kromozomun kardeş kromatitleri arasındaki krosingover.

Kartiller arası değişim aralığı : Dağılım ölçümlerinde, özellikle sıralayıcı ölçümlü verilerde kullanılan ve. kartil (verilerin% 75'i) ile. kartil (% 25’i) arasındaki ve verilerin % 50'sinden oluşan fark değeri.

Katyon değişimi : Katının hidratize katyonlarının çözelti içinde benzer yüke sahip katyonlarla yükleri eşdeğer olacak şekilde yer değiştirmesi.

Mal değişimi : Dış tecimde iki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ve değişim yoluyla ödenmesi. Bankaların elinde bulundurdukları çek, ödek ve benzeri tecimsel belgit ve belgeleri takas odaları ya da Merkez Bankasında belirli zamanlarda mahsup ettirmeleri.

Mal değişimi anlaşması : İki ülke arasında gerçekleşen borçlu ve alacaklı durumların hangi koşul ve kurallara göre karşılığında neler verilerek ödeneceğinin karşılıklı olarak bir anlaşmaya bağlanılması.

Mevsimlik değişim : (Zaman dizileri) Mevsimlerin ya da daha kısa zaman aralıklarının belirlediği değişim. Örneğin, mevsimlik yağış değişimleri, günlük ısı değişimleri.

Miyokartta yağ değişikliği : Kalp kasında yağ dejenerasyonu.

Neoplastik değişim : Hücrenin kanserli hücreye dönüşmesi ile meydana gelen değişiklikler. Neoplâstik transformasyon.

Nüfus değişimleri : Bir ülke nüfusunun sayısında belli bir zaman süresi içinde doğumlar ve göçler sonucu gerçekleşen artma ya da azalma. Bir ülke nüfusunun türlü özellikler bakımından bileşiminde gerçekleşen değişmeler.

Okunuşu değişik : Bazı dillerde aynı harflerle yazıldığı halde başka başka okunan ve ayrı anlamı olan kelime.

Ortak değişim : Kovaryans.

Ölçünlü değişim sistemi : Hariçte işleme rejimi kapsamında yurt dışına gönderilen eşya karşılığında geri getirilen eşyanın aynı tarife numarası, aynı ticari kalite ve aynı teknik özellikte olduğunda gümrük vergisinin alınmadığı sistem.

Öndeleme değişimi : Kimi motorlarda ateşleme süresinin motor hızı ve yüküne göre belirlenen değişimi.

Postmortem değişimler : Ölüm belgeleri.

Serbest enerji değişimi : Sabit sıcaklık ve basınç altında bir reaksiyonda absorbe edilen (pozitif delta G) ya da serbest bırakılan (negatif delta G) enerji miktarı. Delta G. Sabit sıcaklık ve basınçta bir reaksiyonda alınan (∆G° pozitif) veya verilen (∆G° negatif) serbest enerji miktarı, ∆G°.

Sertlik değişimi : Çeliklerin sertleştirilmelerinden sonra, sertliğin dış yüzeyden özeğe doğru gösterdiği değişim.

Sevgeç değişimleri : Sevgecin doygunluk eşiğiyle seçtiği dört ana yol. (. Düşler yoluyla doygunluğun gerçekleşmesini sağlayan baskı. Yüceltme. Dilek ve duyguları karşıtlarına dönüştürebilme. Dıştaki bir konu üzerine yönelmiş içgüdüsel amacın benlik üzerine çevrilmesi.).

Sıcaklık değişimi : Bir metal parça, yunak ya da fırında, sıcaklığın bir yerden ötekine değişik değerlerde olması durumu.

Sınırlı değişiklik : Vergi yöntemi yasasında ayrıntılarıyla belirtilen nedenler.

Sınırlı değişimli işlev : Tümel değişimi sonlu olan işlev.

Standart serbest enerji değişimi : Standart koşullar altında (sıcaklık 298 K, basınç 1 atm veya 101.3 kPa, konsantrasyon 1M ve pH 7) meydana gelen bir reaksiyondaki serbest enerji değişikliği, ∆Gº’.

Sürekli değişim : Encyclopaedia Britannica gibi ansiklopedilerde, belli aralarla yeni basımlar hazırlama yerine, gerektikçe maddelerde değişiklik yaparak gözden geçirme işini sürekli tutma.

Taht değişimi : Hükümdarın değişmesi.

Tek değişimli : Bir tek erkinlik derecesi olan (yapı).

Toprağın özel ve genel durumunda değişiklik : Yer parçası özel ve genel durumunda gerçekleşen ve bunlara ilişkin vergilerde de indirim ya da arttırım yapılmasını gerektiren değişmeler. Yer sarsıntısı, su baskını, ağaçlandırma, gübreleme, yapılama gibi etkenler yer parçasının özel ve genel durumunda gerçekleşen ve bunlara ilişkin vergileri de etkileyen değişmeler.

Translasyon sonrası değişim : Translasyondan sonra işlevsel duruma geçmek için bir peptit zincirinde enzimatik olarak meydana gelen değişiklik.

Tümel değişim : Bir [a,b] aralığında tanımlanan bir f gerçek ya da karmaşık işlevi için, [a,b] nin gibi tüm bölüntüleri üzerinde sayılarının en küçük üst sınırı.

Uygulama değişikliği : Ölçme aracının değişik uygulanmalarından ötürü ölçümler arasında beliren çeşitlenme.

Uygulayım değişimleri : İnsanın doğal ve toplumsal çevresini kendi gereksinmelerine göre kullanıp değerlendirmek amacıyla geliştirdiği yol, yöntem ve araçların tarih boyunca ayrımlılaşması ve etkinleşmesi.

