Decide türkçesi Decide nedir

Decide ile ilgili cümleler

English: Ali can't decide what to do this evening.
Turkish: Ali bu akşam ne yapacağına karar veremiyor.

English: Ali and Mary couldn't decide whether to go to Boston or Chicago.
Turkish: Ali ve Mary Boston'a mı yoksa Şikago'ya mı gidip gitmeyecekleri konusunda anlaşamadılar.

English: Ali can't decide what to buy.
Turkish: Ali ne alacağına karar veremiyor.

English: Ali can't decide what to do.
Turkish: Ali ne yapacağına karar veremiyor.

English: Ali can't decide what to order.
Turkish: Ali ne ısmarlayıp ısmarlamayacağına karar veremiyor.

Decide ingilizcede ne demek, Decide nerede nasıl kullanılır?

Decide against a thing : Birşeyin aleyhinde karar vermek.

Decide against someone : Aleyhinde karar vermek.

Decide for a thing : Birşeyin lehinde karar vermek.

Decide on : Karar kılmak. Karar vermek. Hükmetmek. Beğenmek. Seçmek.

Decide to take the plunge : Bir şeyi yapmaya karar vermek.

Cause to decide : Karar vermesini sağlamak.

Decided advantage : Kesin üstünlük. Üstün konum.

Decide upon : Karar vermek.

Decided : Değişmez. Kararlı. Anlaşılır. Karar verilmiş. Açık. Şüphesiz. Tartışmasız. Kararlaştırılmış. Muhakkak. Kesin.

 

Decided not to : Yapmamayı seçti. Yapmamaya karar verdi.

İngilizce Decide Türkçe anlamı, Decide eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Decide ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Opt for : Seçmek. Tercih etmek.

Accounter : Atamak. Atfetmek. Tahsis etmek.

Perseveres : Sebat etmek. Tahammül etmek. Sonuna kadar direnmek. Direşmek. Devam etmek. Üstelemek. İnat etmek. Direnmek. Bekinmek.

Accomplishing : Yerine getirmek. Başarmak. Tamamlamak. Yapmak. Başarıyla tamamlamak. Bitirmek. Başarı elde etmek. Üstesinden gelmek. Sonunu getirmek. Başarılı olarak tamamlamak.

Determine : Sabitleştirmek. Karar verdirtmek. Karara bağlanmak. Neden olmak. Amaçlamak. Saptamak. Karara bağlamak. Karara varmak.

Condemning : Suçlamak. Kınama. Mahkum etmek. Kamulaştırmak. Ayıplama. Ayıplayan. İstimlak etmek. El koymak. Kınamak.

Intends : Demek istemek. Amaçlamak. Kastetmek. Düşünmek. Kararlı olmak. Niyetlenmek. Seçmek. Niyet etmek. İstemek.

Regulate : Ayar etmek. Düzenlemek. Çalışmasını regüle etmek. İşleyişini regüle etmek. Nizamlamak. Düzeltmek. Düzene sokmak. Bir aracı düzenine koyup, doğru işlemesini sağlamak. Düzenleme yapmak. Yoluna koymak.

Adjudicates : Hükmüne varmak. Yargıcılık yapmak. Hakemlik etmek. Halletmek. İhale etmek. Kararına varmak.

Seal : Damga. Ayıbalığı avlamak. Karara bağlamak. Fok. Kapamak. Kapatmak. Ad damgası. Kesinleştirmek. Mühürlemek.

Decide synonyms : mensurate, make up one's mind, reasoned, deducing, govern, deduces, decide up, effect, arrange, rule, call the shots, adjudges, awarded, resolves, regularise, take, persevere, decides, adjudge, orientate, decreeing, accounters, adjudging, concert, educes, assesses, sentence, adjusts, adopt a decision, amounted, calls the shots, choose, define.

 

Decide zıt anlamlı kelimeler, Decide kelime anlamı

Deregulate : Hükümet kontrolünden çıkarmak. Kısıtlamaları kaldırmak. Devlet denetimini azaltmak. Denetimi kaldırmak ya da azaltmak. Devlet denetimini kaldırmak. Kısıtlayıcı şartları kaldırmak.

Disorient : Yolunu şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek. Şaşırtmak. Zihnini karıştırmak. Yönünü şaşırtmak. Kafasını karıştırmak.

Begin : Çığır açmak. Başlatmak. Meydana gelmek. Doğmak. Atılmak. Koyulmak. Vücut bulmak. Adım atmak. Start almak. Önayak olmak.

Decide ingilizce tanımı, definition of Decide

Decide kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the court decided in favor of the defendant. To come to a conclusion. To form a definite opinion. To determine. To separate. To cut off. To give decision.