Ünlü değişimi : Ünlülerin ünlülere veya ünsüzlerin ünlülere yaptığı etki sonucunda bir ünlünün nitelik değiştirmesi olayı. Ünlülerin birbirine etkisine veya daha başka nedenlere bağlanan ünlü değişimi, ünlü uyumu; ünsüzlerin ünlülere etkisinden doğan ünlü değişimi, ünlü incelmesi, ünlü kalınlaşması, ünlü daralması, ünlü genişlemesi, ünlü yuvarlaklaşması veya ünlü düzleşmesi biçiminde (bunlara bk.) kendini gösterir. Genellikle ağızlarda görülür: kayış > geyiş, çocuk > çöcük, buz > büz, bıldır > bildir, «geçen yıl», beğen-> ban-,köle > kole; az > ız, ağaç / ıgaç, çağır-> çığır-, alınca > alıncı, koy-> guy-, ova > uva, cep > cöp, bebek > böbek, çekirge > çökürge, fırsat > fursat, müddet > middet ve benzerleri Türkçedeki ünlü değişimlerinin Almanca Bruder «erkek kardeş», Brüder «erkek kardeşler», İng. man «adam», men «adamlar» örneklerinde görüldüğü gibi anlama etkisi yoktur.

Varsayımsal değişim : Azel piyasasında, bir firmanın genellikle üretim veya fiyata ilişkin kararlarında rakiplerinin tepkilerini kendi kararları olarak kabul ettiği varsayım.

Yağlı değişim : Yağ dejenerasyonu.

Yapıtta değişikliği önleme : Yapıtın herhangi bir biçimde değiştirilmesini önlemek hakkı ve yetkisi.

Yer değişikliği bildirgesi : İşyerinin özdeş vergi örgütü sınırında bir yerden başka bir yere alınması (taşınması) ya da vergi örgütü sınırı dışına çıkarılması. İşi bırakma ve gidilen yerde işe başlama gibi durumların yükümlülerince vergi örgütlerine bildirilmesi için düzenlenen bildirge.

Yıllık değişim : Bir yıl içinde meydana gelen değişme niceliği.

Yoğrulum değişimi : Eski gramercilerin, önüm, düşme, silinme, derilme, toplaşma, özümleme, özgeleme, göçme gibi her türlü değişmelere verdikleri genel ad.

Yön değişimi : Belirli bir uyaranın ayaklandırdığı tepkinin açığa vurulması tehlikeli olduğunda, tepkiyi uyarandan başkasına yöneltme ya da o tepkinin yerine başka bir tepki gösterme.

Yönü değişik düşmanlık : Öfke ve düşmanlık duygusunu ayaklandıran engele karşı bu duygunun gösterilmesi tehlikeli olunca düşmanlık ya da saldırganlığı o engelle ilişkili ama tehlikesiz olan başka bir şeye yöneltmek.

Yüksek performanslı iyon değişimi kromatografisi : İyon kromatografisi ile eş anlamlı olan bir kromatografi türü.

Yürüyen mevsimlik değişim : Zamanla değişen mevsimlik bir değişim örüntüsü. Örüntü, genellikle ardı ardına gelen k sayıdaki yılı, yürüyen ortalamalarda olduğu gibi, k sayılı kümeler biçiminde zaman dizisi boyunca ilerleterek elde edilir.

Ağız değişikliği : Yenilen veya yenilecek yemeğin çeşidinde yapılmış olan değiştirme. Önceden söylediği sözü söylememe veya değişik bir biçimde söyleme durumu.

Değişici : Biçimden biçime giren, değişken.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Değişiklik : Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Farklılık.

Değişiklik önergesi : Bazı kanun maddelerinin amaca daha uygun olması için Türkiye Büyük Millet Meclisine yapılmış olan öneri, değişiklik teklifi.

Değişiklik teklifi : Değişiklik önergesi.

Değişim : Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

Değişim yönetimi : Hızla değişen bir ortamda ayakta kalabilmek ve rakiplerin önüne geçebilmek için şirketin kendini yenilemesi, değişim fırsatlarını çözümleyip ortaya çıkan potansiyeli değerlendirmesi ve en uygun stratejinin belirlenip bunun uygulanması için yeniden örgütlenme ve yapılanma işi.

Değişimli : Değişme özelliği gösteren.

Değişimli ünsüzler : Ünsüz uyumuna bağlı olarak ötümlülük ve ötümsüzlük bakımından birbirinin yerine geçen ünsüzler: p / b, ç / c, t / d, k / g, k / ğ.

Değişimsiz : Değişme özelliği göstermeyen.

Değişinim : Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.

Değişinimci : Değişinimcilik yanlısı, mutasyonist.

Değişinimcilik : Canlı bir varlıktaki soya çekimin, genlerin bazı özel durumlarının yitirilmesi, yeniden oluşması veya değişmesi yüzünden aniden değişebileceğini ve bu değişmenin, türlerin oluşmasında ana yol olduğunu ileri süren kuram, mutasyonizm. Doğa ve toplumdaki değişmelerin değişinim biçiminde olduğunu savunan düşünce akımı, mutasyonizm.

Değişiş : Değişme işi.

Hal değişimi : Bir yıldızın sıcaklığına, basıncına, yoğunluğuna, aydınlatma gücüne veya kütlesine ilişkin değişim.

Hava değişimi : Hastaların daha çabuk iyileşmesi, yorgunlukların giderilmesi vb. amaçlarla yapılmış olan çevre değişikliği, hava tebdili, tebdilihava. Havanın kapanması, açması, ısınması, soğuması vb. değişimlerin genel adı.

Para değişimi : Para alımı ve satımı.

Diğer dillerde Değişi anlamı nedir?

İngilizce'de Değişi ne demek ? : mutation